<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/">
    <channel>
        <title>Şehri Söz/ Türkiye haberleri - Yaşam</title>
        <description>Ege Gazeteleri, Erzurum Gazeteleri, son dakika, yerel haber</description>
        <link>https://sehrisoz.com</link>
        <language>tr</language>
        <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 13:10:00 +0300</pubDate>
                                <item>
                <title>Siyasetin Ötesinde Bir İsim: Selman Günaydın’ı Özlüyoruz</title>
                                    <description>Siyaset bazen çok şey anlatır ama en önemli olanı unutur: insanı…
İşte bu yüzden bazı isimler görevden ayrıldığında bir boşluk hissedilir. Çünkü onların yokluğu sadece bir makamın boşalması değildir; bir anlayışın eksilmesidir. Selman Günaydın, tam da bu eksikliği hissettiren isimlerden biri.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Şehri Söz/ Sercan Çetin- Bazen bir insanı anlatmak için unvanlar yetmez… Çünkü bazı isimler vardır ki makamlarla değil, dokunduğu hayatlarla anılır. Selman Günaydın da tam olarak böyle bir isim.</p>

<p> </p>

<p>Ne zaman Torbalı’ya gitsek, kapısını sonuna kadar açan bir ağabey gibi karşılar bizi. Sadece bir siyasetçi değil; herkesin ulaşabildiği, derdini anlatabildiği, samimiyetine güvendiği bir insan… Genç, yaşlı fark etmeksizin herkesin tanıdığı, herkesle göz teması kurabilen ve o bağı gerçekten hissedebilen bir isim.</p>

<p> </p>

<p>Kapısı Açık, Gönlü Açık</p>

<p> </p>

<p>İlçe başkanlığı yaptığı dönemde parti binasında şahit olduğum bir manzara, aslında her şeyi özetliyordu. İçeri giriyorsunuz… Onlarca insan sırada. Herkesin bir derdi, bir talebi var. Ama içeride bir telaş değil, bir düzen hâkim.</p>

<p> </p>

<p>Başkanın odasına giriyorsunuz; vatandaşlar oturmuş, bekliyor. Kimse ayakta değil, kimse aceleye getirilmiyor. Selman Günaydın, sırayla herkesi dinliyor. Gerçekten dinliyor… Sonra telefonu eline alıyor; bir hastane, bir belediye birimi, bir kurum… Sorunun çözümü için anında harekete geçiyor.</p>

<p> </p>

<p>Yol, su, imar, sağlık… Konular değişiyor ama yaklaşım değişmiyor: samimiyet ve sorumluluk.</p>

<p> </p>

<p>Siyaset Üstü Bir Duruş</p>

<p> </p>

<p>Bugün teknoloji gelişti. Artık birçok kişi sorununu yüz yüze anlatmak yerine bir mesajla, bir telefonla iletmeyi tercih ediyor. Ama Torbalı’da farklı bir tablo var. İnsanlar hâlâ kapıyı çalıyor. Çünkü o kapının açılacağını biliyor.</p>

<p> </p>

<p>Bu, güvenin en sade ama en güçlü göstergesi.</p>

<p> </p>

<p>Selman Günaydın’ın en dikkat çeken yönlerinden biri de yaptığı işi “siyaset üstü” bir anlayışla yürütmesi. Reklamdan uzak, gösterişten uzak… “Ben yaptım” demeden, “yapılması gerekeni yaptım” diyerek yoluna devam eden bir yaklaşım.</p>

<p> </p>

<p>Sosyal Medya Değil, Gerçek Hayat</p>

<p> </p>

<p>Bugün birçok yerde farklı bir siyaset dili görüyoruz. Paylaşımlar, mekanlar, gösterişli fotoğraflar… Ama sahaya indiğinizde karşılığı olmayan bir tablo.</p>

<p> </p>

<p>Oysa burada başka bir gerçeklik var.</p>

<p> </p>

<p>“Bugün şurada yemek yedik, burada kahvaltı yaptık” diyenlerden değil…</p>

<p>“Varsın adım bilinmesin, yeter ki bir sorun çözülsün” diyenlerden biri Selman Günaydın.</p>

<p> </p>

<p>Ve açık konuşmak gerekirse…</p>

<p>Böyle insanlar için reklama ihtiyaç yoktur. Onları zaten insanlar taşır, anlatır, sahiplenir.</p>

<p> </p>

<p>Dayanışmanın Gerçek Hâli</p>

<p> </p>

<p>Aslında mesele sadece bir kişinin başarısı değil… Mesele, birlikte üretmek, birlikte düşünmek ve o meşhur “hemşehri ruhunu” yeniden ayağa kaldırabilmek.</p>

<p> </p>

<p>Bardağın dolu tarafını görmek kadar, eksikleri de kırmadan, incitmeden ifade edebilmek… İşte gerçek siyaset biraz da budur.</p>

<p> </p>

<p>Selman Günaydın gibi isimler, bu dengeyi kurabilen nadir örneklerden biri.</p>

<p>Bugün belki çok konuşulmuyor…</p>

<p>Belki çok görünmüyor…</p>

<p> </p>

<p>Ama gün gelir, bu samimiyet, bu emek ve bu insanlık mutlaka yazılır.</p>

<p> </p>

<p>Çünkü bazı insanlar makamlarıyla değil,</p>

<p>insanlara dokunuşlarıyla iz bırakır.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/04/siyasetin-otesinde-bir-isim-selman-gunaydini-ozluyoruz_69dbb19086486_h.jpg</image>
                                <category>Yerel,Yaşam</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/siyasetin-otesinde-bir-isim-selman-gunaydini-ozluyoruz/12007</link>
                <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 17:47:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Kelime hazinesi zayıfladıkça düşünce de sığlaşıyor!</title>
                                    <description>Günümüzde eğitim, iş hayatı ve dijital platformlarda Türkçenin maruz kaldığı yozlaşma her geçen gün artıyor. Üsküdar Üniversitesi Türkçe Öğretim Uygulama ve Araştırma Merkezi (ÜSTÖMER) Müdürü Öğr. Gör. Selçuk Duman, iş dünyasında yaygınlaşan “plaza dili”, sosyal medyada hızla yayılan emoji kullanımı ve hızlı tüketilen dijital içeriklerin Türkçenin ifade gücünü zayıflattığını söyledi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Türkçe Öğretim Uygulama ve Araştırma Merkezi (ÜSTÖMER) Müdürü ve Türk Dili Bölümü Öğr. Gör. Selçuk Duman; iş dünyasını esir alan "plaza dili", sosyal medyadaki emoji kültürü ve dijital içeriklerin dil üzerindeki tahribatına dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.</p>

<p><strong>Türkçe eğitim ve iş hayatında yozlaşıyor</strong></p>

<p>Türkçenin yozlaşması en belirgin olarak eğitim ve iş hayatında gözlendiğini dile getiren Öğr. Gör. Selçuk Duman, “Plaza dili dediğimiz, Türkçe cümle yapısının içine İngilizce kelimelerin gelişigüzel serpiştirildiği garip bir jargon, maalesef kurumsal kimliği esir almış durumda. Bunun yanı sıra cadde ve sokaklardaki dükkan tabelalarında gördüğümüz yabancı ve tuhaf zorlama dil kullanımı, dilin görsel hafızasını da hasara uğratmaktadır. ‘Ana sütümüz’ olan ana dilimiz Türkçe, kendi öz topraklarında bile ikinci sınıf bir dil muamelesi görmekte ve bu durum dilimizin itibarına son derece zarar vermektedir.” dedi.</p>

<p><strong>Türkçe karşılığı olan yabancı kelimelerin ısrarla kullanımı dili köksüzleştiriyor</strong></p>

<p>Dilin matematiğine ve ahengine uymayan, üstelik Türkçe karşılığı olan yabancı kelimelerin ısrarla kullanımının dilimizi köksüzleştirdiğini kaydeden Öğr. Gör. Selçuk Duman, “Kelimeler sadece sesten ibaret formlar değildir, tarihsel bir yük taşırlar ve yabancı kelimeyi gereksiz yere kullandığınızda o tarihi bağı koparırsınız. Bu durum zamanla Türkçenin türetme gücünü ve sistemini kırar ve dili sadece basit bir iletişim aracına indirgeyerek estetik derinliğini yok eder.” diye konuştu.</p>

<p><strong>Sosyal medya dili hız ve emoji üzerine kurulu</strong></p>

<p>Selçuk Duman, sosyal medyanın hız odaklı yapısının da dil üzerinde önemli bir dönüşüme neden olduğunu belirterek, “Sosyal medyada hız odaklı hareket edildiği için bu durum dili gramer kurallarından ve nezaketten hızla soyutluyor. Sesli harflerin atıldığı, duyguların derinlikli kelimeler yerine emojilere hapsedildiği bu mecra, ifade yeteneğimizi köreltiyor. Derdini tam cümlelerle anlatamayan, sadece tepki odaklı, parçalı ve güdük bir iletişim dili, ne yazık ki özellikle gençler arasında kalıcı bir alışkanlığa dönüşme tehlikesi taşıyor.” ifadesinde bulundu.</p>

<p><strong>Kelime bilmeyen insan düşünemez</strong></p>

<p>Dil ile düşünce arasında çok güçlü bir bağ bulunduğunu vurgulayan Selçuk Duman, “Kelime bilmeyen insan düşünemez; çünkü kelimeler düşüncenin yapı taşlarıdır ve insan zihni, ancak bildiği kelime sayısı kadar geniş bir ufka sahip olabilir. İsmini bilmediğimiz, kavramlaştıramadığımız bir duyguyu veya düşünceyi zihnimizde tasnif edemeyiz. Dil ne kadar zenginse düşünce de o kadar çok katmanlı olur. Kelime hazinesi zayıfladıkça düşünce sığlaşır, incelikler kaybolur ve kişinin dünyayı görüş açısı daraldıkça daralır.” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Yeni kelimeler zihni geliştirir</strong></p>

<p>Yeni kelimeler öğrenmenin yalnızca iletişim becerilerini değil, kişisel gelişimi de güçlendirdiğini belirten Selçuk Duman, “Yeni kelime öğrenmek, beynin sınırlarını genişleten ve esnekliğini artıran en güçlü zihinsel idmanlardan biridir. Sadece daha iyi konuşmayı sağlamaz; aynı zamanda olayları algılama ve analiz etme yeteneğimizi ve empati gücümüzü artırır. Kavram dünyası zenginleşen insan, kendini ve çevresini daha doğru tanımlar. Bu farkındalık da kuşkusuz kişisel gelişimin en temel ve en sağlam basamağıdır.” dedi.</p>

<p><strong>Okuma, kelime dağarcığının en güçlü kaynağı</strong></p>

<p>Kelime dağarcığını geliştirmenin en etkili yolunun okuma alışkanlığı olduğunu vurgulayan Selçuk Duman, “Okuma, kelimelerin doğal yaşam alanlarına yapılan bir yolculuktur ve dağarcığı ezberle değil, bağlam içinde öğreterek besler. Sadece sözlükten bakılarak öğrenilen kelime unutulabilir ancak bir hikâyenin içinde, bir duyguyla harmanlanmış kelime zihne mıh gibi kazınır. Nitelikli okuma, pasif kelime hazinemizi aktif hale getirir ve bize, hiç yaşamadığımız hayatları ve duyguları kelimeler yoluyla tecrübe ettirir.” diye konuştu.</p>

<p><strong>Dijital içerikler kelime dağarcığını sınırlıyor</strong></p>

<p>Günümüzde popüler dijital içeriklerin büyük bölümünün “hızlı tüketim” mantığıyla üretildiğini belirten Selçuk Duman, “Aynı 200-300 kelimenin döndüğü, klişelerle dolu videolar ve kısa metinler, zihni tembelliğe ve kolaycılığa alıştırıyor. Anlam derinliği olan edebi ve bilimsel yazılar haricindeki yüzeysel dijital yazı dünyası, dilin zenginliğini eriten ve montonlaştıran bir etki oluşturuyor.” ifadesinde bulundu.</p>

<p><strong>Sözlük kullanma alışkanlığı hâlâ çok önemli</strong></p>

<p>Bilgi kirliliğinin arttığı günümüzde sözlük kullanımının daha da önemli hale geldiğini belirten Selçuk Duman, “Bilgi kirliliğinin bu denli arttığı bir çağda kelimenin doğrusuna ve köküne ulaşmak bir sorumluluktur. İnternette hızlıca arama yapmak ile bir sözlük maddesini incelemek aynı şey değildir. Sözlük, kelimenin kökünü, akrabalarını ve nüanslarını gösterir. Merak duygusunu canlı tutmak, incelikli düşünmek ve dili hakkıyla kullanmak isteyen herkes için sözlük, emek duygusu veren vazgeçilmez bir yol arkadaşıdır.” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Sadeleşme başka, fakirleşme başka</strong></p>

<p>Dil tartışmalarında sıkça gündeme gelen sadeleşme konusuna da değinen Selçuk Duman, “Sadeleşmek, dili anlaşılmaz, gereksiz süslü yüklerden kurtarıp durulaştırmaktır. Fakirleşmek ise anlamı karşılayan kelimeleri atıp dili çoraklaştırmaktır. Örneğin ‘ihtimal’, ‘olasılık’, ‘imkân’ kelimelerinin hepsi farklı tonlarda anlam içerir. Bunları atıp tek kelimeye indirmek sadelik değil, sığlık olacaktır. Sadeleşme dilin tortusunu almaktır; fakirleşme ise dili kurutmaktır ve söndürmektir. Aradaki bu hayati farkı iyi görmek gerekir.” şeklinde sözlerini tamamladı. </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/04/kelime-hazinesi-zayifladikca-dusunce-de-siglasiyor_69d180cf9d752.jpg</image>
                                <category>Eğitim,Yaşam</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/kelime-hazinesi-zayifladikca-dusunce-de-siglasiyor/11946</link>
                <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 00:20:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>28 Mart’ın, epilepsililer için karanlıktan aydınlığa geçişin simgesi olması hedefleniyor</title>
                                    <description>Epilepsi ve Yaşam Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Öztürk, epilepsi hastaları açısından tarihi bir dönüm noktasına dikkat çekerek, 28 Mart’ın “Epilepsililerin Miladi Günü” olarak tarihe geçtiğini açıkladı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Epilepsi ve Yaşam Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Öztürk, epilepsi hastaları açısından tarihi bir dönüm noktasına dikkat çekerek, 28 Mart’ın “Epilepsililerin Miladi Günü” olarak tarihe geçtiğini açıkladı.</p>

<p>Türkiye’de yaklaşık 950 bin epilepsi hastasının bulunduğunu belirten Öztürk, ailelerle birlikte bu sayının 4 milyona yaklaştığını ifade ederek, epilepsinin yalnızca tıbbi değil aynı zamanda ciddi bir sosyal sorun olduğuna dikkat çekti. Toplumda hâlâ yanlış anlaşılan ve çoğu zaman gizlenen bir hastalık olarak epilepsinin, bireylerin eğitimden istihdama kadar birçok alanda sorun yaşamasına neden olduğunu vurguladı.</p>

<p>25 Yıllık Mücadelede Yeni Dönem</p>

<p> </p>

<p>Epilepsi ve Yaşam Derneği’nin yaklaşık 25 yıllık çalışmalarına değinen Öztürk, bu süreçte ülke genelinde 1000’in üzerinde seminer ve 300’den fazla sosyal ve bilimsel etkinlik gerçekleştirdiklerini söyledi. Uluslararası alanda ise International Bureau for Epilepsy (IBE) Türkiye olarak düzenli raporlamalarla önemli bir görev üstlendiklerini belirtti.</p>

<p> </p>

<p>Bugüne kadar tüm çalışmaların sınırlı imkânlarla yürütüldüğünü ifade eden Öztürk, “Sivil toplum olarak ne kadar çaba göstersek de bilimsel kurumlar ve devlet desteği olmadan kalıcı sonuç almak mümkün olmuyordu. 28 Mart itibarıyla bu tablo değişti” dedi.<br />
 </p>

<p>IGAP Projesi Türkiye’de Başladı</p>

<p> </p>

<p>Dünya genelinde epilepsiye yönelik damgalama ve dışlanmanın önüne geçmek amacıyla Dünya Sağlık Örgütü öncülüğünde başlatılan IGAP (Epilepsi ve Diğer Nörolojik Hastalıklar Küresel Eylem Planı) kapsamında Türkiye’de de önemli bir adım atıldı.</p>

<p> </p>

<p>Öztürk, bu süreçte International League Against Epilepsy ve IBE iş birliğiyle yürütülen çalışmaların Türkiye ayağının resmen başladığını belirterek, İstanbul’da gerçekleştirilen çalıştayın bu anlamda bir ilk olduğunu vurguladı.</p>

<p> </p>

<p>Çalıştaya; Sağlık, Aile ve Sosyal Hizmetler, Milli Eğitim, Gençlik ve Spor ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanlıklarından temsilcilerin katıldığını ifade eden Öztürk, uluslararası isimlerin de sürece destek verdiğini söyledi.</p>

<p>Artık Yalnız Değiliz”</p>

<p> </p>

<p>Yıllardır dile getirilen sorunların ilk kez bu ölçekte devlet ve bilimsel kurumlar tarafından dinlendiğini kaydeden Öztürk, “Artık elimizde dosyalarla kapı kapı dolaşmak yerine, çözümün paydaşlarıyla aynı masadayız. Bu bizim için bir dönüm noktası” diye konuştu.</p>

<p> </p>

<p>Epilepsi hastalarının Türkiye’de intihar oranlarında ilk sıralarda yer aldığını, işsizlikte ise diğer engel gruplarına göre çok daha dezavantajlı durumda bulunduğunu belirten Öztürk, en büyük sorunun ise toplumsal önyargılar olduğunu ifade etti.</p>

<p>Hedef: Toplumsal Dönüşüm</p>

<p> </p>

<p>28 Mart’ın yalnızca bir tarih değil, bir başlangıç olduğunun altını çizen Öztürk, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p> </p>

<p>“Artık epilepsililerin saklanmak zorunda kalmadığı, eğitimden kopmadığı, iş hayatında yer bulabildiği bir süreci başlatıyoruz. İntiharla anılan değil, hayata tutunan bireyler görmek istiyoruz. Bu bir farkındalık değil, bir dönüşüm hareketidir.<br />
 </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/03/28-martin-epilepsililer-icin-karanliktan-aydinliga-gecisin-simgesi-olmasi-hedefl_69ca3726dedea_h.jpg</image>
                                <category>Dünya,Yaşam,Güncel</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/28-martin-epilepsililer-icin-karanliktan-aydinliga-gecisin-simgesi-olmasi-hedefleniyor/11918</link>
                <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 11:38:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Duayen Gazeteci Okan Yüksel Mezarı başında anıldı</title>
                                    <description>İzmir Gazeteciler Cemiyetinin kıdemli üyelerinden, duayen gazeteci, şair- yazar Okan Yüksel için vefatının birinci yıl dönümünde Doğançay’daki mezarı başında anma töreni düzenlendi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Gazeteciler Cemiyetinin kıdemli üyelerinden, duayen gazeteci, şair- yazar Okan Yüksel için vefatının birinci yıl dönümünde Doğançay’daki mezarı başında anma töreni düzenlendi.  </p>

<p>Anma törenine; İzmir Büyükşehir Belediye Başkanvekili Levent Yıldır, Karşıyaka Belediyesi Başkanvekili Murat Ilgın, Zafer Partisi İzmir İl Başkanı Sinan Bezircilioğlu, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Genel Sekreteri Reşat Yörük, İGC Yönetim Kurulu Üyesi Esat Erçetingöz, Türkiye Gazeteciler Sendikası Önceki Dönem İzmir Şubesi Başkanı Halil İbrahim Hüner, Saya Grup Kurumsal İletişim Direktörü Ünal Ersözlü, 1968’liler Platformu Temsilcisi Nail Dağdelen, İGC üyeleri, ailesi ve sevenleri katıldı.</p>

<p>Genç bir spor muhabir olarak yola çıktıkları dönemde Okan Yüksel’in en büyük idollerinden biri olduğunu söyleyen İGC Genel Sekreteri Reşat Yörük, “Okan Abi’nin kocaman bir yüreği vardı. 6 Şubat depremi sonrasında söylediklerini hiç unutamıyorum. ‘Ben yaşamaktan hiç bu kadar utanmamıştım. Sıcak bir evde oturup kederlenmekten utanıyorum’ demişti. Mücadele adamı olduğu gibi sevda adamıydı. ‘Sevmek tek taş değil, tek yürektir.’ derdi. Onu unutmayacağız. Kalbimizdeki yeri hiç silinmeyecek” diye konuştu.</p>

<p>Okan Yüksel’in anısının kendileriyle birlikte yaşamaya devam ettiğini ifade eden İGC Yönetim Kurulu Üyesi Esat Erçetingöz, “İnanıyorum ki Sancar Maruflu ile beraber bizi izliyorlar. 53 yıldır onu tanıyorum. Bize her zaman evlatlarım derdi, bin yıllık dostumuzdu, hep de öyle kalacak. Arkasında onurlu bir isim bıraktı. Hatıraları bizimle yaşayacak. Ruhu şad olsun” dedi.</p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanvekili Levent Yıldır ise kendisiyle hiç tanışamasa da Okan Yüksel’in bu kadar içtenlikle anılmasının çok kıymetli olduğunu ifade etti. Gazeteci İsmail Arı’nın “Kurt kuzuyu yemeye çoktan karar vermişti. Ancak ben susmayacağım. Bizi tutuklayanlar suç işlediler. İyi gazeteciliğe sahip çıkın, gazetecilik kazanacak” sözlerini hatırlatan Yıldır, “Gazeteciler kazanacak, hepimiz kazanacağız” dedi.</p>

<p>Karşıyaka Belediyesi Başkanvekili Murat Ilgın da “Okan bey çok değerli biriydi, Karşıyaka’nın sokaklarında hep görürdük. Hatırası önünde saygıyla eğiliyorum. Işıklar için de uyusun” dedi.</p>

<p>Zafer Partisi İzmir İl Başkanı Sinan Bezircilioğlu ise Okan Yüksel’i rahmetle andığını belirterek, “Yattığı yer nur olsun, mekanı cennet olsun” diye konuştu.</p>

<p>Saya Grup Kurumsal İletişim Direktörü Ünal Ersözlü, “Okan abi hayatıyla da şiiriyle de yazdıklarıyla da bu şehirde hepimiz için örnek bir insan oldu. Ruhu şad olsun, devri daim olsun, sevgiyle saygıyla anıyoruz” dedi.</p>

<p>İGC Üyesi Atilla Köprülüoğlu da Okan Yüksel’in vedasını okuyarak, “Ben ölürsem ardımdan üzülenlere de ki Okan Yüksel şiirleri, sporu ve mesleğini çok sevdi. Okan Yüksel sevdalarını ve kavgalarını çok sevdi. Okan Yüksel İzmir'i, Mustafa Kemal'i ve onun yolunda yürümeyi çok sevdi. Okan Yüksel direnmeyi, teslim olmamayı, yaşamı sevdi ve severek yaşadı. Ruhu şad olsun, anısı güzel yaşasın” ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/03/duayen-gazeteci-okan-yuksel-mezari-basinda-anildi_69c2ebb65c361.jpg</image>
                                <category>Yaşam</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/duayen-gazeteci-okan-yuksel-mezari-basinda-anildi/11878</link>
                <pubDate>Tue, 24 Mar 2026 22:52:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Erzurum’un Renkli Simgesi: Ayto Baba ile Sanat ve Kış Tutkusu</title>
                                    <description>Müzik hayatında “Kesme Şeker” şarkısı ile tanınan Ayto Baba, yazıp bestelediği eserleriyle büyük beğeni topluyor. Sosyal medyada ve YouTube’da yayınlanan klipleri geniş kitleler tarafından izleniyor. Üç kardeş arasında müzikle ilgilenen Ayto Baba, hem şarkı söylüyor hem de beste yapıyor. Ayrıca, Salih Yalçın’ın hazırladığı “Tansiyon” programları ve “Kardanadam” gibi televizyon programlarına konuk olarak renk katıyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Erzurum’un eski mahallelerinden Üç Kümbetler Sultanmelik Mahallesi’nde doğan Aytekin Limon, nam-ı diğer Ayto Baba, küçük yaşlarda Çırçır Mahallesi’nde büyüyerek şehrin renkli simalarından biri hâline geldi. Sıcak kişiliği, espirili tavırları ve müziğe olan tutkusu ile Erzurum’un kültürel hafızasında özel bir yer edinen Ayto Baba, hem şehrin sosyal hayatına katkı sağlıyor hem de sanatçılığıyla dikkat çekiyor.</p>

<p> </p>

<p>Sanat ve Dostluk</p>

<p> </p>

<p>Ayto Baba, uzun yıllardır yakın dostu olan rahmetli İbrahim Erkal ile 1998 yılında tanıştığını ve bu tanışmanın ardından güçlü bir dostluk kurduklarını söylüyor. Erkal’ın 2017 yılında İstanbul’daki Karacabey Mezarlığı’na defnedilmesiyle kaybettikleri değerli bir dostu olduğunu belirten Ayto Baba, onun anısını yaşatmaya devam ediyor.</p>

<p> </p>

<p>Müzik Hayatı</p>

<p> </p>

<p>Müzik hayatında özellikle “Kesme Şeker” şarkısı ile tanınan Ayto Baba, yazıp bestelediği eserleriyle büyük beğeni topluyor. Sosyal medyada ve YouTube’da yayınlanan klipleri geniş kitleler tarafından izleniyor. Üç kardeş arasında müzikle ilgilenen Ayto Baba, hem şarkı söylüyor hem de beste yapıyor. Ayrıca, Salih Yalçın’ın hazırladığı “Tansiyon” programları ve “Kardanadam” gibi televizyon programlarına konuk olarak renk katıyor.</p>

<p> </p>

<p>Bursa’da yaşayan Erzurumlu sanatçı Yalçın Akbulut’u da çok sevdiğini ve hâlen görüştüklerini ifade eden Ayto Baba, Akbulut’un da memleketini çok seven bir sanatçı olduğunu kaydediyor.</p>

<p> </p>

<p>Erzurum’a Bağlılık</p>

<p> </p>

<p>Erzurum’a olan bağlılığını her fırsatta dile getiren Ayto Baba, şehrin diğer ünlü isimlerin aksine terk edilmediğini vurguluyor: “Erzurum’u çok seviyorum, ben buradayım, ölene kadar burada olacağım” diyor.</p>

<p> </p>

<p>Kış Sporları ve Sosyal Katkı</p>

<p> </p>

<p>Ayto Baba’nın bir diğer büyük tutkusu ise kış sporları. 5 yaşından itibaren ailesiyle kayak yapan sanatçı, babasından aldığı bu sevgiyi profesyonel kayak hocalığı ile sürdürüyor. Kayak çalışmalarında Atakan Alaftargil ile işbirliği yapıyor. Ayrıca Atakan Alaftargil, Erzurum Kayak Kulübü ve Türk Kayak Vakfı başkanlığını yürütüyor.</p>

<p> </p>

<p>Ayto Baba, Erzurum’un kış turizmine ve sosyal hayatına katkıda bulunmayı önemsiyor. Şehirde sanata ve sanatçıya gereken değerin verilmesini savunan sanatçı, ilgili kurum ve STK’ların sanatçılara destek olmasını önemsiyor. Ona göre sanatın ve sanatçının değerini bilmek, şehrin kültürel zenginliğini artırmak için şart.</p>

<p> </p>

<p>Şehrin Değerlerinden Biri</p>

<p> </p>

<p>Ayto Baba, sadece müzik ve kış sporları ile değil; samimi kişiliği, espirili tavırları ve Erzurum sevdasıyla da şehrin unutulmaz simalarından biri. Onun hikayesi, Erzurum’un kültürel hafızasında iz bırakan bir yaşam ve sanat örneği olarak öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/03/erzurumun-renkli-simgesi-ayto-baba-ile-sanat-ve-kis-tutkusu_69bc3e0a32769_h.png</image>
                                <category>Yaşam</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/erzurumun-renkli-simgesi-ayto-baba-ile-sanat-ve-kis-tutkusu/11846</link>
                <pubDate>Thu, 19 Mar 2026 21:16:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Erzurum&#039;da Öğrencilerden Hayır Çarşısına Gıda Bağışı</title>
                                    <description>Erzurum Şehit Kubilay Karaman İlkokulu öğrencileri, Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Hayır Çarşısı’na gıda bağışında bulundu.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Erzurum Şehit Kubilay Karaman İlkokulu öğrencileri, Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Hayır Çarşısı’na gıda bağışında bulundu. Sınıf öğretmeni Alim özil ile birlikte Hayır Çarşısı’na gelen öğrenciler, harçlıklarından biriktirdikleriyle aldıkları gıdaları maddi durumdan yoksun olan ailelere ulaştırmak üzere yetkililere teslim etti. Şehit Kubilay Karaman İlkokulu’nda görevli Sınıf Öğretmeni Alim Özil, “Çocuklarımız son derece anlamlı bir birlikteliğe, örnek bir davranışa imza attı. Yardıma muhtaç olan ailelerimize katkıda bulunmak adına karınca kararınca diyerek ‘Bu çorbada bizim de bir tuzumuz olsun’ şiarıyla hareket etti. Harçlıklarından biriktirdikleri paralarla gıda ürünleri alıp ihtiyaç sahibi kardeşlerimize umut ışığı olmaya çalıştılar. Öğrencilerimizle gurur duyuyorum” dedi. </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/03/erzurumda-ogrencilerden-hayir-carsisina-gida-bagisi_69b9d70929270_h.jpg</image>
                                <category>Yerel,Yaşam</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/erzurumda-ogrencilerden-hayir-carsisina-gida-bagisi/11825</link>
                <pubDate>Wed, 18 Mar 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Başkan Uçar Geleneğini bozmadı, personellerine kendi elleriyle iftarlık dağıttı</title>
                                    <description>Yakutiye Belediye Başkanı Dr. Mahmut Uçar, göreve geldiği günden bu yana her Ramazanda olduğu gibi, bu yıl da çalışma arkadaşlarını evlerinde ziyaret ederek iftarlık dağıttı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Yakutiye Belediye Başkanı Dr. Mahmut Uçar, göreve geldiği günden bu yana her Ramazanda olduğu gibi, bu yıl da çalışma arkadaşlarını evlerinde ziyaret ederek iftarlık dağıttı.</p>

<p>Sosyal medya hesabından bir de videolu paylaşım yapan Başkan Mahmut Uçar, "Her sene olduğu gibi bu Ramazan’da da Yakutiye’miz için birlikte ter döktüğümüz mesai arkadaşlarımızı ziyaret ederek Ramazanlarını tebrik edip kendilerine ve ailelerine şükranlarımızı sunduk. Yakutiye Belediyesi olarak bizler, birbirimize gönülden bağlı büyük bir aileyiz." şeklinde açıklama yaptı." Uçar'ın paylaşımı takipçilerinden büyük beğeni topladı.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/03/baskan-ucar-gelenegini-bozmadi-personellerine-kendi-elleriyle-iftarlik-dagitti_69b81a87f26aa_h.jpg</image>
                                <category>Yerel,Yaşam</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/baskan-ucar-gelenegini-bozmadi-personellerine-kendi-elleriyle-iftarlik-dagitti/11807</link>
                <pubDate>Mon, 16 Mar 2026 17:49:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Başkan Altın’dan Kadir Gecesi Mesajı</title>
                                    <description>Gazeteciler Basın Birliği Genel Başkanı Kerem Altın, Bin aydan hayırlı olan Kadir Gecesi Dolayısıyla bir mesaj yayınladı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Gazeteciler Basın Birliği Genel Başkanı Kerem Altın, mübarek Ramazan ayının son günlerine yaklaşırken yayımladığı mesajında şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>“On bir ayın sultanı mübarek Ramazan ayının son günlerine yaklaşmanın hüznünü yaşarken, bin aydan daha hayırlı olduğu müjdelenen mübarek Kadir Gecesi’ne ulaşmanın huzurunu ve sevincini de yürekten hissediyoruz.</p>

<p>Rahmet, mağfiret ve bereket kapılarının ardına kadar açıldığı bu müstesna gecede; birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularımızın daha da güçlenmesini temenni ediyoruz. Duaların kabul olduğu bu kutlu gecenin, ülkemize, milletimize ve tüm İslam âlemine sağlık, huzur, barış ve bereket getirmesini diliyorum.</p>

<p>Bu duygu ve düşüncelerle, başta gazeteciler camiası olmak üzere aziz milletimizin ve tüm İslam âleminin Kadir Gecesi’ni en içten dileklerimle tebrik ediyorum.”</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/03/baskan-altindan-kadir-gecesi-mesaji_69b73dab3a3f5.png</image>
                                <category>Yaşam</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/baskan-altindan-kadir-gecesi-mesaji/11806</link>
                <pubDate>Mon, 16 Mar 2026 02:13:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Özel gereksinimli bireylere hayati destek</title>
                                    <description>Sosyal belediyecilik anlayışıyla hareket eden Bursa Büyükşehir Belediyesi, özel gereksinimli bireylerin hayatlarını kolaylaştırmaya yönelik faaliyetlerini sürdürüyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal belediyecilik anlayışıyla hareket eden Bursa Büyükşehir Belediyesi, özel gereksinimli bireylerin hayatlarını kolaylaştırmaya yönelik faaliyetlerini sürdürüyor.</p>

<p>Bursa Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığına bağlı Engelli Hizmetleri Şube Müdürlüğü tarafından ihtiyaç sahibi vatandaşlara tıbbi malzeme desteği sağlanıyor. Online başvurunun ardından uzmanların gerçekleştirdiği sosyal inceleme sonucunda uygun bulunan vatandaşlara; çocuklar ve yetişkinler için rehabilitasyon özellikli ve akülü tekerlekli sandalye, akülü, manuel ve çocuk model hasta yatağı ve karyolası, havalı yatak, walker, hasta taşıma lifti, hasta alt bezi, çölyak hastalarına yönelik destek ve akülü tekerlekli sandalye şarj cihazı olmak üzere toplam 13 farklı kalemde yardım ulaştırılıyor.</p>

<p><strong>BİNLERCE VATANDAŞA TIBBİ DESTEK</strong></p>

<p>Büyükşehir Belediyesi tarafından 2025 yılı içinde ihtiyaç sahibi vatandaşlara, 84 yetişkin model tekerlekli sandalye, 1 çocuk model tekerlekli sandalye, 7 akülü tekerlekli sandalye, 98 elektrikli hasta yatağı ve karyolası, 66 walker, 15 rehabilitasyon özellikli tekerlekli sandalye, 51 havalı yatak, 2 çocuk model elektrikli hasta yatağı ve karyolası ile 1 hasta taşıma lifti ulaştırıldı. Ayrıca vatandaşlara 1128 paket hasta bezi desteği sağlandı.</p>

<p>Destekten yararlanan vatandaşlar, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'e ve çalışan ekiplere teşekkür etti.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/03/ozel-gereksinimli-bireylere-hayati-destek_69b1896891f8e_h.jpg</image>
                                <category>Yaşam</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/ozel-gereksinimli-bireylere-hayati-destek/11772</link>
                <pubDate>Wed, 11 Mar 2026 18:23:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Geldiğimiz Nokta ve Hayat</title>
                                    <description>Erzurum’un Oltu ilçesinde Ramazan ayı dolayısıyla gerçekleştirilen yardım dağıtımı sırasında ortaya çıkan görüntüler, yardımlaşma kültürü üzerine yeni bir tartışmayı da beraberinde getirdi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Şehri SÖZ/ Sercan Çetin- Ramazan ayı, toplumda dayanışma ve yardımlaşma duygularının en yoğun yaşandığı dönemlerden biri olarak bilinir. Ancak son yıllarda yapılan yardım faaliyetlerinin sosyal medyada sıkça paylaşılması ve zaman zaman gösterişe dönüşmesi de kamuoyunda eleştirilere neden oluyor.</p>

<p>Toplum bilimciler, yardımlaşmanın özünde gösterişten uzak, ihtiyaç odaklı ve insan onurunu koruyan bir anlayışın olması gerektiğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Çünkü bir elin verdiğini diğer elin görmediği o hoşgörülü, nezaket dolu paylaşım günlerini özlediğimi söylesem abartmış olmam. Belki o kuşağa çok yetişemedik ama o güzel değerlerin kıyısından geçtik, gördük.</p>

<p>Eskiden yardım sessiz yapılırdı. Veren de alan da bilinmezdi. İyilik bir gösteri değil, bir vicdan meselesiydi.</p>

<p>Bugün ise manzara biraz farklı.</p>

<p>Son yıllarda yapılan yardım faaliyetlerine bakınca insan ister istemez düşünmeden edemiyor. Kimi iş insanı, kimi bürokrat, kimi kurum… Özellikle bazı iş insanlarının yaptıkları yardımları sosyal medyada adeta bir reklam kampanyasına dönüştürmesi, yardımlaşma kültürünün özünü tartışmaya açıyor.</p>

<p>Oysa yardımın ruhunda gösteriş yoktur.</p>

<p>Bugün sosyal medyada karşıma çıkan bir görüntü bu düşünceleri yeniden aklıma getirdi.</p>

<p>Her yıl yüz binlerce dar gelirli aileye yardım eli uzattığı bilinen Erzurum’un köklü firmalarından <strong>Şahsuvaroğlu ailesinin</strong> Ramazan yardımları bu yıl Oltu’da Yasin Haşimoğlu Mahallesi’nde dağıtıldı. Yardım dağıtımı sırasında uzun kuyruklar oluştu.</p>

<p>Ancak bu kuyruğu diğerlerinden ayıran dikkat çekici bir detay vardı.</p>

<p>Sırada bekleyen insanların değil, <strong>sıraya giren araçların çeşitliliği</strong> konuşuluyordu.</p>

<p>Yardım dağıtım alanının önü, ihtiyaç sahibi vatandaşların toplandığı bir yerden çok adeta küçük çaplı bir ikinci el araç pazarını andırıyordu. Yardım çuvalını almak için sıraya girenler arasında son model araçlarıyla gelenlerin yoğunluğu çevredeki vatandaşların da dikkatinden kaçmadı.</p>

<p>Altında aracı olan, deposuna yakıtını koyabilen bazı “ihtiyaç sahiplerinin” bir çuval yardım için gösterdiği bu çaba, yardımlaşma kültürünün amacını bir kez daha sorgulatıyor.</p>

<p>Kalabalığın ve lüks araçların gölgesinde kalan ise her zamanki gibi <strong>sessiz kalan gerçek ihtiyaç sahipleri</strong> oluyor.</p>

<p>Bu tablo, <strong>Oltu Medya’nın objektifine yansıyan görüntülerle</strong> kamuoyunun dikkatine sunuldu. Yerel medyanın sahada gördüğünü aktarması açısından da önemli bir örnek oldu.</p>

<p>Ortaya çıkan manzara aslında hepimize bir ders niteliğinde.</p>

<p>Bir toplumun siyaseti, siyasetçisi, medyası, siyasi partileri, mahalleleri, sokakları, kültürü, sanayisi, ahlakı ve vicdanı birbirinden bağımsız değildir. Hepsi aynı sistemin parçalarıdır.</p>

<p>Ne yazık ki uzun süredir birçok alanda <strong>irtifa kaybeden bir toplum görüntüsü</strong> veriyoruz.</p>

<p>Bu düşüşten kültürümüzün, geleneklerimizin ve değerlerimizin payını almaması zaten mümkün değildi. Siyasette, sanatta, kültürde ve sorumluluk duygusunda ciddi bir aşınma yaşıyoruz.</p>

<p>Oysa bir kentin en büyük gücü, o kentin <strong>düşünen insanlarıdır</strong>.</p>

<p>Bir şehir konuşursa gelişir. Tartışırsa olgunlaşır. Fikir üretirse büyür.</p>

<p>Bu yüzden kentlerin sesli düşünmeye, tartışmaya ve çözüm üretmeye ihtiyacı vardır. Sorunları konuşmadan çözmek mümkün değildir. Yol haritası çizmeden ilerlemek ise neredeyse imkânsızdır.</p>

<p>Belki de yeniden başlamamız gereken yer tam olarak burasıdır.</p>

<p>Çünkü toplumların gerçek gücü; gösterişli yardımlarda değil, <strong>samimi dayanışmada ve ortak akılda</strong> saklıdır.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/03/geldigimiz-nokta-ve-hayat_69b1876a68afa_h.jpg</image>
                                <category>Yaşam</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/geldigimiz-nokta-ve-hayat/11771</link>
                <pubDate>Wed, 11 Mar 2026 17:47:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>“Bu Ramazan’da da Bir Başına Olanların Yanı Başındayız”</title>
                                    <description>“Bu Ramazan’da da Bir Başına Olanların Yanı Başındayız” sloganıyla tek başına yaşayanlar, yaşlılar ve engelliler başta olmak üzere ihtiyaç sahiplerinin yanında olmaya devam eden Türk Kızılay, Düzce Kaynaşlı-Akçakoca Huzurevi ve Yaşlı Bakım Merkezi’ndeki iftarda huzurevi sakinleriyle bir araya geldi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Kızılay, yaşlılara sunduğu fiziksel ve manevi destekle toplumsal dayanışmanın önemli bir temsilcisi olmayı sürdürüyor. Bu kapsamda 24’ü özel bakım biriminde, 32’si huzurevi bölümünde olmak üzere 56 konuğun yaşadığı Türk Kızılay Düzce Kaynaşlı-Akçakoca Huzurevi ve Yaşlı Bakım Merkezi, sağlık ve bakım hizmetlerinin yanı sıra psikososyal destek programlarıyla da yaşlıların yaşam kalitesini artırmaya yönelik çalışmalar yürütüyor. Bu anlayışın bir yansıması olarak Ramazan ayının birlik ve paylaşma atmosferinde düzenlenen iftar programında huzurevi sakinleri ile Kızılay temsilcileri aynı sofrada buluştu.</p>

<p> </p>

<p>İftara katılan <strong>Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz</strong>, “Yaş almış her bir büyüğümüz, geçmişten bugüne uzanan birer çınar gibi gölgesinde serinlediğimiz, duasıyla güç bulduğumuz kıymetli emanetlerimiz. Büyüklerimizin hayat tecrübeleri ve duaları bizim için en büyük zenginlik. Bugün aynı sofrada buluşarak hem iftiramızı yapıyoruz hem de gönüllerimizi paylaşıyoruz. Kızılay olarak büyüklerimizin kendilerini güvende ve değerli hissettikleri bir ortam için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz” dedi.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/03/bu-ramazanda-da-bir-basina-olanlarin-yani-basindayiz_69b098b1eb5c0.jpg</image>
                                <category>Yaşam</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/bu-ramazanda-da-bir-basina-olanlarin-yani-basindayiz/11767</link>
                <pubDate>Wed, 11 Mar 2026 01:17:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>8 Mart’ta Kadınların En Büyük İhtiyacı Görülmek:   &quot;Süper Kadın&quot; Sendromu İlişkileri Tüketiyor</title>
                                    <description>Modern çağın hızıyla birlikte kadınlar, kariyer hedefleri ile toplumsal beklentiler arasına sıkışarak her şeye yetişmeye çalışan “Süper Kadın” rolünü üstleniyor. Bu pelerinli kahramanlık halinin ilişkilerde ağır bir duygusal maliyet yarattığına dikkat çeken Çift Terapisti Dr. Psk. Sevilay Abudaram, kadının üzerine yıkılan ev içi sorumlulukların sistemik teoride “Görünmez Emek” olarak adlandırıldığını ve bu yükün fark edilmemesinin ilişkileri sessizce tüketen bir pandemiye dönüştüğünü vurguluyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde kadınların hayattaki sorumluluğu her geçen gün biraz daha artarken, bu yük aslında yıllar boyu atalardan süregelen ve sessizce devredilen rollerden besleniyor. Çocukluk dönemindeki kız çocuklarının ailede yerleştirildikleri konum, yetişkin birer kadın olduklarında büründükleri rollere ayna tutuyor. Kadınlara daha onlar talep etmeden verilen bu sorumluluklar, kariyer basamaklarını tırmanırken bir yandan da "evde kalmamak" ya da ailenin beklentilerini karşılamak gibi baskılarla birleşiyor. Evlendikten sonra ise evin tüm operasyonel yükü, yemeğinden çamaşırına, alışverişinden eşinin kişisel bakım takvimine kadar her detay, kadının doğal göreviymiş gibi omuzlarına yükleniyor. Sosyal hayatı canlı tutma çabası ve çocukların tüm okul süreçlerini yönetme zorunluluğu bu yükü zirveye taşırken, her şeye tek başına yetebilen "mükemmel kadın" olma beklentisi nesiller arası bir miras gibi kadının ruhsal dünyasında oldukça maliyetli bir tabloya dönüşüyor.</p>

<p> </p>

<p>Kadınları kendi hayatları içinde görünmez kılmaya başlayan bu sürecin çeşitli boyutlarına dikkat çeken <strong>Çift Terapisti Dr. Psk. Sevilay Abudaram, “</strong>Kadınlar bu koşturma içinde fazlaca yorulurken bir taraftan da her işe yetişebiliyor olmanın gizli hazzını yaşıyor. Hayatı ve evi tek başına yönetebilmek ilk bakışta çok kıymetli görünse de kadınlar bu sendromun içinde kayboldukça kendi benliklerinden uzaklaşmaya başlıyor. Kadının kendisinden uzaklaşması demek eşiyle ve çocuğuyla kurduğu bağın da duygusal olarak zayıflaması anlamına geliyor. Sevgiden ve şefkatten mahrum kalan bir ailede, sorumluluklar yerine getirilse bile sevgi bağı yaralanıyor.” açıklamasında bulundu.</p>

<p> </p>

<p><strong>Duygusal Yakıtın Tükenmesi: İlişkiyi Bitiren Sessiz Süreç</strong> </p>

<p> </p>

<p>Tüm bu tablo, aileyi sevgiden mahrum bırakırken ilişkilerde derin yaralar açmaya devam ediyor. Kadınların en önemli duygusal yakıtı olan sevgi, anlayış ve saygı ilişkide karşılık bulmadığında, "süper kadın" olmanın ne mecali ne de isteği kalıyor. 8 Mart yaklaşırken vitrinleri süsleyen çiçeklerin bu derin yarayı sarmaya yetmediği, asıl ihtiyacın, harcanan o devasa emeğin samimiyetle "görülmesi" olduğu açıkça görülüyor. Sistemik bir perspektifle bakıldığında, kadının evde harcadığı bu yoğun mesaisinin aslında ilişkinin kalbi olduğu gerçeğiyle yüzleşmek gerekiyor.</p>

<p> </p>

<p><strong>“Süper Kadın” Sendromuyla Baş Etme ve İlişkiyi Kurtarma Rehberi</strong></p>

<p> </p>

<p>Çift Terapisti Dr. Psk. Sevilay Abudaram, verilen sessiz emeklerin karşılığını alabilmek ve bu duygusal yükü hafifletmek için şu adımların atılması gerektiğini belirtiyor:</p>

<p> </p>

<p><strong><em>1. Görünmez Emeğin Takdir Edilmesi</em></strong><strong>:</strong> Kadınların olağanüstü şekilde verdiği bu görünmez emeklerin önce eşleri tarafından takdir edilmeye ihtiyacı var. Çiçekten önce gelen en büyük hediye, harcanan emeğin fark edildiğinin hissettirilmesidir.</p>

<p><strong><em>2. Gücü Paylaşıma Çevirmek:</em></strong><em> </em>Kadınlar güçlü yanlarını sadece her şeyi tek başına yüklenmek için kullanmak yerine, ilişkilerinde görev paylaşımı yaparak ortak bir paylaşım alanı açmalılar.</p>

<p><strong><em>3. Öz Bakım Lüks Değil İhtiyaçtır:</em></strong> Kadınların sahip oldukları becerileri kendilerine zaman ayırarak kullanabilmeleri gerekiyor. Bu sayede nefes alıp kendi ihtiyaçlarını karşılamak için alan açmış olacaklar.</p>

<p><strong><em>4. Ebeveynliği Görevden Keyfe Taşımak:</em></strong><em> </em>Çocuklarla olan ilişkilerini sadece sorumluluklar üzerinden yürütmek yerine, keyif ve oyun üzerinden de yeniden yapılandırmaları gerekiyor. </p>

<p>Bu farkındalıkla kadın, sadece her şeye yetişen bir figür olmaktan kurtulup hayatın tadını alan bir eş, bir anne ve her şeyden önce kendi benliğiyle var olan bir birey olarak nefes alabilmeye başlıyor. 8 Mart’ta bir kadının alabileceği en gerçek hediye, emek verdiği kadar emek gördüğü ve olduğu haliyle değer gördüğü bir ilişkide var olabilmek.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/03/8-martta-kadinlarin-en-buyuk-ihtiyaci-gorulmek-super-kadin-sendromu-iliskileri-t_69aad6486c155.jpg</image>
                                <category>Yaşam</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/8-martta-kadinlarin-en-buyuk-ihtiyaci-gorulmek-super-kadin-sendromu-iliskileri-tuketiyor/11735</link>
                <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 16:25:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Kadın Girişimcilerde Görünmeyen Psikolojik Yük</title>
                                    <description>Uzman Psikolog Reyhan Sümbül Durmuş, kadın girişimcilerin iş ve özel yaşamda taşıdığı görünmez psikolojik yükün, uzun vadede hem ruhsal hem de bedensel sorunlara yol açabileceğine dikkat çekti.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Arial,&quot;sans-serif&quot;">Uzman Psikolog Reyhan Sümbül Durmuş, kadın girişimcilerin iş ve özel yaşamda taşıdığı görünmez psikolojik yükün, uzun vadede hem ruhsal hem de bedensel sorunlara yol açabileceğine dikkat çekti.</span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Arial,&quot;sans-serif&quot;">Kadın girişimcilerin iş hayatında başarıya ulaşmak için erkeklere kıyasla daha fazla çaba sarf ettiğini belirten Durmuş, bu yorgunluğun yalnızca iş yükünden kaynaklanmadığını vurguladı. Asıl yükün, işin etrafına eklenen ve çoğu zaman dile getirilmeyen beklentilerden oluştuğunu ifade eden Durmuş, “Kadın girişimci yalnızca iyi bir yönetici olmakla yetinmiyor; aynı anda estetikten sorumlu oluyor, ekip içindeki duygusal iklimi düzenliyor, insani ilişkileri dengeliyor ve detayları kaçırmamaya çalışıyor” dedi. İş günü sona erdiğinde ise sorumlulukların bitmediğine dikkat çeken Durmuş, kadın girişimcilerin eve döndüklerinde de iyi bir eş, iyi bir anne, düzenli bir evin sürdürücüsü ve sosyal hayatın dengeleyicisi rolünü üstlenmeye devam ettiğini belirtti. Buradaki temel sorunun çok çalışmak olmadığını vurgulayan Durmuş, “Mesele, aynı anda her alanda kusursuz olmaya çalışma hâlidir” ifadelerini kullandı. </span></p>

<p> </p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Arial,&quot;sans-serif&quot;"><b>Mükemmeliyetçilik eve taşınıyor</b> </span></p>

<p> </p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Arial,&quot;sans-serif&quot;">İş hayatında başarı getiren mükemmeliyetçiliğin fark edilmeden ev yaşamına da taşındığını söyleyen Uzman Psikolog Reyhan Sümbül Durmuş, iş yerinde işe yarayan kontrol, planlama ve düzenleme ihtiyacının evde eşe, çocuklara ve ilişkilere yöneldiğini dile getirdi. Kadının iyi niyetle her şey yolunda olsun isterken farkında olmadan yöneten ve kontrol eden bir role büründüğünü belirten Durmuş, zamanla evin dinlenilen bir alan olmaktan çıktığını ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Arial,&quot;sans-serif&quot;">Bu noktada önemli bir ayrıntıya dikkat çeken Durmuş, “Evdeki huzursuzluğun kaynağı sevgisizlik değil, sürekli kontrol altında tutulan bir düzendir” dedi.</span></p>

<p> </p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Arial,&quot;sans-serif&quot;">“<b>Huzur azaldıkça işe kaçış artıyor</b>”</span></p>

<p> </p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Arial,&quot;sans-serif&quot;">Ev yaşamında huzurun azalmasıyla birlikte iş hayatının daha güvenli bir alan haline geldiğini belirten Durmuş, işin ölçülebilir başarılar, takdir ve kontrol hissi sunduğunu söyledi. Bu nedenle birçok kadın girişimcinin duygusal olarak zorlandığı dönemlerde kendini daha fazla işine verdiğini ifade eden Durmuş, “Ancak bu durum bir çözüm değil, geçici bir kaçıştır” diye konuştu. Yıllar içinde bastırılan yorgunluğun farklı biçimlerde ortaya çıktığını aktaran Durmuş; ruhsal çöküntüler, uykusuzluk, kronik yorgunluk, mide-bağırsak sorunları, baş ağrıları, kas gerginlikleri ve odaklanma problemlerinin bu sürecin yaygın belirtileri olduğunu kaydetti. Psikolojide bu tablonun psikosomatik yük olarak tanımlandığını belirten Durmuş, “Zihnin taşıyamadığını beden üstlenir” dedi. </span></p>

<p> </p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Arial,&quot;sans-serif&quot;"><b>En çok ihmal edilen: kadının kendisi</b></span></p>

<p> </p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Arial,&quot;sans-serif&quot;">Bu yoğun tempo içerisinde kadın girişimcilerin en çok kendilerini ihmal ettiğini vurgulayan Uzman Psikolog Reyhan Sümbül Durmuş, kendine zaman ayırmanın ertelendiğini, dinlenmenin lüks gibi algılandığını ve durmanın suçluluk hissi yarattığını söyledi. Durmuş, “Mükemmel bir gelecek için sürdürülen bu tempo, yıllar sonra kadını psikolojik olarak yıpranmış bir noktaya taşıyabilir” uyarısında bulundu.</span></p>

<p> </p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Arial,&quot;sans-serif&quot;"><b>“Denge bilinçle kuruluyor”</b></span></p>

<p> </p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Arial,&quot;sans-serif&quot;">İş ve özel yaşam dengesinin kendiliğinden oluşmadığını vurgulayan Durmuş, bu dengenin bilinçli olarak inşa edilmesi gerektiğini ifade etti. İşte işe yarayan kontrol mekanizmalarının evde aynı sonucu vermediğini belirten Durmuş, “Evde liderlik değil, temas ve paylaşım alanı açmak gerekir” dedi.</span></p>

<p> </p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Arial,&quot;sans-serif&quot;">“<b>Kendine ayrılan zaman bir temel ihtiyaç</b>“</span></p>

<p> </p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Arial,&quot;sans-serif&quot;">Kendine ayrılan zamanın bir ödül değil temel bir ihtiyaç olarak görülmesi gerektiğini kaydeden Durmuş, mükemmel olmak yerine “yeterince iyi olmayı öğrenmenin” psikolojik sürdürülebilirliğin temeli olduğunu söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Arial,&quot;sans-serif&quot;">Kadın girişimcilerin çoğu zaman işte güçlü kalabilmek için kendilerinden vazgeçtiklerini geç fark ettiğini belirten Durmuş, “Psikolojik yük taşındıkça hafiflemez; fark edilmedikçe derinleşir” dedi. İş hayatında başarıyı mümkün kılan mükemmeliyetçiliğin ev yaşamında aynı işlevi görmediğini ifade eden Durmuş, bu ayrımı yapabilen kadınların uzun vadede ayakta kalabildiğini vurguladı.Son olarak gerçek dengenin tanımını yapan Durmuş, “Gerçek denge, her şeyi aynı titizlikle yönetmek değil; hangi alanda nasıl var olunacağını ayırt edebilme becerisidir” ifadelerini kullandı.</span></p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/03/kadin-girisimcilerde-gorunmeyen-psikolojik-yuk_69a9fb18f12c7.jpg</image>
                                <category>Yaşam</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/kadin-girisimcilerde-gorunmeyen-psikolojik-yuk/11722</link>
                <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 00:51:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Elektrik dağıtımında şikayetler son üç yılın zirvesinde</title>
                                    <description>Elektrik dağıtımda şikayetler 2026’ya yükselişle girdi. Ocak ayında 2 bin 176 şikayet gelirken, aylık şikayet artışı yüzde 56 oldu. Yıl başından bu yana toplam şikayet sayısı 3 bin 357’ye çıkarak geçen yıla göre yüzde 67 yükseldi ve son üç yılın zirvesi görüldü. En büyük tepkiyse faturalardaki ani artışlar, plansız kesintiler, voltaj dalgalanmaları ve müşteri hizmetlerine erişim sorunlarına yönelik.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Çözüm platformu Şikayetvar’ın açıkladığı verilere göre elektrik dağıtım sektöründe 2026 yılına sert bir artışla girildi. 2026’nın Ocak ayında elektrik dağıtım kategorisinde toplam 2 bin 176 şikayet kaydedildi. Bu rakam, bir önceki aya göre yüzde 56’lık artış anlamına geliyor. 2025 yılı boyunca aylık şikayet sayıları çoğunlukla 900 ila bin 100 bandında seyrederken, aylık ortalama yaklaşık bin 170 seviyesinde gerçekleşmişti. Yeni yılın ilk ayında görülen yükseliş ise bu ortalamanın belirgin şekilde üzerine çıktı.</p>

<p><strong>Şikayette 3 yılın zirvesini gördü</strong></p>

<p>Yıl başından bu yana açıklanan veriler de artış trendini destekliyor. 2024’ün aynı döneminde 2 bin 298, 2025’te ise 2 bin 6 şikayet kaydedilirken, 2026’da bu sayı 3 bin 357’ye ulaştı. Böylece elektrik dağıtım sektöründeki başvurular bir önceki yıla göre yüzde 67 artış gösterdi. Bu oran, son üç yılın en yüksek seviyesine işaret ediyor.</p>

<p><strong>Enerji sektöründe şikayet artışı yüzde 50</strong></p>

<p>Artış yalnızca elektrik dağıtım alanıyla sınırlı kalmadı. Enerji sektörünün genelinde de benzer bir tablo ortaya çıktı. Geçen yılın aynı döneminde 3 bin 454 olan toplam enerji şikayeti sayısı bu yıl 5 bin 174’e yükseldi. Böylece enerji kategorisinde yıllık artış oranı yüzde 50 olarak kaydedildi. Enerji sektörü, şikayet artış hızında en üst sıralarda yer aldı.</p>

<p><strong>Elektrik dağıtım firmalarıyla ilgili en çok nelerden şikayet ediliyor?</strong></p>

<p><strong>Faturalarda ani artış ve itiraz süreçleri tepki çekiyor</strong></p>

<p>Şikayetvar verilerine göre tüketicilerin elektrik dağıtım firmalarıyla ilgili en yoğun şikayet başlığını faturalandırma ve yüksek tutarlar oluşturuyor. Kullanıcılar, önceki aylara kıyasla ani artış gösteren faturalarla karşılaştıklarını, tüketim miktarıyla uyuşmadığını düşündükleri bedeller yansıtıldığını ve sayaç okuma hataları yaşandığını belirtiyor. Fatura itiraz süreçlerinin uzun sürmesi ve yeterince şeffaf yürütülmemesi de bu başlık altındaki memnuniyetsizliği artırıyor.</p>

<p><strong>Plansız kesintiler günlük hayatı olumsuz etkiliyor</strong></p>

<p>Bir diğer önemli şikayet alanı ise plansız ve sık elektrik kesintileri. Tüketiciler özellikle önceden bilgilendirme yapılmadan gerçekleşen kesintilerden ve arızalara geç müdahale edilmesinden şikayet ediyor. Kırsal bölgelerde kesinti sürelerinin daha uzun olduğu yönündeki geri bildirimler de dikkat çekiyor. Uzun süreli kesintiler hem hane halkını hem de küçük işletmeleri doğrudan etkileyen bir sorun olarak öne çıkıyor.</p>

<p><strong>Abonelik ve bağlantı süreçlerinde gecikme</strong></p>

<p>Abonelik ve bağlantı işlemleri de şikayetlerde öne çıkan bir diğer başlık. Yeni abonelik açma, sayaç bağlatma ya da kapatma işlemlerinde yaşanan gecikmeler, yüksek güvence bedelleri ve karmaşık prosedürler tüketicilerin en sık dile getirdiği konular arasında yer alıyor. Özellikle taşınma dönemlerinde süreçlerin yavaş ilerlemesi ciddi mağduriyetlere yol açabiliyor.</p>

<p><strong>Müşteri hizmetlerine ulaşmak zorlaşıyor</strong></p>

<p>Tüketiciler ayrıca müşteri hizmetleri ve iletişim eksikliklerinden de şikayetçi. Çağrı merkezlerine ulaşmada yaşanan zorluklar, uzun bekleme süreleri ve şikayetlere standart yanıtlar verilmesi en sık dile getirilen sorunlar arasında bulunuyor. Başvuru sonrası geri dönüş yapılmaması ya da çözüm sürecinin belirsiz olması, tüketici memnuniyetini olumsuz etkiliyor.</p>

<p><strong>Voltaj dalgalanmaları ve teknik arızalar öne çıkıyor</strong></p>

<p>Son olarak altyapı ve teknik sorunlar da önemli bir şikayet kalemi oluşturuyor. Voltaj dalgalanmaları nedeniyle elektronik cihazların zarar gördüğü yönünde çok sayıda başvuru bulunuyor. Arıza kayıtlarının geç kapatılması ve saha ekiplerinin müdahale süresinin uzun olması da tüketicilerin en çok dile getirdiği teknik problemler arasında yer alıyor.</p>

<p><strong>Konuyla ilgili platforma ulaşan bazı şikayetlerse şöyle sıralandı: </strong></p>

<p>“Elektriğimiz kesildi, borcumuzu aynı gün ödememize rağmen bu kış gününde hala açılmadı. Çağrı merkezini 5 kez aradık, her seferinde ‘24 saat içinde açılacak, ekiplerimiz 22.00’a kadar hizmet veriyor’ denilerek oyalandık ancak somut bir adım atılmadı. Evde bebek olduğunu belirtmemize rağmen saat 21.00 itibarıyla elektrik hala yok ve ev çok soğuk. Bebeğin olduğu bir evin bu şartlarda elektriksiz bırakılması kabul edilemez.” </p>

<p>“Şanlıurfa Harran’da yaşıyorum. Bu ay elektrik faturam 7.450 TL geldi; önceki aylara göre yaklaşık 5 bin TL daha fazla. Evde kullanımda, sayaçta ya da yeni bir cihaz/iş yeri kullanımında hiçbir değişiklik olmamasına rağmen faturanın bu kadar yüksek gelmesini anlayamıyorum. Rutin kullanım sürerken oluşan bu fark nedeniyle ciddi mağduriyet yaşıyorum.”</p>

<p>“Ocak ayı faturam 4.550 TL geldi. Önceki aylarda 1.500–1.800 TL arasında olan faturam, kullanım alışkanlıklarımda hiçbir değişiklik olmamasına rağmen bu ay anormal derecede yüksek. Çalıştığım için gün boyu evde değilim ve sürekli elektrik tüketimi yapılmıyor. Sayaç ya da sistemsel bir hata bildirilmemesine rağmen bu tutarın gerçek kullanımımı yansıtmadığını düşünüyor ve kabul etmiyorum.”</p>

<p>“Yaklaşık iki aydır ciddi voltaj dalgalanmaları ve sık kesintiler yaşıyorum. Dört yıldır aynı adresteyim ve bu sorunlar, iki ay önceki yoğun kar yağışından sonra başladı. Neredeyse her hafta şalter atıyor; voltaj bazen çok düşüp bazen yükseliyor, bu da cihazlarımı risk altına sokuyor. Kendi imkanlarımla elektrikçi çağırıp şalteri değiştirdim ve regülatör aldım ancak sorun devam ediyor. Özellikle geceleri voltaj düzensizliği ve kesintiler artıyor.”</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/03/elektrik-dagitiminda-sikayetler-son-uc-yilin-zirvesinde_69a6f3c2a903f_h.png</image>
                                <category>Yaşam,Güncel</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/elektrik-dagitiminda-sikayetler-son-uc-yilin-zirvesinde/11705</link>
                <pubDate>Tue, 03 Mar 2026 17:42:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Bir Şehre Gitmek Değil, Ulaşabilmek Mesele</title>
                                    <description>Ulaşım, bir şehri gezilebilir kılan en temel eşik. Hızlı tren hatları Antalya gibi turizm merkezlerini daha da yakınlaştırırken, Erzurum’un tarih, doğa ve kültürle örülü potansiyeli hâlâ zamanın gerisinde kalıyor. Oysa turizm, hızla değil; adil planlamayla büyür.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<article dir="auto" tabindex="-1">
<p>Söz/ Sercan Çetin- Sosyal medyada son günlerde konuşulan <strong>İstanbul–Eskişehir–Antalya</strong> hattı, hızın yalnızca kilometreyle ölçülmediğini bir kez daha hatırlatıyor. Planlanan hatlarla <strong>İstanbul</strong> ile <strong>Antalya</strong> arasının saatlerle ifade edilen bir mesafeye inmesi; turizmden ticarete, şehirler arası etkileşimden kültürel dolaşıma kadar geniş bir çarpan etkisi yaratma potansiyeli taşıyor. <strong>Eskişehir</strong> gibi ara durakların bu ağın düğüm noktalarına dönüşmesi, merkezî ulaşımın yerel ekonomiler üzerindeki hızlandırıcı etkisini de görünür kılıyor.</p>

<p>Ancak aynı heyecanı her bölge için kurabildiğimizi söylemek zor. Hızlı tren hatları <strong>Sivas</strong>’a kadar gelmişken, doğuya doğru uzanan beklenti hâlâ canlılığını koruyor. <strong>Erzurum</strong>, tarihsel derinliği ve coğrafi konumu nedeniyle yalnızca bir durak değil; Doğu’nun kültür, kış turizmi ve doğa turizmi ekseninde taşıyıcı bir merkezidir. Ulaşımın yavaşlığı, bu potansiyelin görünürlüğünü sınırlayan en büyük eşiklerden biri olmaya devam ediyor.</p>

<p>Bugün insanlar zamana kıymet veriyor. Uçağın pahalılaştığı, karayolunun yorucu olduğu dönemlerde <strong>yüksek hızlı tren</strong>, turizmi erişilebilir kılan en demokratik araçlardan biri. Erzurum’un kadim mekânlarını günübirlik ziyaret edebilmek; kültür rotalarını cazip kılmak… Bunların hepsi ulaşım süreleri kısaldığında gerçekçi hedeflere dönüşüyor.</p>

<p>Turizmi yalnızca “gelen sayısı” olarak okumamak gerekiyor. Kış turizmi, eko-turizm, kültür turizmi ve hatta kuş gözlemciliği gibi alanlar, Doğu şehirlerinin ekonomisine sürdürülebilir katkı sunabilir. Bu çerçevede Erzurum’da doğa temelli turizm alanlarına dair sahadaki gözlemleriyle dikkat çeken <em>Erzurum Turizm Tanıtım</em> ve Kalkınma <em>Derneği</em>  Başkanı <strong>Ömer Faruk Kızılkaya</strong>’nın, sulak alanlarda biyolojik çeşitliliğin korunması ve tanıtımı yönündeki girişimleri, ulaşım altyapısı güçlendiğinde daha görünür sonuçlar doğurabilir. Benzer şekilde iş dünyasının temsilcileri de hızlı trenin şehir dönüşümündeki rolüne işaret ediyor. <strong>Abdulkerim Kavaz</strong>’ın Erzurum için ulaşım yatırımlarının önemine dair vurguları, kalkınmanın yalnızca teşvikle değil, <strong>erişim</strong> ile mümkün olduğunu hatırlatıyor. Bu bakış, <strong>MÜSİAD</strong> gibi sivil ekonomik aktörlerin şehir vizyonuna katkısının da altını çiziyor.</p>

<p>Hızlı tren projeleri elbette maliyet, etaplama ve öncelik tartışmalarıyla birlikte düşünülmeli. Fakat “önce merkezler, sonra taşra” refleksi, uzun vadede bölgesel eşitsizlikleri derinleştiriyor. <strong>Ankara</strong>–Doğu hattının hızlanması, yalnızca bir ulaşım meselesi değil; gençlerin şehirle bağ kurabilmesi, turizmin dört mevsime yayılması ve yerel ekonominin nefes alması için stratejik bir hamle olur. Hızlı tren bir ray meselesi değil; <strong>zamanın adil paylaşımı</strong> meselesidir. Turizm dediğimiz şey, ulaşabildiğimiz kadar çoğalır. Erzurum gibi kadim şehirler için hız, yalnızca varmak değil; <strong>yeniden görünür olmak</strong> demektir. “Çorbada tuzum olsun” diyen herkesin çağrısı da burada anlam kazanıyor: Rayları yalnızca batıya değil, <strong>umut olan her yöne</strong> uzatmak.</p>
</article>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/03/bir-sehre-gitmek-degil-ulasabilmek-mesele_69a607f42a011_h.png</image>
                                <category>SEYAHAT,Yaşam</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/bir-sehre-gitmek-degil-ulasabilmek-mesele/11699</link>
                <pubDate>Tue, 03 Mar 2026 00:50:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>MHP Yakutiye İlçe Teşkilatı Ramazan’da da İhtiyaç Sahiplerinin Yanında</title>
                                    <description>Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ruhunu geleneksel hâle getiren Milliyetçi Hareket Partisi Yakutiye İlçe Başkanlığı, bu yıl da ihtiyaç sahiplerine yönelik destek çalışmalarını sürdürüyor. Her yıl Ramazan ayında hayata geçirilen sosyal farkındalık projeleri kapsamında birçok aileye yardım eli uzatılıyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan; paylaşmanın, yardımlaşmanın ve gönüllere dokunmanın ayıdır. Bizler de bu anlayışla çalışmalar yapıyoruz "diyerek açıklamalarda bulunan Milliyetçi Hareket Partisi Yakutiye İlçe Başkanlığı, bu Ramazan ayında da ihtiyaç sahiplerine destek olmaya devam ediyor.</p>

<p> </p>

<p>MHP Yakutiye İlçe Başkanı Sinan Demir, yapılan çalışmalarla ilgili şu ifadeleri kullandı:</p>

<p> </p>

<p>“Milliyetçi Hareket Partisi Yakutiye İlçe Başkanlığı olarak sosyal farkındalık projelerimiz kapsamında; Allah’ın rızasını kazanmak niyetiyle dertlere derman olmak, paylaşmak ve ihtiyaç sahibi her ailenin duasına nail olmak için çalışıyoruz.”</p>

<p> </p>

<p>Ramazan ayı boyunca yürütülen yardım faaliyetleri kapsamında, ilçe genelinde tespit edilen ihtiyaç sahibi ailelere gıda kolileri ve temel ihtiyaç malzemeleri ulaştırılıyor. Teşkilat üyeleri, yardımların hassasiyetle ve gönüllere dokunacak şekilde gerçekleştirildiğini ifade etti.</p>

<p> </p>

<p>Yapılan açıklamada, Ramazan ayının manevi ikliminde birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularının pekiştirilmesinin hedeflendiği vurgulandı</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/03/mhp-yakutiye-ilce-teskilati-ramazanda-da-ihtiyac-sahiplerinin-yaninda_69a4396355648.jpg</image>
                                <category>Yerel,Yaşam</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/mhp-yakutiye-ilce-teskilati-ramazanda-da-ihtiyac-sahiplerinin-yaninda/11685</link>
                <pubDate>Sun, 01 Mar 2026 16:02:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Foça’da Ramazan Sofraları Mahallelerde Kuruluyor</title>
                                    <description>Foça Belediyesi, Ramazan ayı boyunca ilçenin farklı mahallelerinde düzenleyeceği “Foça’da Ramazan Sofraları” programıyla vatandaşları aynı sofrada buluşturacak; birlik, beraberlik ve dayanışma ruhu mahalle iftarlarında yaşatılacak.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><span style="font-size:16px"><span style="color:#334155"><span style="font-family:&quot;Helvetica Neue&quot;, Helvetica, Arial, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial">Foça Belediyesi, Ramazan ayı boyunca ilçenin farklı mahallelerinde düzenleyeceği “Foça’da Ramazan Sofraları” programıyla vatandaşları aynı sofrada buluşturacak; birlik, beraberlik ve dayanışma ruhu mahalle iftarlarında yaşatılacak.</span><br />
 </p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:16px"><span style="color:#334155"><span style="font-family:&quot;Helvetica Neue&quot;, Helvetica, Arial, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial">Foça Belediyesi, Ramazan ayının manevi iklimini mahallelerde yaşatmak amacıyla “Foça’da Ramazan Sofraları” programını başlatıyor. İlçenin farklı noktalarında kurulacak iftar sofralarında vatandaşlar aynı masa etrafında buluşacak, birlik ve dayanışma ruhu büyütülecek.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:16px"><span style="color:#334155"><span style="font-family:&quot;Helvetica Neue&quot;, Helvetica, Arial, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"> </span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:16px"><span style="color:#334155"><span style="font-family:&quot;Helvetica Neue&quot;, Helvetica, Arial, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial">Bağarası’ndan Yenifoça’ya, Gerenköy’den Kozbeyli’ye kadar birçok mahallede düzenlenecek iftar programlarıyla Foçalılar Ramazan’ın bereketini ve paylaşma kültürünü birlikte yaşayacak. Mahalle meydanlarında ve çok amaçlı salonlarda kurulacak sofralar, komşuluk bağlarını güçlendirecek buluşmalara ev sahipliği yapacak.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:16px"><span style="color:#334155"><span style="font-family:&quot;Helvetica Neue&quot;, Helvetica, Arial, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"> </span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:16px"><span style="color:#334155"><span style="font-family:&quot;Helvetica Neue&quot;, Helvetica, Arial, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial">Program takvimi ise şu şekilde:</span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:16px"><span style="color:#334155"><span style="font-family:&quot;Helvetica Neue&quot;, Helvetica, Arial, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"> </span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:16px"><span style="color:#334155"><span style="font-family:&quot;Helvetica Neue&quot;, Helvetica, Arial, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial">• 1 Mart 2026 Pazar – Bağarası Meydanı</span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:16px"><span style="color:#334155"><span style="font-family:&quot;Helvetica Neue&quot;, Helvetica, Arial, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial">• 4 Mart 2026 Çarşamba – Yenifoça (Çok Amaçlı Etkinlik Salonu – İzmir B. Belediyesi İftarı)</span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:16px"><span style="color:#334155"><span style="font-family:&quot;Helvetica Neue&quot;, Helvetica, Arial, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial">• 4 Mart 2026 Çarşamba – Gerenköy Meydanı</span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:16px"><span style="color:#334155"><span style="font-family:&quot;Helvetica Neue&quot;, Helvetica, Arial, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial">• 10 Mart 2026 Salı – Yenibağarası (Çok Amaçlı Etkinlik Salonu)</span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:16px"><span style="color:#334155"><span style="font-family:&quot;Helvetica Neue&quot;, Helvetica, Arial, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial">• 14 Mart 2026 Cumartesi – Kozbeyli Köy Meydanı</span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:16px"><span style="color:#334155"><span style="font-family:&quot;Helvetica Neue&quot;, Helvetica, Arial, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial">• 14 Mart 2026 Cumartesi – Ilıpınar Köy Meydanı</span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:16px"><span style="color:#334155"><span style="font-family:&quot;Helvetica Neue&quot;, Helvetica, Arial, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial">• 15 Mart 2026 Pazar – Foça (Nihat Dirim Barış ve Demokrasi Meydanı)</span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:16px"><span style="color:#334155"><span style="font-family:&quot;Helvetica Neue&quot;, Helvetica, Arial, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial">• 17 Mart 2026 Salı – Yeniköy Köy Meydanı</span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:16px"><span style="color:#334155"><span style="font-family:&quot;Helvetica Neue&quot;, Helvetica, Arial, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial">• 17 Mart 2026 Salı – Kocamehmetler Köy Kahvesi</span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:16px"><span style="color:#334155"><span style="font-family:&quot;Helvetica Neue&quot;, Helvetica, Arial, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial">Foça Belediyesi, Ramazan ayı boyunca dayanışma ve paylaşma kültürünü büyütmeye devam edecek.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:16px"><span style="color:#334155"><span style="font-family:&quot;Helvetica Neue&quot;, Helvetica, Arial, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"> </span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:16px"><span style="color:#334155"><span style="font-family:&quot;Helvetica Neue&quot;, Helvetica, Arial, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><b>Başkan Saniye Bora Fıçı: “Ramazan’ın Bereketini Birlikte Paylaşalım”</b></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:16px"><span style="color:#334155"><span style="font-family:&quot;Helvetica Neue&quot;, Helvetica, Arial, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"> </span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:16px"><span style="color:#334155"><span style="font-family:&quot;Helvetica Neue&quot;, Helvetica, Arial, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial">Foça Belediye Başkanı Saniye Bora Fıçı, Ramazan ayının birlik ve beraberliği pekiştireceğini ifade ederek yaptığı açıklamada; “Ramazan ayı; paylaşmanın, dayanışmanın ve kardeşliğin en güzel şekilde yaşandığı müstesna bir zaman dilimidir. Biz de Foça’da bu manevi atmosferi mahallelerimizde hep birlikte yaşamak istiyoruz.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:16px"><span style="color:#334155"><span style="font-family:&quot;Helvetica Neue&quot;, Helvetica, Arial, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"> </span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:16px"><span style="color:#334155"><span style="font-family:&quot;Helvetica Neue&quot;, Helvetica, Arial, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial">Aynı sofrada buluşmak, aynı duada yer almak, komşuluğu ve gönül bağlarımızı güçlendirmek bizim için çok değerli.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:16px"><span style="color:#334155"><span style="font-family:&quot;Helvetica Neue&quot;, Helvetica, Arial, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"> </span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:16px"><span style="color:#334155"><span style="font-family:&quot;Helvetica Neue&quot;, Helvetica, Arial, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial">Tüm hemşehrilerimizi mahalle iftarlarımıza davet ediyorum. Gelin, Ramazan’ın bereketini Foça’da birlikte paylaşalım” İfadelerini kullandı.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:16px"><span style="color:#334155"><span style="font-family:&quot;Helvetica Neue&quot;, Helvetica, Arial, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"> </span></p>

<p style="text-align:justify"> </p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:16px"><span style="color:#334155"><span style="font-family:&quot;Helvetica Neue&quot;, Helvetica, Arial, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial">Foça’da Ramazan Sofraları, ilçede birlik ve beraberliğin simgesi olacak buluşmalara sahne olacak. Tüm hemşehrilerimizin Ramazan ayı mübarek olsun.</span></p>

<p style="text-align:justify"> </p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/02/focada-ramazan-sofralari-mahallelerde-kuruluyor_69a027612d9d4.jpg</image>
                                <category>SEYAHAT,Yaşam</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/focada-ramazan-sofralari-mahallelerde-kuruluyor/11665</link>
                <pubDate>Thu, 26 Feb 2026 13:57:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Ramazan Ayında Maneviyatı ve Kültürü Yerinde Yaşayabileceğiniz En Güzel Rotalar</title>
                                    <description>Ramazan ayı; sadece oruç tutulan bir zaman dilimi değil, aynı zamanda kalbin yavaşladığı, ruhun derinleştiği ve insanın kendini yeniden hatırladığı özel bir dönem. Bu ayda yapılan seyahatler de bambaşka bir anlam kazanıyor. Mahyalarla süslenen camiler, iftar sofralarının bereketi, teravih namazlarının huzuru ve asırlık geleneklerle iç içe geçen sokaklar…</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan ayı; sadece oruç tutulan bir zaman dilimi değil, aynı zamanda kalbin yavaşladığı, ruhun derinleştiği ve insanın kendini yeniden hatırladığı özel bir dönem. Bu ayda yapılan seyahatler de bambaşka bir anlam kazanıyor. Mahyalarla süslenen camiler, iftar sofralarının bereketi, teravih namazlarının huzuru ve asırlık geleneklerle iç içe geçen sokaklar…<br />
Türkiye’nin dört bir yanında Ramazan ruhunu doyasıya yaşayabileceğiniz eşsiz şehirler var. İşte Ramazan ayında maneviyatı ve kültürel mirası birlikte deneyimleyebileceğiniz en özel rotalar:</p>

<p>Asırlar boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapan <strong>İstanbul</strong>, Ramazan ayında bambaşka bir kimliğe bürünüyor. Mahyalarla süslenen minareler, iftar saatinde dolup taşan meydanlar ve geceleri ayrı güzelleşen tarihi yarımada, şehri adeta bir açık hava maneviyat sahnesine dönüştürüyor.</p>

<p>Sultanahmet Meydanı, <strong>Sultanahmet Camii</strong>, <strong>Eyüp Sultan Camii</strong>, <strong>Süleymaniye Camii</strong> ve <strong>Yeni Camii</strong> Ramazan’da mutlaka görülmesi gereken duraklar arasında. Akşamları kurulan iftar sofraları, Hacivat-Karagöz gösterileri ve tasavvuf musikisi dinletileri de İstanbul gecelerine ayrı bir ruh katıyor.</p>

<p>Tasavvufun kalbi olarak anılan <strong>Konya</strong>, Ramazan ayında daha da derin bir atmosfere bürünüyor. Şehre adım attığınız anda sizi saran dinginlik, Ramazan ruhuyla birleşince unutulmaz bir deneyime dönüşüyor.</p>

<p><strong>Mevlâna Türbesi</strong> ve <strong>Mevlâna Müzesi</strong>, Ramazan boyunca en çok ziyaret edilen durakların başında geliyor. <strong>Şems-i Tebrizi Türbesi</strong> ve Selçuklu mirasını yansıtan medreseler, Konya’nın manevi kimliğini daha yakından tanımanızı sağlıyor. İftar sonrası sakin sokaklarda yapılan yürüyüşler ise bu yolculuğun en huzurlu anları oluyor. </p>

<p>Osmanlı’nın ilk başkenti olan <strong>Bursa</strong>, Ramazan ayında tarih ve lezzetin iç içe geçtiği bir rota sunuyor. Şehrin manevi atmosferi, iftar sofralarının bereketiyle birleşiyor.</p>

<p><strong>Ulu Camii</strong>, <strong>Emir Sultan Külliyesi</strong> ve <strong>Muradiye Külliyesi</strong> Ramazan’da mutlaka ziyaret edilmesi gereken duraklar arasında. İftar sofralarında sunulan İskender kebabı, pideli köfte ve kestane şekeri ise Bursa ziyaretini gastronomik bir şölene dönüştürüyor.</p>

<p>“Peygamberler şehri” olarak anılan <strong>Şanlıurfa</strong>, Ramazan ayında maneviyatı en yoğun hissedebileceğiniz şehirlerden biri. Balıklıgöl çevresinde iftar vakti oluşan kalabalık ve dua atmosferi, şehri adeta yaşayan bir ibadet alanına dönüştürüyor.</p>

<p><strong>Balıklıgöl</strong> ve çevresindeki camiler, Ramazan’da Urfa’nın kalbinin attığı yerler. Ayrıca <strong>Göbeklitepe</strong> ve Harran evleri, şehrin kültürel derinliğini keşfetmek isteyenler için eşsiz duraklar sunuyor. Urfa mutfağının zengin iftar sofraları da bu yolculuğu unutulmaz kılıyor.</p>

<p>Osmanlı’nın Avrupa’ya açılan kapısı olan <strong>Edirne</strong>, Ramazan’da tarihi ihtişamıyla ziyaretçilerini karşılıyor.</p>

<p>UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan <strong>Selimiye Camii</strong>, Ramazan ayının en çok ziyaret edilen mekânlarından biri. Muradiye Camii, Eski Camii ve Üç Şerefeli Camii de Edirne’nin manevi rotasını tamamlıyor. İstanbul’a yakınlığı sayesinde kısa kaçamaklar için de oldukça ideal.</p>

<p>Ramazan ayının maneviyatını daha sakin, daha derin ve daha içten yaşamak isteyenler için <strong>Erzurum</strong> adeta gizli bir hazine. Kış aylarında karla kaplanan şehir, <strong>Palandöken Dağı</strong>’nın temiz havasıyla Ramazan’ın dinginliğini birleştiriyor.</p>

<p>Şehir adeta oruç tutar; sokaklar iftar saatine doğru yavaşlar, camilerde huzurlu bir kalabalık oluşur. <strong>Erzurum Ulu Camii</strong>, <strong>Çifte Minareli Medrese</strong> ve <strong>Yakutiye Medresesi</strong> Ramazan’da manevi atmosferi en derinden hissedebileceğiniz yerler arasında.</p>

<p>İftar sofralarında cağ kebabı, ayran aşı çorbası ve Erzurum mantısı (hıngel) tadılır; soğuk havaya inat sıcak sohbetler kurulur. Erzurum’da Ramazan, sadece gezilecek değil, hissedilecek bir yolculuktur.</p>

<article dir="auto" tabindex="-1">
<p>Bu Ramazan’da rotanı seçerken sadece bir şehir değil, kalbine dokunacak bir atmosfer seçiyorsun.</p>
</article>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/02/ramazan-ayinda-maneviyati-ve-kulturu-yerinde-yasayabileceginiz-en-guzel-rotalar_69a0261d34f49_h.png</image>
                                <category>HABER,SEYAHAT,Yaşam</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/ramazan-ayinda-maneviyati-ve-kulturu-yerinde-yasayabileceginiz-en-guzel-rotalar/11663</link>
                <pubDate>Thu, 26 Feb 2026 12:56:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Kavakkapı’da Ramazan Buluşması: Birlik ve Beraberlik Mesajı</title>
                                    <description>Erzurum’un Yakutiye ilçesine bağlı Kavakkapı semtinde vatandaşlarla bir araya gelen Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Yakutiye Belediye Başkanı Dr.Mahmut Uçar ve Yakutiye İlçe Başkanı Ferit Yıldız, teşkilat mensupları ve mahalle muhtarlarının da katılımıyla hemşehrilerin talep ve önerilerini dinledi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Erzurum’un Yakutiye ilçesine bağlı Kavakkapı semtinde vatandaşlarla bir araya gelen Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Yakutiye Belediye Başkanı Dr.Mahmut Uçar ve Yakutiye İlçe Başkanı Ferit Yıldız, teşkilat mensupları ve mahalle muhtarlarının da katılımıyla hemşehrilerin talep ve önerilerini dinledi.</p>

<p>Teravih namazı sonrası Kazım Karabekir Paşa Mahallesi’nde bulunan Millet Konağı’nda gerçekleşen buluşmada birlik ve beraberlik vurgusu yapıldı. Programda konuşan Yakutiye Belediye Başkanı Dr. Mahmut Uçar, Ramazan ayının manevi iklimine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Bu mübarek ayda aynı ortamda buluşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Teravih namazı sonrası hemşehrilerimizle bir araya gelerek hasbihal ettik. Buradan baktığımda gördüğüm birlik ve beraberlik tablosu bizi en çok mutlu eden şey. Böyle güzel bir ilçenin ve şehrin hemşerisi olmaktan gurur duyuyoruz. Ramazan ayı; birlik, beraberlik, bereket ve merhamet ayıdır. Bu sofrada oluşan dayanışmanın bereketi ve hayrı tüm şehrimize yayılsın.”</p>

<p>Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ise vatandaş buluşmasında istişare kültürünün önemine vurgu yaparak, ''İstişare kültürünü esas alarak, mahallemizin ihtiyaçlarını yerinde değerlendirdik. Bizim belediyecilik anlayışımız; masa başında değil, sahada; vatandaşımızın yanında, gönlünün içindedir. Erzurum’umuzun her mahallesinde çözüm üretmeye, birlikte karar almaya devam edeceğiz.'' Dedi</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/02/kavakkapida-ramazan-bulusmasi-birlik-ve-beraberlik-mesaji_699e2a92841c9_h.jpg</image>
                                <category>Yerel,Yaşam</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/kavakkapida-ramazan-bulusmasi-birlik-ve-beraberlik-mesaji/11656</link>
                <pubDate>Wed, 25 Feb 2026 00:45:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Başkan Özcan’dan Ramazan Mesajı: “Birlik, Beraberlik ve Kardeşliğin Ayı</title>
                                    <description>Şenkaya Belediye Başkanı Görbil Özcan, Ramazan ayı dolayısıyla yayımladığı mesajda birlik, beraberlik ve dayanışma vurgusu yaptı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Şenkaya Belediye Başkanı Görbil Özcan, Ramazan ayı dolayısıyla yayımladığı mesajda birlik, beraberlik ve dayanışma vurgusu yaptı.</p>

<p> </p>

<p>Başkan Özcan, rahmet, bereket ve mağfiret ayı olan Ramazan’a kavuşmanın huzur ve mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, “Gönüllerin yumuşadığı, sofraların paylaşıldığı, birlik ve beraberliğin en güzel şekilde hissedildiği bu müstesna ay; bizlere dayanışmanın ve kardeşliğin kıymetini bir kez daha hatırlatmaktadır” dedi.</p>

<p> </p>

<p>Ramazan’ın yalnızca oruç tutmakla sınırlı olmadığını ifade eden Özcan, “Bu ay; gönüller yapmak, kırgınlıkları geride bırakmak ve ihtiyaç sahiplerine el uzatmak demektir. Aynı sofrada buluşmanın, aynı duaya ‘âmin’ demenin ve aynı umutla yarına bakmanın adıdır” sözleriyle Ramazan’ın manevi yönüne dikkat çekti.</p>

<p> </p>

<p>Başkan Özcan mesajının sonunda, “Bu mübarek ayın ilçemize, ülkemize ve tüm İslam âlemine sağlık, huzur ve bereket getirmesini temenni ediyor; tuttuğumuz oruçların, yaptığımız ibadetlerin ve ettiğimiz duaların kabul olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/02/baskan-ozcandan-ramazan-mesaji-birlik-beraberlik-ve-kardesligin-ayi_699841475379d.jpg</image>
                                <category>Yaşam</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/baskan-ozcandan-ramazan-mesaji-birlik-beraberlik-ve-kardesligin-ayi/11621</link>
                <pubDate>Fri, 20 Feb 2026 14:10:00 +0300</pubDate>
            </item>
            </channel>
</rss>
