<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/">
    <channel>
        <title>Şehri Söz/ Türkiye haberleri - HABER</title>
        <description>Ege Gazeteleri, Erzurum Gazeteleri, son dakika, yerel haber</description>
        <link>https://sehrisoz.com</link>
        <language>tr</language>
        <pubDate>Wed, 06 May 2026 16:18:53 +0300</pubDate>
                                <item>
                <title>&quot;Trafik Kazaları Kader Değildir&quot;</title>
                                    <description>Ülkemizde araçlara yönelik yapılan periyodik muayeneler; belirli aralıklarla gerçekleştirilen, sınırlı kapsama sahip ve çoğu zaman yalnızca o anki durumu tespit eden kontrollerdir. Bu muayeneler tek başına trafik güvenliğini sağlamaya yeterli değildir.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Geçen hafta İzmir’de meydana gelen ve fren sisteminin arızalanması sonucu bir TIR’ın çok sayıda araca çarpmasıyla 3 yurttaşımızın ve Malatya-Adıyaman yolunda bir yolcu otobüsünün devrilmesi sonucu 4 yurttaşımızın yaşamını yitirdiği, çok sayıda yurttaşımızın yaralandığı trafik kazaları, ülkemizde trafik güvenliği alanındaki yapısal sorunları bir kez daha acı biçimde gözler önüne sermiştir. Yaşamını yitiren yurttaşlarımızı saygıyla anıyor, yaralılara acil şifalar diliyoruz. Açıkça ifade ediyoruz: Trafik kazaları kader değildir. Bu kazalar; denetimsizliğin, ihmallerin ve bilimsel esaslardan uzaklaşmanın sonucudur.</p>

<p>MEVCUT SİSTEM YETERSİZDİR!</p>

<p>Ülkemizde araçlara yönelik yapılan periyodik muayeneler; belirli aralıklarla gerçekleştirilen, sınırlı kapsama sahip ve çoğu zaman yalnızca o anki durumu tespit eden kontrollerdir. Bu muayeneler tek başına trafik güvenliğini sağlamaya yeterli değildir. Oysa Avrupa Birliği ülkelerinin birçoğunda, araçlar yalnızca periyodik muayeneye tabi tutulmamakta; bunun yanında:  Otobüsler yılda en az 3 kez,  Kamyonlar yılda en az 1 kez ara denetimlerden geçirilmekte, bu denetimler eğitimli ve belgelendirilmiş makina mühendisleri tarafından yürütülmektedir. Bu sistem sayesinde araçların yalnızca “muayene gününde” değil, sürekli olarak güvenli durumda olması sağlanmaktadır.</p>

<p>TÜRKİYE’DEKİ EKSİKLİK AÇIKTIR</p>

<p>Ülkemizde ise araçlar iki periyodik muayene arasında çoğunlukla sistematik bir denetime tabi tutulmamaktadır. İzmir’deki kazada gündeme gelen fren arızası ve Malatya’daki otobüs kazası, bu boşluğun ne kadar hayati sonuçlar doğurduğunu göstermektedir. Var olan uygulama aynı kaldığı sürece Kazalar “kader” olarak açıklanmaya devam edilecek, yaşamını yitiren yurttaşlarımızın sayısı ne yazık ki azalmayacaktır.</p>

<p>ÇÖZÜM BELLİDİR: KAMUSAL VE SÜREKLİ DENETİM</p>

<p>Bu kazaların önlenmesi için yapılması gerekenler nettir:  Ticari araçlar için mevcut periyodik muayene sistemi yeterli görülmemeli, ara denetimlerle desteklenmelidir.  Bu kapsamda, ticari araçlar iki muayene arasında en az üç kez teknik denetime tabi tutulmalıdır.  Denetimler; MMO tarafından eğitilerek sertifikalandırılmış “Araç Teknik Denetim Mühendisleri” eliyle gerçekleştirilmelidir.  Denetim süreçleri yalnızca teknik kontrolle sınırlı kalmamalı; o periyodik bakım, o enerji verimliliği, o güvenli parça kullanımı, o sürücü eğitimi ve çalışma koşulları gibi unsurları da kapsamalıdır.</p>

<p>MEVZUAT DÜZENLEMESİ ŞARTTIR</p>

<p>Bu yaklaşımın hayata geçirilebilmesi için yeni bir yasal düzenleme yapılması kaçınılmazdır. Araç teknik denetimleri:  kamusal denetim anlayışıyla,  bilimsel ve mühendislik esaslarına uygun biçimde,  bağımsız ve etkin bir yapı içerisinde yeniden ele alınmalıdır.</p>

<p>KAMUSAL SORUMLULUK ÇAĞRISI</p>

<p>Başta ilgili Bakanlıklar olmak üzere tüm yetkilileri bir kez daha uyarıyoruz: İnsan yaşamı maliyet kalemi değildir. Trafik güvenliği:  piyasa koşullarına bırakılmayacak kadar önemli,  ertelenemeyecek kadar acil bir konudur. Herkesi kaderciliğe sığınmaya değil, aklın ve bilimin gereğini yerine getirmeye çağırıyoruz. TMMOB Makina Mühendisleri Odası olarak;  Araçlara yönelik kamusal denetimin güçlendirilmesi,  Ara denetim mekanizmalarının kurulması,  “Araç Teknik Denetim Mühendisliği” sisteminin hayata geçirilmesi için her türlü katkıyı sunmaya hazır olduğumuzu kamuoyuna ilan ediyoruz. Odamız, kamusal denetim alanında yapılacak her türlü düzenlemenin bir parçası olmaya ve verilecek her türlü görevi yerine getirmeye hazırdır. Unutulmamalıdır ki: Bilim ve mühendislik yok sayıldığında bedelini toplum öder. Bu bedelin adı çoğu zaman “trafik kazası”dır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.</p>

<p>TMMOB MMO İZMİR ŞUBE YÖNETİM KURULU</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/05/trafik-kazalari-kader-degildir_69fa24531e4a5_h.jpg</image>
                                <category>HABER</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/trafik-kazalari-kader-degildir/12162</link>
                <pubDate>Tue, 05 May 2026 20:08:25 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Rasim Fırat’tan Teşekkür Mesajı</title>
                                    <description>Erzurum Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (ESOB) Başkanı Rasim Fırat, genel kurulun ardından bir teşekkür mesajı yayımladı. Fırat açıklamasında, kendisine destek veren tüm delegelere teşekkür ederek, elde edilen başarıda birlikte yol yürüdüğü ekip arkadaşlarının büyük payı olduğunu vurguladı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Erzurum Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (ESOB), 3 Mayıs 2026 Pazar günü gerçekleştirilen genel kurulun ardından yeni dönem başkanını belirledi. Yoğun katılımın olduğu genel kurulda <strong>291 delege oy kullandı</strong>.</p>

<p>Yapılan oylama sonucunda mevcut başkan <strong>Rasim Fırat 130 oy</strong> alarak yeniden başkan seçildi. <strong>Yücel Karakaya 122 oy</strong>, <strong>Hikmet Karaca ise 31 oy</strong> aldı. Seçimde <strong>2 oy geçersiz</strong> sayıldı.</p>

<p>Erzurum Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (ESOB) Başkanı <strong>Rasim Fırat</strong>, genel kurulun ardından bir teşekkür mesajı yayımladı. Fırat açıklamasında, kendisine destek veren tüm delegelere teşekkür ederek, elde edilen başarıda birlikte yol yürüdüğü ekip arkadaşlarının büyük payı olduğunu vurguladı.</p>

<p>Üst üste yedinci kez seçilmenin önemli bir başarı olduğunu belirten Başkan Fırat, “Bu başarı şahsıma ait değil; ekip arkadaşlarımın ve Erzurum esnafının başarısıdır. Demek ki esnafımızın gönlünde yer edinmişiz. Seçimler sadece sosyal medyayı iyi kullanmakla kazanılmaz, gönüllere girmekle kazanılır. Biz de ekibimizle birlikte gönüllere dokunmayı başardık. Bu başarı hepimizindir” ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/05/rasim-firattan-tesekkur-mesaji_69f77c2c02341_h.jpg</image>
                                <category>Yerel,HABER</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/rasim-firattan-tesekkur-mesaji/12148</link>
                <pubDate>Sun, 03 May 2026 19:40:44 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>İzmir’de genç gazeteciler kültür ve sanat haberciliği eğitimlerinde buluşuyor</title>
                                    <description>Kültür ve sanat haberciliği alanında yapılacak eğitimlere 18-35 yaş arası gençler 10 Mayıs’a kadar başvuruda bulunabilir. Eğitimde kültür politikalarından tiyatro ve müziğe kadar birçok başlık yer alıyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:22px"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:24px"><span style="font-family:"Times New Roman", serif">Kültürel ve Ekolojik Hayatı Koruma Derneği (KültürEkoloji) ve Seferihisar Gazeteciler Cemiyeti’nin (SGC) genç gazetecilere yönelik üç yıldır birlikte düzenlediği eğitimlere bir yenisi daha eklendi. İzmir’de kültür ve sanat haberciliğini güçlendirmeyi hedefleyen “Genç Gazeteciler için Kültür ve Sanat Haberciliği Buluşmaları”, 16-17 Mayıs 2026 tarihlerinde Seferihisar’daki Teos Yazarlar Evi Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde gerçekleştirilecek. KültürEkoloji ile Seferihisar Gazeteciler Cemiyeti ortaklığıyla düzenlenen eğitim programı için başvurular başladı.</span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:22px"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><b><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:24px"><span style="font-family:"Times New Roman", serif">İzmir’in festival kenti kimliğine katkı</span></b></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:22px"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:24px"><span style="font-family:"Times New Roman", serif">Daha önce Genç Gazeteciler için Tarım Gazeteciliği ve Çevre ve İklim Haberciliği Buluşmaları düzenleyen KültürEkoloji ve SGC, yeni eğitim ile İzmir’in festival kenti kimliğine katkı yapmak istiyor. Genç gazetecilerin kültür politikaları, müzik, tiyatro ve sinema gibi alanlarda yetkinleşmesine katkı yapmak üzere kurgulanan ve İzmir’de gazetecilik mesleğine yeni adım atan gençleri ve iletişim fakültesi öğrencilerini hedefleyen buluşma, kültür-sanat haberciliğinin yalnızca etkinlik duyurularına sıkışan yapısını aşmayı ve alanda derinlikli ve eleştirel bir habercilik dilini teşvik etmeyi amaçlıyor.</span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:22px"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><b><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:24px"><span style="font-family:"Times New Roman", serif">Deneyimli gazetecilerle iki günlük eğitim</span></b></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:22px"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:24px"><span style="font-family:"Times New Roman", serif">İki gün sürecek buluşmada, kültür ve sanat haberciliğinde deneyimli gazetecilerle atölye çalışmaları yürütülecek. Eğitim kadrosunda deneyimli gazeteciler Dinç Çoban ve Gürsel Gökçe ile <a href="http://sahneden.net/" style="color:#1155cc" target="_blank">sahneden.net</a> yayın yönetmeni Mustafa Kara, Müzik Yazarı ve Müzikolog Özge Ç. Denizci, Kültür Politikaları Uzmanı Sarp Keskiner ve Sinemacı Ece Yirmibeş yer alıyor.</span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:22px"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:24px"><span style="font-family:"Times New Roman", serif">Programa başvurmak ve ayrıntılı bilgi almak isteyenler 10 Mayıs tarihine kadar iletişime geçebilir.</span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:22px"><span style="font-family:Calibri, sans-serif">Başvuru formu: <a href="https://forms.gle/GdfyH4j3EzzpPcHq7" style="color:#1155cc" target="_blank">https://forms.gle/<wbr />GdfyH4j3EzzpPcHq7</a></p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/05/izmirde-genc-gazeteciler-kultur-ve-sanat-haberciligi-egitimlerinde-bulusuyor_69f4ded330128.jpg</image>
                                <category>HABER</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/izmirde-genc-gazeteciler-kultur-ve-sanat-haberciligi-egitimlerinde-bulusuyor/12141</link>
                <pubDate>Fri, 01 May 2026 20:10:26 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Engelli Bireylere Yönelik Afet Farkındalık Eğitim Modülü Geliştirme Çalıştayı</title>
                                    <description>Epilepsi ve Yaşam Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Öztürk, İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda, AFAD ve Türk Kızılay iş birliğiyle gerçekleştirilen çalıştaya ilişkin önemli bir yazı kaleme aldı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p> </p>

<p>Epilepsi ve Yaşam Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Öztürk, İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda, AFAD ve Türk Kızılay iş birliğiyle gerçekleştirilen çalıştaya ilişkin önemli bir yazı kaleme aldı.<br />
İşte o yazı:</p>

<p>20-22 Nisan tarihlerinde AFAD, Kızılay, İçişleri Bakanlığı iş birliği ile engelli bireylerin afet zamanlarında nasıl desteklenmesi gerektiğine dair, Eskişehir yolu üzerinde bulunun AFAD Genel Müdürlüğünde gerçekleştirildi. Katılımcı olduğum program ile ilgili genel bir bilgilendirme yapacağım.</p>

<p>AFAD Genel Merkezinde gerçekleşen çalıştayda, ilk gün AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan her bir katılımcı ile tanıştı ve daha sonra programın açılışı yaptı. Öğleden sonra farklı masalarda, farklı engellilik durumları için oturumlar başlatıldı… Erişebilirlik, yapılanma ve planlamanın önemli olduğu belirtilirken; konuşmaya başlama hitabı güzeldi; ‘iyiliğin engel tanımayan neferleri’…</p>

<p>Çalıştay görme, duyma, ortopedi, zihinsel, otizm, ilk yardım, süreğen hastalıklar olmak üzere 7 bölümden oluşuyordu. Her bölümde 10’ar kişilik gruplar vardı. Bu grupların çok geniş bir kısmı AFAD, Kızılay, farklı bakanlıklarda çalışan yetkililer idi. Bazı STK başkanları ile üniversitede bu konuda öğretim görevlisi olan uzmanlar da vardı.</p>

<p>3 ayrı bölümden ve 6 oturumdan oluşan bir çalıştay idi…<br />
1)Afet öncesinde neler yapılmalı?<br />
2)Afet sırasında neler yapılmalı?<br />
3)Afet sonrasında neler yapılmalı?</p>

<p>Afetlerle ilgili her branş kendi konusunda bilgilendirmeler yapıyordu… Tabi görme, duyma, otizm, ortopedi tek konuyu içeriyordu; bu nedenle daha kesin sonuçlar ortaya çıkacaktı. Zihinsel engelliler biraz daha geniş çaplı olsa da birkaç hastalığı kapsıyordu. Süreğen hastalıklar ise çok geniş kapsamlı idi.. Bu nedenle daha geniş kapsamlı düşünülmesi gerekiyordu. Bu nedenle daha kesin sonuçtan çok, daha geniş kapsamlı sonuçlar yazılmalı idi…. İlk yardım bölümü ise, her masayı ziyaret ederek, masada alınana kararlara istinaden; farklı rahatsızlıklar için ne yapılmasını önerdiklerini öğreniyorlardı…</p>

<p>Konular aynıydı ama herkes kendi masasına göre değerlendirme yapıyordu.. Afet durumunda internetle, internet çekmiyorsa telefonla, telefon çekmiyorsa konuşmayla, ses duyulmuyorsa bazı nesnelerle duyurarak (metale vurmak gibi) nasıl ulaşalım, nasıl yaralananı taşıyalım, dijital cihaz çalışmıyorsa ne yapılacak, elektriğe bağlı yani enerji devamlılığı olması gereken cihazlar için ne gibi tedbirler alınmalı (solunum cihazı için jeneratör gibi), toz-duman etkisi varsa korunma şekli (tülbent, atkı gibi), nefeste zorlanması durumu (paket üfleme) gibi farklı konuları ele aldık.</p>

<p>Bileklik, dövme, parmak izi, yüz tanıma ve pikrokrom (DNA Koruma) önemli ama ülkemizde pikrokrom yok denilerek, renk haritası ile hangi rahatsızlıkların nerelerde yoğun olduğunun saptanmasının önemli olacağı belirtildi Bir diğer sorun da ilaç! Çünkü belirli bir süre için ilaç yazılıyor ve o süre dolmadan tekrar ilaç yazılmıyor. Özellikle yeşil reçete olan ve para versek de alınması mümkün olmayan ilaçlar için, afet durumlarını içeren bir düzenleme olması gerektiği belirtildi. Afet esnasında deprem gibi durumda yerin altında, sel gibi durumda uzak bir yerin üstünde olan ve ulaşılmaya çalışılan kişilere verilecek psikolojik destek ile depremden sona verilecek psikolojik destek konuları da ele alındı. Kronik hastalıklarda neler yapılabileceğine dair bilgi verilirken, gerçekleşecek epilepsi nöbetleri için ilk yardım konusunda bilgi verildi ve kamu spotu olan video gösterildi. </p>

<p>Her an için hazır bir çanta olması ve bunların çıkışa yakın yer olan portmanto gibi yerlerde bulunması gerektiği ve bu çantadaki ilaçların birkaç ayda bir yenilenmesi, AFAD’ın telefonla eğitim ve e mesaj gönderimi konusunda bir çalışma yapması önerinde bulunuldu İlaç bilgi kartının önemine dikkate çekildi. Bazı kişilerin birçok rahatsızlığı ve ilaçları olduğu için, tüm bilgilen karta yazılmasının zor olduğu için, QR kodu önerisinde bulunuldu Yine bazı süreğen hastalığı olanların ilaçları (insulin gibi) soğuk yerde saklanması gerektiği için, onların çantalarında kırılan buz olması tavsiye edildi. (Kırılan buz, kırıldıktan sonra etkisini gösterir.) Özel diyeti olanların da ayrıca afet çantasında yiyeceğini bulundurmalı kanaati oluştu. Çikolata, şeker gibi şeyler de gerekli durumlarda kan şekerini yükseltir; bu da diğer bir önemli konu. Çantada bulunmasında fayda var…</p>

<p>Ayrıca afette kriz anında ailelere verilen bilgilerin önemine dikkat çekildi ve ailelerle görüşürken sakin davranılmasının önemli olduğu konusu ele alındı. Psikolojik destek ile ilgili neler söylenme(me)li konusunda bilgi verildi. Fiziksel veya ruhsal hastalığı olanlar için o çantada mutlaka ilaç, sağlık kartı, (duyma engelliler gibi durumlarda) pil, fener olması gerektiği konularına dikkat çekildi.</p>

<p>Çok detaylı hazırlanmış bu sorulara her grup kendi çapında, kendi penceresinden bakarak yanıt verdi.  Kısaca bir beyin fırtınası gerçekleştirildi. Her türlü afetlere yakın olan, deprem bölgesinde bulunan bir ülke için, yapılması gereken çalışmayı, güzel bir program dahilinde gerçekleştirildi.  Umarım bu öğrendiklerimizi uygulamamız gerekmez ama gerekirse ne yapacağını bilmek çok önemli… Afet esnasında değil saatler, dakikalar; hatta saniyeler hayat kurtarır. Programı hazırlayanlara da, katılanlara da teşekkürler…</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/04/engelli-bireylere-yonelik-afet-farkindalik-egitim-modulu-gelistirme-calistayi_69f37f8d069e6_h.jpg</image>
                                <category>HABER</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/engelli-bireylere-yonelik-afet-farkindalik-egitim-modulu-gelistirme-calistayi/12135</link>
                <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 19:11:08 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>YEŞİLAY: Oyun bağımlılığı ergenlerde saldırganlık riskini artırabiliyor</title>
                                    <description>Türkiye Yeşilay Cemiyeti, dijital oyun bağımlılığı ile öfke ve saldırganlık arasındaki ilişkiye dikkat çekerek, özellikle ergenlerin ruh sağlığı açısından bu alanın yakından takip edilmesi gerektiğini vurguladı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Dijital oyunlar, eğlence ve sosyal etkileşim açısından önemli fırsatlar sunarken, aşırı ve kontrolsüz kullanım, davranışsal ve duygusal sorunlarla ilişkili olabiliyor. Uluslararası sınıflandırmalara göre oyun oynama bozukluğu, bireyin oyun üzerindeki kontrolünü kaybetmesi, oyunu diğer yaşam alanlarının önüne koyması ve olumsuz sonuçlara rağmen bu davranışı sürdürmesi ile tanımlanıyor.</p>

<p>Bu kapsamda yapılan akademik çalışmalar, oyun bağımlılığı ile öfke ve saldırganlık arasında dikkat çekici bir ilişki olduğunu ortaya koyuyor. Oyun sırasında yaşanan kayıplar, başarısızlık hissi veya engellenme gibi durumlar öfke tepkilerini tetikleyebilirken, aşırı oyun oynama bu duyguların yoğunluğunu artırabiliyor. Duygusal düzenleme becerilerinin zayıflaması ise bu sürecin saldırgan davranışlara dönüşmesine zemin hazırlayabiliyor.</p>

<p><strong>ERGENLERDE RİSK DAHA YÜKSEK</strong></p>

<p>13–17 yaş arası ergenlerle yürütülen araştırmalar, şiddet içerikli video oyunlarının sözel ve fiziksel saldırganlık ile pozitif yönde ilişkili olduğunu gösteriyor. Aynı çalışmalarda, empati kurma becerisi ile şiddet içerikli oyun tercihleri arasında bağlantılar bulunurken, duygusal empati düzeyi arttıkça bu tür oyunlara yönelimin azaldığı tespit ediliyor. Ayrıca, yaş küçüldükçe şiddet içerikli oyunlar ile fiziksel saldırganlık arasındaki ilişkinin güçlendiği görülüyor.</p>

<p>Farklı ülkelerde gerçekleştirilen çalışmalar da benzer sonuçlara işaret ediyor. Güney Kore’de yapılan araştırmalar, artan saldırganlık düzeyinin patolojik oyun oynama ile ilişkili olduğunu ortaya koyarken, Malezya’da yapılan çalışmalarda oyun bağımlılığının saldırganlık ve narsisizmle birlikte arttığı, dürtülerini kontrol edebilme becerisi yükseldikçe ise azaldığı belirleniyor. Çin’de lise öğrencileriyle yapılan araştırmalar ise yüksek saldırganlık düzeyine sahip bireylerin daha fazla psikolojik sıkıntı yaşadığını, oyun bağımlılığı belirtileri gösterdiğini ve şiddet içerikli oyunlara daha fazla maruz kaldığını ortaya koyuyor.</p>

<p><strong>OYUN BAĞIMLILIĞI VE SALDIRGANLIK ARASINDA KARŞILIKLI ETKİLEŞİM</strong></p>

<p>Araştırmalar, şiddet içerikli video oyunlarına maruz kalma ile siber zorbalık davranışları arasında da ilişki bulunduğunu gösteriyor. Bu bulgular, dijital ortamlardaki davranış örüntülerinin oyun deneyimleriyle şekillenebileceğine işaret ediyor.</p>

<p>Diğer yandan, güncel meta-analiz çalışmaları oyun bağımlılığı belirtileri yüksek olan bireylerin daha fazla saldırganlık gösterebildiğini, benzer şekilde saldırganlık düzeyi yüksek bireylerin de oyun bağımlılığına daha yatkın olabildiğini ortaya koyuyor.</p>

<p><strong> </strong></p>

<p><strong>ONLİNE OYUN OYNAMA BAĞIMLILIĞI, ÖFKE VE SALDIRGANLIK: ÇOK BOYUTLU BİR İLİŞKİ</strong></p>

<p>Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi Dr. İlyas Kaya konuyla ilgili açıklamasında, “Online oyun bağımlılığı ile öfke ve saldırganlık arasındaki ilişkiyi tek yönlü bir neden-sonuç çerçevesinde ele almak, bu olgunun karmaşık yapısını yeterince yansıtmıyor. Söz konusu ilişkinin, karşılıklı ve döngüsel etkileşimleri barındıran çok boyutlu bir dinamiği var. Bu dinamiğin biçimlenmesinde bireysel özellikler, duygu düzenleme becerileri ve çevresel faktörler belirleyici bir işlev üstleniyor.</p>

<p>Online oyun bağımlılığı ve saldırganlık riskini artırabilecek bireysel özellikler arasında, duygusal olarak dengesizlik ve özgüven düşüklüğü öne çıkmakta. Bu kişiler yaşadıkları durumları daha stresli algılayabilir, ilişkilerde daha fazla zorlanabilir ve olumsuz duygulardan kaçmak ya da onları bastırmak için oyuna yönelme eğilimi gösterebilir” dedi.</p>

<p>Yüksek dürtüsellik ve saldırganlığın, online oyun bağımlılığı gelişiminde önemli risk faktörleri arasında olduğunu belirten Kaya, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Araştırmalar, aşırı oyun oynayan ergenlerin geçmişte saldırgan davranışlar sergileme ihtimalinin daha yüksek olduğunu gösteriyor. Düşük öz-yeterlik ve benlik saygısı da bu süreçte öne çıkan bireysel faktörler arasında. Bunun yanı sıra genetik yatkınlık, beyin kimyasındaki dengesizlikler ve olumsuz çocukluk deneyimleri de bağımlılık riskini artırabiliyor. Duygularını yönetmekte zorlanan, hedef odaklı davranmakta güçlük çeken ve duygusal farkındalığı düşük bireyler, çoğu zaman oyunu bir kaçış yolu olarak kullanıyor. Ancak bu durum, sorunları çözmek yerine öfkenin daha da artmasına neden olabilir yani kişi stresinden kaçmaya çalışırken daha büyük bir duygusal yükle karşılaşabilir"</p>

<p> </p>

<p><strong>“GÜÇLÜ AİLE BAĞLARI OYUN BAĞIMLILIĞI RİSKİNİ AZALTIYOR”</strong></p>

<p>Çevresel faktörlerin de bağımlılık ve saldırganlık üzerinde belirleyici rol oynadığına dikkati çeken Kaya, “Sağlıklı ebeveyn-çocuk ilişkisi ve dengeli denetim, çocukların ihtiyaçlarını karşılayarak oyun bağımlılığı riskini azaltırken; zayıf iletişim, aile içi sorunlar ve olumsuz akran ilişkileri riski artırabilir. Buna karşılık güçlü aile bağları ve sosyal destek koruyucu bir etki sağlar. Günümüzde dijital oyunların yaygınlaşmasıyla birlikte yalnızca kullanım süresi değil, nasıl kullanıldığı da önem kazandı. Özellikle ergenlik döneminde sağlıklı sınırlar oluşturulamadığında bu durum ruh sağlığı açısından risk oluşturabilir. Bu nedenle aile, okul ve ilgili kurumların birlikte hareket etmesi, farkındalığın artırılması ve erken destek mekanizmalarının güçlendirilmesi büyük önem taşıyor” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong> </strong></p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/04/yesilay-oyun-bagimliligi-ergenlerde-saldirganlik-riskini-artirabiliyor_69f31cf0d247b_h.jpg</image>
                                <category>HABER</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/yesilay-oyun-bagimliligi-ergenlerde-saldirganlik-riskini-artirabiliyor/12131</link>
                <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 12:10:22 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Başkan Serhat Can Eş :” Yollar Köstebek Yuvası, Öncelik Belli Olmalı</title>
                                    <description>Tasarruf tedbirlerinin konuşulduğu bir dönemde Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin peş peşe açtığı organizasyon ihaleleri, şehirde önceliklerin ne olması gerektiği yönünde yeni bir tartışma başlattı. Kültür, turizm ve tanıtım başlığı altında planlanan etkinliklerin kapsamı geniş tutulurken, kamuoyunda bu tür harcamaların zamanlaması sorgulanıyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Sercan Çetin- Tasarruf tedbirlerinin konuşulduğu bir dönemde Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin peş peşe açtığı organizasyon ihaleleri, şehirde önceliklerin ne olması gerektiği yönünde yeni bir tartışma başlattı. Kültür, turizm ve tanıtım başlığı altında planlanan etkinliklerin kapsamı geniş tutulurken, kamuoyunda bu tür harcamaların zamanlaması sorgulanıyor.</p>

<p> </p>

<p>İhalelerin; konserlerden fuarlara, turizm ve gastronomi organizasyonlarından çeşitli etkinliklere kadar uzanan bir alanı kapsaması, “kaynaklar daha farklı alanlara yönlendirilebilir miydi?” sorusunu gündeme taşıdı. Özellikle kentte uzun süredir dile getirilen altyapı eksiklikleri, bozulan yollar ve bazı bölgelerdeki fiziki sorunlar, bu tartışmanın merkezine oturdu.</p>

<p> </p>

<p>Cumhuriyet Halk Partisi Erzurum İl Başkanı Serhat Can Eş de bu noktaya dikkat çekerek, şehirde birçok mahallenin temel hizmetler konusunda beklenti içinde olduğunu ifade etti. Eş, özellikle Mumcu bölgesindeki harabe yapılara ve kent genelinde “köstebek yuvasına dönen” yollara işaret ederek, bu sorunların geçici çözümlerle değil kalıcı yatırımlarla giderilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p> </p>

<p>Eleştirilerini yalnızca büyükşehirle sınırlı tutmayan Eş, merkez ilçe belediyelerine de çağrıda bulundu. Aziziye Belediyesi’ne yönelik olarak daha önce gündeme gelen asfalt plenti projesini hatırlatan Eş, “Bu yatırımlar ne aşamada? Ne zaman üretim başlayacak ve yollar kalıcı şekilde yapılacak?” sorularını yöneltti. Mevcut yol çalışmalarının yetersiz kaldığını savunan Eş, vatandaşların bu durum nedeniyle araçlarında ciddi maliyetlerle karşı karşıya kaldığını dile getirdi.</p>

<p> </p>

<p>Yerel yönetimlerin şehirlerin tanıtımı ve sosyal hayatın canlandırılması adına etkinlikler düzenlemesi elbette önemli. Ancak kamu kaynaklarının sınırlı olduğu bir dönemde, bu kaynakların hangi alanlara yönlendirildiği daha fazla sorgulanır hale geliyor. Çünkü bir yanda organizasyonlarla oluşturulmak istenen hareketlilik, diğer yanda ise doğrudan vatandaşın yaşam kalitesini etkileyen hizmetler bulunuyor.</p>

<p> </p>

<p>Bu noktada öne çıkan en kritik başlık ise kaynakların kullanım önceliği. Uzmanlara göre, mevcut şartlarda belediyelerin elindeki imkanların daha verimli ve sürdürülebilir yatırımlara yönlendirilmesi, hem şehir ekonomisi hem de yaşam kalitesi açısından daha kalıcı sonuçlar doğurabilir. Aksi halde, geçici etkinlikler için ayrılan bütçelerin, uzun vadede çözüm bekleyen sorunların ötelenmesine neden olabileceği ifade ediliyor.</p>

<p> </p>

<p>Erzurum’da yükselen bu tartışma, yalnızca bir ihale meselesi değil; aynı zamanda yerel yönetim anlayışının hangi eksende şekillendiğinin de bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Vatandaş ise net bir beklenti içinde: Kaynaklar, doğrudan yaşamı kolaylaştıran ve şehrin gerçek ihtiyaçlarına karşılık veren yatırımlarda kullanılmalı.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/04/post12114_69ef38ec6a0b6_h.jpg</image>
                                <category>Çevre,HABER</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/baskan-serhat-can-es-yollar-kostebek-yuvasi-oncelik-belli-olmali/12114</link>
                <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 13:19:24 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>&quot;Basit Önlemlerle Yakıt Tasarrufu Sağlayın&quot;</title>
                                    <description>Yakıt giderlerinizi azaltarak hem bütçenizi koruyun hem de 
küresel çevre kirliliğinin azaltılmasına katkı sağlayın. Aynı 
zamanda aracınızın daha verimli ve yüksek performansla 
çalışmasına destek olun.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Motorlu araçlarda yakıtın daha uzun süre kullanılması ve daha fazla mesafe kat edilmesini sağlayan uygulamaların tamamını yakıt tasarrufu olarak değerlendirebilirsiniz. Yakıt tasarrufu yapmanın zor olduğu yönündeki yaygın kanaatin aksine, sürüş sırasında dikkat edeceğiniz basit ve temel kurallarla yakıt tüketimini kolaylıkla kontrol altına alabilirsiniz. Yakıt giderlerinizi azaltarak hem bütçenizi koruyun hem de küresel çevre kirliliğinin azaltılmasına katkı sağlayıp, aynı zamanda aracınızın daha verimli ve yüksek performansla çalışmasına destek olabilirsiniz. Yakıt tasarrufu sağlamak için aşağıdaki hususlara dikkat edin: Araçlarınızın periyodik bakımlarını aksatmadan yaptırın. Buji değişimini, hava ve yakıt filtrelerinin yenilenmesini, akü bakımını, rot ayarını ve lastik basınç kontrollerini düzenli olarak gerçekleştirin. Lastik hava basınçlarınızı olması gereken seviyede tutun. Düşük basıncın sürtünmeyi artırarak yakıt tüketimini yükselttiğini unutmayın. Fren ayarlarınızı kontrol ettirin, debriyaj balatasındaki problemleri giderin ve termostat arızalarını ihmal etmeyin. Bu tür teknik sorunların yakıt tüketimini artıracağını göz önünde bulundurun. Klimayı gereksiz kullanmaktan kaçının. Bagajınızda gereksiz yük taşımayın; aracınızı hafifleterek yakıt tasarrufu sağlayın ve kullanım alanını daha verimli hale getirin. Trafik koşullarına uygun hız ve viteste araç kullanın. Uzun süre düşük viteste seyretmekten kaçının. Hızlanırken gaz pedalına ani ve sert basmayın; kontrollü hareket edin. Yokuş aşağı inişlerde ayağınızı gaz pedalından çekin. Ani ve sert frenlerden kaçının. Durmanız gereken noktaları önceden öngörerek sürüşünüzü planlayın. Yakıt alımınızı mümkün olduğunca serin saatlerde, sabah erken veya akşam geç saatlerde yapın. Aracınıza takılı bisiklet taşıyıcıları ve benzeri aparatların ağırlık ve rüzgâr direnci yaratarak yakıt tüketimini artırabileceğini göz ardı etmeyin. Seyahat öncesinde rota planlaması yapın. Gereksiz dur-kalklardan kaçının, trafiğin daha az olduğu güzergâhları tercih edin ve birden fazla işi tek bir yolculukta tamamlayarak yakıt tasarrufu sağlayın. Daha Az Yakıt, Daha Temiz Bir Çevre İçin Şimdi Harekete Geçin</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/04/basit-onlemlerle-yakit-tasarrufu-saglayin_69eba01f9be18_h.jpg</image>
                                <category>HABER</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/basit-onlemlerle-yakit-tasarrufu-saglayin/12101</link>
                <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 20:52:39 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Muğla’nın Ata Tohumları Ülke Toprakları ile Buluşmaya Devam Ediyor</title>
                                    <description>Türkiye’nin en donanımlı ve kapsamlı Yerel Tohum Merkezi’ni Muğla’ya kazandıran Büyükşehir Belediyesi envanterine eklediği 976 ata tohumundan elde edilen yerel tohumları ülke genelinde dağıtmaya devam ediyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:13px; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="text-autospace:ideograph-numeric ideograph-other"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="color:black"><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Türkiye’nin en donanımlı ve kapsamlı Yerel Tohum Merkezi’ni Muğla’ya kazandıran Büyükşehir Belediyesi envanterine eklediği 976 ata tohumundan elde edilen yerel tohumları ülke genelinde dağıtmaya devam ediyor. Büyükşehir Belediyesi 2026 yılında 3 Milyon yerel tohumu dağıtımı gerçekleştirdi. 2026 yılında dağıtılan 3 Milyon yerel tohumla Büyükşehir Belediyesi’nin ülke genelinde bugüne kadar dağıttığı yerel tohum sayısı 25 Milyona ulaştı.</p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="text-autospace:ideograph-numeric ideograph-other"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="color:black"><b><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">25 Milyon Ata Tohumu Dağıtıldı </span></b></span></p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="text-autospace:ideograph-numeric ideograph-other"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="color:black"><b><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">“Yerel Tohum Ulusal Güç”</span></b><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif""> sloganı ile kurulan Muğla Büyükşehir Belediyesi Yerel Tohum Merkezi 4 bin 700 metrekarelik alanda Yerel Tohum Deneme Parselleri, Tıbbi- Aromatik Bitki Parselleri, Eğitim alanları, Distilasyon Tesisi ve 3 adet laboratuvardan oluşuyor. Envanterinde 976 ata tohumu bulunan Yerel Tohum Merkezi’ndeki tohumlar sebze, orman, kaba yem tohumları ve Tıbbi-Aromatik bitki tohumlarından oluşuyor. Yerel Tohum Merkezi’nde kayıt altına alınan tohumlar, doğrulama ekimleri bittikten sonra laboratuvarda analizleri yapılarak her yıl ülke genelinde dağıtılıyor. 2026 yılında yerel tohum merkezindeki ata tohumlarının 106’sından elde edilen 3 milyon tohum Türkiye’nin 81 iline ulaştırıldı. Böylece Büyükşehir Belediyesi’nin bugüne kadar tüm Türkiye’ye dağıttığı ata tohumu sayısı 25 Milyona ulaştı. </p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="text-autospace:ideograph-numeric ideograph-other"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="color:black"><b><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Başkan Aras; “Üreten Köylümüze, Üretmek İsteyen Vatandaşlarımıza Destek Olmaya Devam Edeceğiz”</span></b></span></p>

<p style="margin-top:16px; margin-bottom:13px; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="text-autospace:ideograph-numeric ideograph-other"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="color:black"><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras tarımsal üretimin milli ekonominin temeli olduğunu, üretimin de yerel tohumlar ve üreten köylüye verilen destekle olacağını belirtti. Başkan Aras; “Anadolu’dan Rumeli’ye, Karadeniz’in yaylalarından Akdeniz havzalarına tüm topraklarımızda Muğla’mızdan gönderdiğimiz yerel tohumların filizlenmesi bizleri çok mutlu ediyor. Muğla’mızın bereketli topraklarının hafızası, atalarımızın mirası yerel tohumlarımızı Yerel Tohum Merkezi’mizde çoğaltarak her yıl ülkemizin 81 iline gönderiyoruz. Bu yılda 106 ata tohumumuzdan elde ettiğimiz 3 Milyon tohumun dağıtımını gerçekleştirdik. Üreten köylümüze, üretmek isteyen vatandaşlarımıza destek olmaya, topraklarımızın ata tohumları ile buluşmasına katkı sunmaya devam edeceğiz.”</p>

<p style="margin-top:16px; margin-bottom:13px; text-align:justify"> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/04/muglanin-ata-tohumlari-ulke-topraklari-ile-bulusmaya-devam-ediyor_69eba0e95dead_h.jpg</image>
                                <category>Güncel,HABER</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/muglanin-ata-tohumlari-ulke-topraklari-ile-bulusmaya-devam-ediyor/12102</link>
                <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 19:56:17 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Ahmet Dal’ın Zor Gününde Şehir Yanında</title>
                                    <description>Erzurumspor FK Başkanı Ahmet Dal’ın geçtiğimiz hafta hayatını kaybeden annesi Zuhal Dal için düzenlenen mevlit programı, şehrin ortak vicdanını bir araya getirdi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Erzurumspor FK Başkanı Ahmet Dal’ın geçtiğimiz hafta hayatını kaybeden annesi Zuhal Dal için düzenlenen mevlit programı, şehrin ortak vicdanını bir araya getirdi.</p>

<p>Bugün Ulu Cami’de cuma namazı öncesinde gerçekleştirilen programa, Erzurum Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zafer Aynalı, Erzurum İl Müftüsü Yaşar Çapçı, Erzurumspor FK’nın teknik heyeti, futbolcuları, yönetim kurulu üyeleri ve çok sayıda taraftar katıldı. Şehrin farklı kesimlerinden yoğun katılımın olduğu programda, Başkan Ahmet Dal zor gününde yalnız bırakılmadı.</p>

<p>Okunan mevlit ve edilen dualarla merhume Zuhal Dal için Allah’tan rahmet dilenirken, Dal ailesine başsağlığı dilekleri iletildi. Cami avlusunda oluşan kalabalık, yalnızca bir taziye değil; aynı zamanda Erzurumspor camiasının birlik ve dayanışma ruhunun güçlü bir yansıması oldu.</p>

<p>Bu anlamlı buluşma, Erzurumspor’un sadece bir spor kulübü değil; aynı zamanda ortak değerler etrafında kenetlenen büyük bir aile olduğunu bir kez daha ortaya koydu.</p>
</section>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/04/ahmet-dalin-aci-gununde-erzurumspor-tek-yurek_69ebabb978719_h.jpg</image>
                                <category>HABER</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/ahmet-dalin-zor-gununde-sehir-yaninda/12107</link>
                <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 19:41:12 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Dijital Eczacılık Zirvesi’nin 6.’sı başarıyla gerçekleştirildi</title>
                                    <description>Türkiye’nin en büyük eczacılık organizasyonu olan Dijital Eczacılık Zirvesi’nin 6.’sı başarıyla gerçekleştirildi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin en büyük eczacılık organizasyonu olan Dijital Eczacılık Zirvesi’nin 6.’sı başarıyla gerçekleştirildi.</p>

<p>Konuşmacılar; ilaç, eczacılık ve sağlık alanındaki en güncel bilimsel bilgileri katılımcılara aktardılar. Yanı sıra, eczacılık mesleğinin güncel sorunları, gelecek beklentileri ve talepler dile getirildi.</p>

<p>20.170 kayıtlı eczacının bulunduğu özel bir yazılım sisteminden yapılan yayınların anlık izlenme sayıları ortalama 4.500 olarak gerçekleşti.</p>

<p>6. Dijital Eczacılık Zirvesi; Eczacının Sesi, Farmazi Akademi ve Tüm Eczacılar Derneği tarafından çevrim içi olarak başarıyla gerçekleştirildi. Zirve, Deluxia Palace- Ataşehir (İstanbul) adresinde oluşturulan özel bir stüdyodan canlı yayınla (çevrim içi) gerçekleştirildi.</p>

<p>Stüdyonun yanında tasarlanan oturma ve catering alanıyla gelen konuk ve ziyaretçiler karşılandılar. 6. Dijital Eczacılık Zirvesi’ nde, günde 10 saat, toplamda 30 saat canlı yayında, toplamda 43 oturumda 93 konuşmacı yer aldı.</p>

<p> </p>

<p><b>OTURUMLARDA ÖNDE GELEN İSİMLER YER ALDILAR</b></p>

<p>6. Dijital Eczacılık Zirvesi’ nin açılış konuşmalarını, Zirve Düzenleme Kurulu Başkanı Ecz. Özlem Demir, Tüm Eczacılar Derneği Başkanı Ecz. Ertan Çiftçi, TEB Başkanı Ecz. İrfan Demirci ve Onursal Başkan duayen bilim insanımız Prof. Dr. Ekrem Sezik gerçekleştirdi.</p>

<p>Oturumlarda, meslektaşlarımız, bilim insanlarımız, ilaç sektörümüzün önde gelen isimleri uzmanlık alanlarında en güncel bilgilerle canlı yayınla karşımızda oldular.</p>

<p>TEB Genel Sekreteri Ecz. Taner Ercanlı, Osmaniye Eczacı Odası Başkanı Ecz. Çağatay Karaman, Yozgat Eczacı Odası Başkanı Ecz. Şakir Açıkgöz, TEB önceki Genel Sekreteri Ecz. Ali Erdem, İzmir Eczacı Odası önceki Başkanı Ecz. Tuncay Sayılkan, BERKO İlaç YK Başkanı Ecz. Berat Beran, İLKO İlaç YK Üyesi Mustafa Cem Öncel konuşmacılar arasında yer aldılar.</p>

<p>6. Dijital Eczacılık Zirvesi; Pharmetic Girişimci Eczacılar Derneği Başkanı Ecz. Şule Dilek Yağcı, Etkin Eczacılık Derneği Başkanı Ecz. Erdal Akköse, Pharmatopia Vizyoner Eczacılar Derneği Başkanı Ecz. Akgün Özen ve Majistral Eczacılar Derneği Başkanı Ecz. Ahmet Nezihi Pekcan’ın yer aldığı, Ecz. Özlem Demir’in moderatörlüğünü yaptığı, “Eczacı Dernekleri ile Eczanelere Bakış” başlıklı oturumla tamamlandı.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/04/dijital-eczacilik-zirvesinin-6si-basariyla-gerceklestirildi_69e90883600f5.jpg</image>
                                <category>HABER</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/dijital-eczacilik-zirvesinin-6si-basariyla-gerceklestirildi/12087</link>
                <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 20:41:13 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Erzurum’da “Kanatların İzinde” Turizm Hamlesi</title>
                                    <description>Erzurum uzun yıllardır turizmi karla anlatan bir şehir oldu. Oysa bugün görüyoruz ki bu coğrafya, yalnızca beyaz örtüsüyle değil; doğasıyla, kuşlarıyla da güçlü bir hikâye anlatabilir. Erzurum Turizm Tanıtım ve Kalkınma Derneği Başkanı Ömer Faruk Kızılkaya ve ekibinin ortaya koyduğu bu çaba, sadece bir etkinlik değil; Erzurum’un turizmde yönünü çeşitlendirme iradesidir. Araştırmacı-yazar Ömer Özgödek ve sahaf Nizamettin Korucu gibi isimlerin katkısı ise bu hareketin kültürel boyutunu güçlendiriyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h3>Kuş gözlemciliği etkinliği doğa turizmi için yeni bir kapı araladı</h3>

<p>Erzurum’da doğa temelli turizmin geliştirilmesi adına önemli bir farkındalık etkinliği düzenlendi. Erzurum Turizm Tanıtım ve Kalkınma Derneği ile Erzurum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü iş birliğinde gerçekleştirilen kuş gözlemciliği etkinliği, şehrin turizm vizyonuna yeni bir perspektif kazandırdı.</p>

<ol start="50">
	<li>Turizm Haftası kapsamında Tortum yolu üzerindeki sulak alanda düzenlenen etkinliğe yaklaşık 120 kişi katıldı. Katılımcılar, Erzurum Lisesi önünde bir araya gelerek gözlem alanına hareket etti. Fotoğraf makineleri ve dürbünleriyle göçmen kuşları inceleyen doğaseverler, Erzurum’un sahip olduğu biyolojik çeşitliliği yerinde gözlemleme fırsatı buldu.</li>
</ol>

<p>Etkinliğe; <strong>Erzurum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Yer</strong>, <strong>Erzurum Turizm Tanıtım ve Kalkınma Derneği Başkanı Ömer Faruk Kızılkaya</strong>, dernek yönetim kurulu üyelerinden araştırmacı-yazar Ömer Özgödek, İnşirah Kitabevi’nden sahaf Nizamettin Korucu ve kuş gözlem uzmanı Cemal Sevindi başta olmak üzere çok sayıda doğasever katıldı.</p>

<h3>“Kuşların barınabileceği alanlar yeterli değil”</h3>

<p>Etkinlikte değerlendirmelerde bulunan <strong>Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Cemal Sevindi</strong>, Erzurum’un önemli bir kuş göç rotası üzerinde bulunduğunu belirtti.</p>

<p>2005 yılından bu yana yürüttükleri çalışmalar sonucunda 312 kuş türüne ulaştıklarını ifade eden Sevindi, özellikle Erzurum Ovası’nda kuşların barınabileceği düzenli ve korunaklı alanların yetersiz olduğuna dikkat çekti. Sabah saatlerinde yüz binlerce kuşun bölgedeki sulak alanları kullandığını dile getiren Sevindi, bu potansiyelin doğru planlama ile önemli bir turizm değerine dönüşebileceğini vurguladı.</p>

<h3>“Erzurum’un kanatlarını tanıtmayı hedefliyoruz”</h3>

<p><strong>Erzurum Turizm Tanıtım ve Kalkınma Derneği Başkanı Ömer Faruk Kızılkaya</strong>, Erzurum’un sahip olduğu kuş çeşitliliğine dikkat çekerek yürüttükleri çalışmaların temel amacını anlattı.</p>

<p>Kızılkaya, “Erzurum’un kanatlarını tanıtmayı hedefliyoruz. Bu şehir binlerce yıldır önemli bir göç yolu üzerinde yer alıyor. Bu doğal mirası koruyarak turizme kazandırmak istiyoruz” dedi.</p>

<h3>“Bu zenginliği ön plana çıkaracağız”</h3>

<p><strong>Erzurum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Yer</strong>, Erzurum’un tarih boyunca önemli bir geçiş noktası olduğunu vurguladı.</p>

<p>Yer, “Nasıl ki ticaret kervanları bu topraklardan geçtiyse, göçmen kuşlar da aynı şekilde bu coğrafyayı kullanıyor. Bu zengin kuş çeşitliliğini ön plana çıkararak kuş gözlem turizmini geliştirmeyi hedefliyoruz” dedi.</p>

<h3>Doğa turizmi için yeni bir vizyon</h3>

<p>İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Doğa Koruma ve Milli Parklar yetkilileri ile sivil toplum temsilcilerinin ortaklaşa gerçekleştirdiği etkinlikte; kuş gözlemciliğinin temelleri, sulak alanların önemi ve biyolojik çeşitliliğin korunması gibi konular da katılımcılarla paylaşıldı.</p>

<p>Etkinlik, Erzurum’un sadece kış turizmiyle değil, doğa ve ekoloji temelli turizm alanlarıyla da öne çıkabileceğini bir kez daha ortaya koydu.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/04/post12080_69e7d0490cea8_h.jpg</image>
                                <category>Çevre,HABER</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/erzurumda-kanatlarin-izinde-turizm-hamlesi/12080</link>
                <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 22:24:31 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Sporun Yanında Bir İsim: Başdaş’a Anlamlı Belge</title>
                                    <description>AK Parti Konak İlçe Başkanı Mehmet Sait Baştaş’ın hem sahaya yönelik güçlü mesajları hem de spor alanındaki aktif duruşu, klasik siyaset anlayışının ötesinde bir profil ortaya koyuyor. Sadece seçim odaklı değil, toplumsal alanlara dokunan bir siyaset dili, özellikle yerel düzeyde karşılık buluyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti Konak İlçe Başkanı Mehmet Sait Başdaş, yönetim kurulu üyeleriyle gerçekleştirdiği toplantının ardından sahaya daha güçlü şekilde ineceklerinin mesajını verirken, yalnızca siyasi çalışmalarla değil, sosyal ve sportif alanlardaki duyarlılığıyla da dikkat çekti.</p>

<p> </p>

<p>İlçe binasında yüksek katılımla yapılan toplantıda, önümüzdeki haftanın saha programı detaylı şekilde planlandı. “Yönetim kurulumuzla sahadayız, hedeflerimize kararlıyız” diyen Başdaş, Konak’ta siyasetin merkezine doğrudan vatandaşı koyduklarını vurguladı.</p>

<p> </p>

<p>“Konak’ı geliştirmek, hemşehrilerimizin yanında olmak ve sorunları yerinde tespit etmek için sokak sokak, kapı kapı çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullanan Başdaş, teşkilat olarak sahadan kopmadan ilerleyeceklerini belirtti.</p>

<p> </p>

<p>Hedef 2028 Vurgusu</p>

<p> </p>

<p>Başdaş’ın açıklamalarında öne çıkan en önemli başlıklardan biri ise 2028 ve 2029 hedefleri oldu. “Hedefimiz net: 2028-2029 hedeflerine emin adımlarla ulaşmak” diyen Başdaş, Konak’ta uzun vadeli ve planlı bir siyasi sürecin işaretlerini verdi.</p>

<p> </p>

<p>Sadece Siyaset Değil, Toplumsal Duyarlılık</p>

<p> </p>

<p>Öte yandan Mehmet Sait Başdaş, yalnızca siyasi çalışmalarıyla değil, spor ve gençlik alanındaki destekleriyle de öne çıkıyor. İzmir’de judo sporuna verdiği katkılar dolayısıyla Türkiye Judo Federasyonu tarafından Siyah Kuşak Onur Dan Belgesi ile ödüllendirilen Başdaş, bu anlamlı takdim için teşekkür ederek şu ifadeleri kullandı:</p>

<p> </p>

<p>“İzmir judosuna yaptığımız katkılardan dolayı, Türkiye Judo Federasyonu Başkanı Sezer Huysuz tarafından şahsıma takdim edilen Siyah Kuşak Onur Dan Belgesi için şükranlarımı sunuyorum. Bu anlamlı ödül bizler için büyük bir gurur kaynağıdır. Sporun ve sporcunun yanında olmaya, gençlerimiz için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.”</p>

<p> </p>

<p>Başdaş’ın bu yaklaşımı, gençlerin sporla buluşmasına verdiği önemin de bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/04/sporun-yaninda-bir-isim-basdasa-anlamli-belge_69e7854c22932_h.jpg</image>
                                <category>HABER</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/sporun-yaninda-bir-isim-basdasa-anlamli-belge/12075</link>
                <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 17:07:24 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>TatilBudur’da Festival Heyecanı Başlıyor</title>
                                    <description>Türkiye’nin önde gelen seyahat teknolojisi platformlarından TatilBudur; Türkiye’nin dört bir yanında düzenlenen ve rengarenk manzaralara sahne olan festival turlarıyla baharı kutluyor. Eğlenmek, sosyalleşmek, keyifli vakit geçirmek ve kışın rehavetinden kurtulmak isteyenler için günübirlik ve konaklamalı tur paketleri alternatif ödeme kolaylığı ile misafirlerini bekliyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Uzun süren kış şartlarının ardından herkesin çok özlediği bahar ve güneşli günler, Türkiye’nin her noktasında gerçekleştirilen birbirinden özgün festival ve şenlik organizasyonları ile başlıyor.<strong> </strong>TatilBudur; müzik, gastronomi, sanat ve kültür dolu festivaller ile farklı ilgi alanlarına hitap eden turlar ve esnek ödeme seçenekleri sunuyor.  </p>

<p><strong>20-26 Nisan Alaçatı Ot Festivali</strong></p>

<p>Gastronomi ve kültür tutkunları için favori festivallerden Alaçatı Ot Festivali’nin renkli pazar tezgâhları arasında dolaşırken, taptaze ve aromasıyla büyüleyen yerel otlar ziyaretçilere keyifli anlar yaşatıyor.  Canlı müzik performanslarıyla festivalin enerjisi artarken, Alaçatı sokakları ziyaretçilere hem eğlence hem de keşif dolu unutulmaz anlar sunuyor.</p>

<p><strong>Enginarın Bin bir Çeşidi 1-2-3 Mayıs’ta Urla Festivalinde!</strong></p>

<p>Türkiye'nin en prestijli gastronomi destinasyonlarından biri olan Urla, bu yıl da düzenlediği Enginar Festivali ile eğlence ve coşku dolu bir tatil geçirmek isteyenleri bekliyor. Sağlıklı beslenmede büyük rol oynayan; zeytinyağlısından, ızgarasına birçok pişirme yöntemi ve özel reçete ile farklı tatlara dönüşen "Sakız Enginar" damak zevkine düşkün gurmeleri bu festivalde bir araya getiriyor.</p>

<p><strong>28 Haziran’da Lavanta Festivali </strong><br />
 Göz alıcı mor lavanta tarlalarının arasında yürürken, baharın ferahlatıcı kokusu tüm duyularınızı sarıyor. Turkuaz rengiyle adeta bir cennet gibi parlayan Salda Gölü, doğa tutkunlarına huzurlu anlar yaşatıyor. Tarihi Sagalassos antik kenti ve Pamukkale’nin eşsiz travertenleri ise tarih ve doğa meraklılarını büyülüyor. Bu tur hem fotoğraf tutkunları hem de unutulmaz keşifler arayan gezginler için unutulmaz anlar yaratıyor.</p>

<p><strong>27-28 Haziran</strong> <strong>Muğla Düğün Yemekleri Festivali<br />
 </strong>Muğla düğün yemekleri festivali Muğla’nın geleneksel tatları ve kültürel ritüelleriyle tanışmak ve  eşsiz bir deneyim yaşamak isteyen ziyaretçilerini bekliyor.  Renkli sofralar, yerel lezzetlerin aroması ve sıcak misafirperverliğiyle festival hem damakları hem de kültürel merakları doyuran unutulmaz bir yolculuk sunuyor. </p>

<p><br />
<strong>Ekim’de Edremit Zeytinyağı Tadım Festivali</strong><br />
 “Edremit Zeytinyağı Tadım Festivali” ziyaretçilere sadece enfes lezzetleri tatma fırsatı sunmakla kalmıyor; bölgenin sıcak atmosferini, canlı yerel kültürünü ve eşsiz yöresel lezzetlerini de deneyimleme imkânı tanıyor. Her adımda baharın enerjisini hissettiren festival, gastronomi tutkunları ve doğa severler için unutulmaz bir deneyim vaat ediyor.</p>

<p>TatilBudur’un festival turları, baharın enerjisini hissetmek, yeni tatlar keşfetmek ve rengarenk manzaralarda unutulmaz anlar yaşamak isteyen herkesi Türkiye’nin festival renkleriyle buluşturuyor.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/04/tatilbudurda-festival-heyecani-basliyor_69e67e260ef41.jpg</image>
                                <category>HABER,SEYAHAT</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/tatilbudurda-festival-heyecani-basliyor/12068</link>
                <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 22:25:52 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Ülkemizden Dört Köy Dünya Turizm Sahnesinde</title>
                                    <description>Birleşmiş Milletler Turizm Örgütü tarafından yürütülen “2026 Yılı En İyi Turizm Köyü Programı” kapsamında Türkiye, dört yerleşimle uluslararası turizm sahnesinde yerini alıyor. Çanakkale Adatepe Köyü, İzmir Sığacık Mahallesi, Muğla Eski Datça Mahallesi ve Tunceli Ziyaret Köyü, sahip oldukları özgün kimlik ve sürdürülebilir turizm yaklaşımlarıyla programa aday gösterildi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen süreçte belirlenen adaylar; tarihi mirasın korunması, yerel yaşamın sürdürülebilirliği ve turizmde kalite odaklı gelişim anlayışıyla öne çıkıyor. Türkiye’nin farklı bölgelerini temsil eden bu yerleşimlerin, uluslararası değerlendirme sürecinde güçlü bir konum elde etmesi hedefleniyor.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “Yerel değerlerimizi koruyarak turizmi çeşitlendirme hedefimiz doğrultusunda attığımız adımların uluslararası platformlarda karşılık bulmasından memnuniyet duyuyoruz. Bu adaylıkların, ülkemizin turizmdeki zenginliğini ve özgünlüğünü bir kez daha dünya sahnesine taşıyacağına inanıyorum.”</p>

<p><strong>TÜRKİYE’Yİ TEMSİL EDECEK DÖRT ADAY</strong></p>

<p>Muğla’nın Datça ilçesinde yer alan Eski Datça Mahallesi, tarihi dokusu ve kültürel birikimiyle dikkat çekerken; Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı Adatepe Köyü, özgün mimarisiyle öne çıkıyor. İzmir’in Seferihisar ilçesindeki Sığacık Mahallesi, yerel yaşam kültürü ile turizm dengesini başarıyla yansıtırken; Tunceli’nin Ovacık ilçesinde bulunan Ziyaret Köyü ise doğal yapısı ve kültürel değerleriyle program kapsamında değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>BAŞVURU SÜRECİ TİTİZLİKLE YÜRÜTÜLÜYOR</strong></p>

<p>Başvuru süreci, ilgili kurumların işbirliği ile Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda titizlikle yürütülüyor. Aday yerleşimlerin her biri, sahip oldukları kültürel miras, özgün kimlik ve sürdürülebilir turizm yaklaşımları doğrultusunda kapsamlı bir değerlendirme sürecine hazırlanıyor. Her ülkenin en fazla 8 adayla katılabildiği program kapsamında başvuruların 9 Haziran 2026 tarihine kadar tamamlanması planlanırken, sonuçların 2026 yılının üçüncü çeyreğinde açıklanması bekleniyor. </p>

<p><strong>TÜRKİYE, PROGRAMDA İSTİKRARLI BAŞARIYLA ÖNE ÇIKIYOR </strong></p>

<p>Türkiye, önceki yıllarda da program kapsamında önemli başarılar elde etti. Nevşehir’deki Mustafapaşa ve Sakarya’daki Taraklı 2021 yılında, İzmir’deki Birgi 2022 yılında, yine İzmir’deki Şirince 2023 yılında, Antalya’daki Ormana 2024 yılında “En İyi Turizm Köyü” unvanına layık görülürken; 2025 yılında ise Muğla’daki Akyaka, İzmir’deki Barbaros, Mardin’deki Anıtlı ve Antalya’daki Kale Üçağız bu prestijli listeye adını yazdırdı.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/04/ulkemizden-dort-koy-dunya-turizm-sahnesinde_69e67d7dcebb1_h.jpg</image>
                                <category>HABER,SEYAHAT</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/ulkemizden-dort-koy-dunya-turizm-sahnesinde/12067</link>
                <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 22:22:05 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Kaçkar Turizm Fuarı İkinci Gününde Paneller ve B2B Görüşmelerle Devam Ediyor</title>
                                    <description>Uluslararası Kaçkar Turizm Fuarı yaklaşık 16 ülkeden 150’ye yakın turizm acentasının katılım sağladığı ilk gününde yoğun ilgi gördü. 17 Nisan tarihinde kapılarını ziyaretçilere açan Uluslararası Kaçkar Turizm Fuarı; Rize ve Artvin Valiliklerinin himayelerinde, Rizem Kültür ve Turizm Derneği’nin destekleriyle gerçekleştiriliyor. Uluslararası Kaçkar Turizm Fuarı’nın ikinci günü olan 18 Nisan Cumartesi programı ise yoğun bir içerikle devam edecek. Günün programı şu şekilde planlandı:</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası Kaçkar Turizm Fuarı yaklaşık 16 ülkeden 150’ye yakın turizm acentasının katılım sağladığı ilk gününde yoğun ilgi gördü. 17 Nisan tarihinde kapılarını ziyaretçilere açan Uluslararası Kaçkar Turizm Fuarı; Rize ve Artvin Valiliklerinin himayelerinde, Rizem Kültür ve Turizm Derneği’nin destekleriyle gerçekleştiriliyor. Uluslararası Kaçkar Turizm Fuarı’nın ikinci günü olan 18 Nisan Cumartesi programı ise yoğun bir içerikle devam edecek. Günün programı şu şekilde planlandı:</p>

<ul type="disc">
	<li><strong>10:00</strong> – Panel Oturumu: TGA Bilgilendirme Sunumu<br />
	 Panelistler: Deniz Yimsel (TGA Etkinlik ve Ağırlama Müdür Yardımcısı), Serhan Sarı (TGA Spor Pazarlama Müdürü)</li>
	<li><strong>10:30</strong> – Panel Oturumu: Discover Kaçkar Bilgilendirme Sunumu<br />
	 Panelist: Naciye Ceylan Şensoy (Discover Kaçkar Proje Direktörü)</li>
	<li><strong>11:00</strong> – Randevulu B2B etkinliği (Çadırda, 16:00’ya kadar)</li>
	<li><strong>11:00</strong> – Panel Oturumu: Anadolu’da Yükselen Destinasyonlar, Kültür Turlarının Etkisi<br />
	 Moderatör: Selami Haşimoğlu (Ayder Turizm Genel Müdürü)<br />
	 Panelistler: Salih Coşkun (SSC Tur Yönetim Kurulu Başkanı), Emre Serhat Dönmez (Jolly Tur Kültür Turları Müdürü), Erdal Çeri (Destinasyon Uzmanı ve Danışmanı)</li>
	<li><strong>12:00</strong> – Panel Oturumu: Pazara Hazır Olmak Ne Demek? Yerel İşletmeler İçin Yol Haritası<br />
	 Moderatör: Fikret Yazıcı (Ekonomi Gazetesi Karadeniz Bölge Temsilcisi)<br />
	 Panelistler: Naciye Ceylan Şensoy (Discover Kaçkar Proje Direktörü), Doç. Dr. Elif Acuner (Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Öğretim Üyesi), Halil İbrahim Yılmaz (Ankara Kent Konseyi Başkanı ve Ankara Ticaret Odası Başkan Vekili)</li>
	<li><strong>14:00</strong> – Panel Oturumu: Sürdürülebilir Turizm ve İklim Dostu Yaklaşım<br />
	 Moderatör: Dr. Kürşat Başkan (Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Öğretim Üyesi)<br />
	 Panelistler: Hikmet Haberal (Kastamonu Üniversitesi Öğretim Üyesi), Kadir Yarıcı (Minta Travel İşletme Sahibi), Doç. Dr. Ceyhun Akyol (Artvin Çoruh Üniversitesi Öğretim Görevlisi)</li>
</ul>

<p>Uluslararası Kaçkar Turizm Fuarı, sektör paydaşlarını bir araya getirmeye ve bölgenin turizm potansiyelini ulusal ve uluslararası alanda tanıtmaya ikinci gününde de hız kesmeden devam edecek.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/04/kackar-turizm-fuari-ikinci-gununde-paneller-ve-b2b-gorusmelerle-devam-ediyor_69e5185f2851a_h.jpg</image>
                                <category>HABER,SEYAHAT</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/kackar-turizm-fuari-ikinci-gununde-paneller-ve-b2b-gorusmelerle-devam-ediyor/12060</link>
                <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 20:55:07 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Şiddet haberlerinde ayrıntı ve tekrar, taklit riskini artırıyor!</title>
                                    <description>Son dönemde artan şiddet olaylarının medyada sunuluş biçimine ilişkin önemli uyarılarda bulunan Gazetecilik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Süleyman İrvan, araştırmaların, şiddet olaylarının medya tarafından ayrıntılı, dramatize edilmiş ve sürekli tekrar edilen biçimde sunulmasının bazı kırılgan bireylerde taklit davranışı riskini artırabildiğini gösterdiğine işaret etti.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Süleyman İrvan, son dönemde artan şiddet olaylarının medyada sunuluş biçimine ilişkin önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p><strong>Şiddet haberlerinde ayrıntı taklit riskini artırıyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Süleyman İrvan, araştırmaların, şiddet olaylarının medya tarafından ayrıntılı, dramatize edilmiş ve sürekli tekrar edilen biçimde sunulmasının bazı kırılgan bireylerde taklit davranışı riskini artırabildiğini gösterdiğine işaret ederek, “Özellikle öfke dolu, yalnızlık duygusu, dışlanmışlık duygusu taşıyan kişiler için bu türden ayrıntılı şiddet haberleri tetikleyici etki yapabiliyor. Şiddet olayının haberleştirilmesi sürecinde failin eylemi adım adım anlatıldığında, bu bir ‘yöntem kılavuzu’ gibi algılanabiliyor. Failin isminin, fotoğrafının, kişisel hikayesinin haberde öne çıkarılması, benzer özellikler taşıyan bireylerde ‘tanınma motivasyonu’ oluşturabiliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Haber alma hakkı ile zarar vermeme ilkesi arasında denge şart</strong></p>

<p>Bu türden olumsuz etkiler bağlamında medya etik kodlarında şiddetin haberleştirilme biçimine ilişkin ilkeler bulunduğuna dikkat çeken Prof. Dr. İrvan, “Örneğin Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin Hak ve Sorumluluk Bildirgesine göre, ‘Gazeteci şiddeti özendirici yayın yapmamalıdır.’” diye konuştu. </p>

<p>“Medya haber yaparken toplumun haber alma hakkı ile zarar vermeme ilkesi arasında bir denge kurabilmelidir.” diyen Prof. Dr. İrvan, “Haberi vermeli ama sorumlu biçimde vermelidir. Failin adını, fotoğrafını ve hayat hikâyesini gereksiz biçimde öne çıkarmamalı, saldırganı ve eylemi yüceltici ifadelerden kaçınmalı, yöntem, araç, zamanlama gibi taklit edilebilir detayları vermemeli, sansasyonel betimlemelerden kaçınmalıdır.” ifadesinde bulundu. </p>

<p><strong>Sansasyonel dil toplumsal algıyı şekillendiriyor</strong></p>

<p>Medya dilinde sıkça kullanılan “kan donduran”, “dehşet anları” gibi ifadelerin de yalnızca dikkat çekici olmadığını, aynı zamanda toplumun olayları algılama biçimini şekillendirdiğini söyleyen Prof. Dr. İrvan, “Bu ifadeler risk algısını abartır, toplumda korku ve kaygı yaratır. Özellikle hassas bireylerde çaresizlik duygusunu besler. Çok sık tekrarlandıklarında da toplumda duyarsızlaşmaya neden olabilir. İnsanlar şiddete alışır ve empati duygumuz körelmeye başlar.” şeklinde konuştu.</p>

<p>Bilgi verme sorumluluğu ile toplumsal ruh sağlığını koruma arasında denge kurabilmenin gazeteciliğin en zor ama en temel meselelerinden biri olduğunu kaydeden Prof. Dr. Süleyman İrvan, “Çözüm, bunlardan birinden vazgeçmekten değil, haberi etik ilkeler çerçevesinde oluşturmaktan geçer. Bu da sorumlu gazeteciliğin bir gereğidir. Elbette özellikle dijital medyanın tık odaklı habercilik anlayışı içinde bu önerilerin hayata geçirilmesi hiç kolay değil. Bu noktada iyi gazeteciliği teşvik edecek mekanizmalar bulmamız ve geliştirmemiz gerekiyor.” dedi.    <strong> </strong></p>

<p><strong>Mağdur görüntüleri ikincil travmayı derinleştiriyor</strong></p>

<p>Mağdurlara ait görüntülerin ve özel bilgilerin paylaşılmasının ise “ikincil travma” yarattığını vurgulayan Prof. Dr. İrvan, şöyle devam etti:</p>

<p>“Mağdurlara ait görüntülerin ve özel bilgilerin paylaşılması, yalnızca olayın kendisiyle sınırlı bir etki yaratmaz, ikincil travma dediğimiz dolaylı travmaya ve kalıcı sonuçlara yol açabilir. Aileler açısından, yakınını kaybetmiş ya da zarar görmüş kişiler için, görüntülerin tekrar tekrar yayınlanması saldırı anını zihinde sürekli yeniden canlandırır<strong>. </strong>Ailelerde kontrol kaybı ve öfke duygusu yaratır. Acıları kalıcılaştırır. Toplum da yoğum ve dramatik görüntülere maruz kaldıkça bundan olumsuz biçimde etkilenebilir. Tehdit algısının büyütür ve hiçbirimiz güvende değiliz duygusunu yaygınlaştırır.”</p>

<p><strong>Saldırganın hikâyesi kahramanlaştırma riskini artırıyor</strong></p>

<p>Saldırganın hayat hikâyesine odaklanan haber dilinin dolaylı bir “kahramanlaştırma” riski taşıdığına dikkat çeken Prof. Dr. İrvan, “Medya neyi uzun uzun anlatırsa, okur/izleyici onu önemli saymaya başlar. Medyanın böyle bir gücü olduğunun farkında olmamız gerekiyor. Saldırganın çocukluğuna, travmalarına, aile yaşantısına odaklanıldığında, toplumda bu kişi incelenmeye değer duygusu oluşur. Ayrıca, saldırganın kendisine benzeyen akranları arasında özdeşleşme hissi oluşturur, o da benim gibiymiş, ben de yapabilirim duygusuna yol açabilir. Medya, bu türden saldırılarda odağına saldırganı değil, mağdurları ve çözüm yollarını almalıdır.” diye konuştu.  </p>

<p><strong>Kontrolsüz paylaşımlar risk oluşturuyor…</strong></p>

<p>Sosyal medyada kontrolsüz biçimde yayılan görüntülerin de ciddi riskler barındırdığını belirten Prof. Dr.  İrvan, “Bu konu sadece gazetecileri değil, her biri bir ‘mikro-yayıncı’ haline gelen tüm sosyal medya kullanıcılarını ilgilendiriyor. Olay anına ait görüntülerin sosyal medyada kontrolsüz biçimde paylaşımına sıkça tanık oluyoruz. Bazıları bunu farkında olmadan yapıyor bazıları da beğeni almak, takipçi kazanmak için yapıyor. Ancak her sosyal medya kullanıcısının sorumlu birer yayıncı gibi hareket etmesi ve öncelikle doğrulanmamış bilgileri paylaşmaktan kaçınması gerekir. İkinci olarak, saldırı anını gösteren görüntülerin de paylaşılmaması gerekir çünkü b türden paylaşımlar öğretici olabilir ve taklit saldırılara yol açabilir.” ifadesinde bulundu.</p>

<p><strong>Önleyici ve çözüm odaklı gazetecilik öne çıkıyor</strong></p>

<p>Medyanın yalnızca şiddeti aktaran değil, aynı zamanda çözüm üreten bir rol üstlenmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Süleyman İrvan, şunları kaydetti:</p>

<p>“Bu konu önleyici gazetecilik ve çözüm gazeteciliği olarak adlandırılan iki önemli gazetecilik yaklaşımını gündeme getiriyor. Önleyici gazetecilik, toplumsal sorunları kriz aşamasına gelmeden önce görünür kılmayı amaçlayan bir habercilik anlayışıdır. Bu yaklaşımda medya, yalnızca gerçekleşmiş olayları aktaran bir mecra değil, potansiyel riskleri erken aşamada tespit eden ve kamuoyunu uyaran bir işlev üstlenir. Ancak burada önemli bir soru ortaya çıkar: Geleneksel olarak “olay olduktan sonra haber yapma” refleksi üzerine kurulu bir medya düzeninde, gerçekten önleyici bir gazetecilik ne kadar mümkün olabilir? Bu soru, sadece gazetecilik pratiğini değil, aynı zamanda medya kurumlarının yapısını ve habercilik önceliklerini de tartışmayı gerektirir. İkinci olarak, çözüm gazeteciliği yaklaşımı, haberin odağını sorunların aktarımından çıkararak çözüm yollarına ve iyi uygulama örneklerine genişleten bir yaklaşımı ifade eder. Bu anlayışa göre gazetecilik, sadece “ne oldu?” sorusunu değil, aynı zamanda “bu sorun nasıl çözülebilir?” sorusunu da görünür kılmalıdır. Özellikle şiddet haberleri bağlamında bu yaklaşım, yalnızca olayın kendisine odaklanmak yerine, uzman görüşlerine, önleyici politikalara, uluslararası deneyimlere ve uygulanabilir çözüm önerilerine yer verilmesini önerir.”</p>

<p><strong>Yasakçı yaklaşımlar kalıcı çözüm üretmiyor</strong></p>

<p>Şiddet olaylarının ardından sıkça gündeme gelen yasakçı yaklaşımların kalıcı çözüm üretmediğini dile getiren Prof. Dr. İrvan, “Son olarak şunu eklemek isterim. Ülkemizde ne zaman bir terör saldırısı olsa genelde ilk akla gelen çözüm, sosyal medyaya girişi kısıtlayalım, oyunları yasaklayalım şeklinde oluyor. Ancak bu türden çözümlerin çare olmadığını da görüyoruz. Yapmamız gereken, sorumlu gazetecilik pratiklerini teşvik etmek, sosyal medyanın sorumlu kullanımına ilişkin sosyal medya okuryazarlığını yaygınlaştırmak, şiddet üreten koşulların ortadan kaldırılması için çaba harcamaktır.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/04/siddet-haberlerinde-ayrinti-ve-tekrar-taklit-riskini-artiriyor_69e290298a792_h.jpg</image>
                                <category>Eğitim,HABER</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/siddet-haberlerinde-ayrinti-ve-tekrar-taklit-riskini-artiriyor/12052</link>
                <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 22:52:41 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Deniz Feneri Derneği&#039;nden Küresel Kurban Seferberliği</title>
                                    <description>İnsani yardım alanında 30 yıllık köklü tecrübesiyle faaliyetlerini sürdüren Deniz Feneri Derneği, 2026 yılı Kurban organizasyonu için hazırlıklarını tamamladı. Gazze ve Türkiye başta olmak üzere 20’den fazla ülkede eş zamanlı olarak gerçekleştirilecek organizasyon öncesinde dernek, kamuoyunun katılımını merkeze alan dikkat çekici bir slogan çalışması başlattı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>İnsani yardım alanında 30 yıllık köklü tecrübesiyle faaliyetlerini sürdüren Deniz Feneri Derneği, 2026 yılı Kurban organizasyonu için hazırlıklarını tamamladı. Gazze ve Türkiye başta olmak üzere 20’den fazla ülkede eş zamanlı olarak gerçekleştirilecek organizasyon öncesinde dernek, kamuoyunun katılımını merkeze alan dikkat çekici bir slogan çalışması başlattı.</p>

<p>“<b>İyiliğin Adını Sen Koy</b>” başlığıyla duyurulan kampanya kapsamında katılımcılar, 2026 yılı Kurban organizasyonunun sloganını belirlemek üzere önerilerini paylaşabilecek. Değerlendirme sonucunda seçilecek sloganın sahibi ise kurban dönemi sonrasında derneğin yurt dışı projelerinde <b>“İyilik Elçisi”</b> olarak misafir edilecek.</p>

<h2><b><b>Gazze ve Türkiye Merkezli Operasyon Planı</b></b></h2>

<p>Deniz Feneri Derneği, bu yılki kurban organizasyonunu ağırlıklı olarak Gazze, Türkiye ve Afrika ekseninde yapılandırdı. Gazze’deki mevcut insani koşullar göz önünde bulundurularak, yardımların hızlı ve güvenli şekilde ulaştırılması amacıyla bölgedeki partner kuruluşlarla özel bir tedarik ve dağıtım ağı oluşturuldu.</p>

<p>Türkiye genelinde ve dünyanın farklı coğrafyalarında yürütülecek kesim ve dağıtım süreçleri, sahada görev yapan profesyonel ekipler tarafından titizlikle koordine edilecek.</p>

<h2><b><b>Şeffaflık ve Dijital Takip Süreci</b></b></h2>

<p>Organizasyon kapsamında bağışçı güveni ön planda tutulurken, kesimi gerçekleştirilen kurbanlara ait videolar aynı hafta içerisinde bağışçılara dijital kanallar aracılığıyla ulaştırılacak.</p>

<p>Ayrıca tüm süreç, gelişmiş dijital takip altyapısı sayesinde anlık olarak izlenebilecek ve düzenli olarak raporlanacak.</p>

<h2><b><b>“İyilik Elçisi” Olma Fırsatı</b></b></h2>

<p>Slogan yarışmasıyla yalnızca bir ifade değil, aynı zamanda bir iyilik hikâyesi aranıyor. Seçilecek sloganın sahibi, kurban organizasyonu sonrasında gerçekleştirilecek açılış programları veya kalıcı yardım projelerine katılmak üzere yurt dışına davet edilecek.</p>

<p>Bu özel deneyimle birlikte katılımcı, Deniz Feneri’nin saha çalışmalarını yerinde gözlemleme imkânı bulacak ve <b>“İyilik Elçisi”</b> unvanıyla projelere eşlik edecek.</p>

<h2><b><b>Uluslararası Standartlarda Organizasyon</b></b></h2>

<p>Dernek yetkilileri, yurt içi ve yurt dışındaki tüm kurban kesimlerinin uluslararası insani yardım standartlarına ve hijyen kurallarına uygun şekilde gerçekleştirileceğini belirtti.</p>

<p>20’yi aşkın ülkede yürütülecek bu geniş kapsamlı organizasyon, güçlü lojistik altyapı ve saha tecrübesiyle ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacak.</p>

<h2><b><b>Başvurular 20 Nisan’a Kadar Devam Ediyor</b></b></h2>

<p>Slogan yarışmasına katılmak ve kurban sonrası saha çalışmalarına dahil olmak isteyenler için başvurular devam ediyor.</p>

<p>Başvurular sosyal medya platformları üzerinden alınırken, son tarih <b>20 Nisan Pazartesi</b> olarak açıklandı.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/04/deniz-feneri-derneginden-kuresel-kurban-seferberligi_69e28ea18914f.jpg</image>
                                <category>Dünya,HABER</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/deniz-feneri-derneginden-kuresel-kurban-seferberligi/12049</link>
                <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 22:47:36 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Kaçkar Turizm Fuarı kapılarını açmaya hazırlanıyor</title>
                                    <description>Doğu Karadeniz’in eşsiz doğasını, köklü kültürel mirasını ve stratejik turizm potansiyelini uluslararası vitrine taşımayı hedefleyen Kaçkar Turizm Fuarı için sayılı günler kaldı. Rize ve Artvin Valiliklerinin himayesinde, Rizem Kültür ve Turizm Derneği’nin destekleriyle hayata geçirilen dev organizasyon, 17-18 Nisan 2026 tarihlerinde Rize Merkez Çay Çarşısı Etkinlik Alanı’nda kapılarını açacak.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Doğu Karadeniz’in eşsiz doğasını, köklü kültürel mirasını ve stratejik turizm potansiyelini uluslararası vitrine taşımayı hedefleyen Kaçkar Turizm Fuarı için sayılı günler kaldı. Rize ve Artvin Valiliklerinin himayesinde, Rizem Kültür ve Turizm Derneği’nin destekleriyle hayata geçirilen dev organizasyon, 17-18 Nisan 2026 tarihlerinde Rize Merkez Çay Çarşısı Etkinlik Alanı’nda kapılarını açacak.</p>

<p><strong>“Discover Kaçkar” Stratejisi ile Sürdürülebilir Turizm Hamlesi</strong></p>

<p>Fuar, bölgenin turizm değerlerini tespit ederek etkin bir şekilde tanıtmayı amaçlayan “Discover Kaçkar” stratejisinin en önemli ayağını oluşturuyor. Sadece bir tanıtım etkinliği olmanın ötesinde; doğa, kültür ve gastronomi turizmine odaklanan fuar, sektör paydaşları arasında güçlü bir iş birliği kültürü inşa etmeyi hedefliyor. İki gün sürecek etkinlik programında; sürdürülebilir turizm temalı paneller, spor turizmi tanıtımları ve bölgenin ruhunu yansıtan etkinlik sokakları ziyaretçilerle buluşacak.</p>

<p><strong>Dev Katılım ve B2B Görüşmelerle Ekonomik Kalkınma</strong></p>

<p>Bölge ekonomisine ve turizmdeki dönüşüm sürecine doğrudan katkı sağlaması beklenen fuarda, 150 katılımcı firma stant açacak. Organizasyon kapsamında; 200’den fazla yabancı, 500’ün üzerinde yerli seyahat acentesi ile 1000’i aşkın turizm profesyonelinin bir araya gelmesi bekleniyor. Ayrıca planlanan 450 B2B iş görüşmesi ile yatırımcıların dikkati Doğu Karadeniz’e çekilerek kalıcı ticari ortaklıkların temeli atılacak.</p>

<p><strong>Tanıtım Turları ile Yerinde Deneyim</strong></p>

<p>Fuarın en dikkat çekici bölümlerinden biri olan “Famtrip” programı kapsamında, 264 yerli ve yabancı sektör temsilcisi Rize ve Artvin’in en önemli turizm destinasyonlarını yerinde inceleme fırsatı bulacak. Toplamda 3.000’in üzerinde bireysel katılımın öngörüldüğü organizasyon, görkemli bir gala programı ve tanıtım etkinlikleriyle turizm dünyasına damga vuracak.</p>

<p><strong>Başvurular İçin Son Gün 16 Nisan</strong></p>

<p>Turizm sektörünün tüm bileşenlerini bir araya getirecek olan Kaçkar Turizm Fuarı’na katılım sağlamak isteyenler, 16 Nisan 2026 tarihine kadar <a href="https://www.google.com/search?q=https://www.kackarturizm.com" target="_blank">www.kackarturizm.com</a> <wbr />adresi üzerinden ziyaretçi kartı girişi için başvurabilirler. Doğu Karadeniz’in yeni turizm hikayesine ortak olmak isteyen tüm profesyoneller ve ziyaretçiler, 17-18 Nisan tarihlerinde Rize’ye davet ediliyor.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/04/kackar-turizm-fuari-kapilarini-acmaya-hazirlaniyor_69dfe7ad2f6fc_h.jpg</image>
                                <category>HABER,SEYAHAT</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/kackar-turizm-fuari-kapilarini-acmaya-hazirlaniyor/12033</link>
                <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 22:29:16 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Şef Mehmet Yalçınkaya öğrencilerle buluştu:  ‘Ateşten geçmeden şef olunmaz’</title>
                                    <description>İstanbul Bilgi Üniversitesi gastronomi kulübü Bi’Gastro’nun Mutlu Makarna işbirliğiyle düzenlediği etkinlikte ünlü şef Mehmet Yalçınkaya, santralistanbul Kampüsü’nde öğrencilerle buluştu. Mutfağın yemek kadar insanı da pişirdiğini belirten Yalçınkaya, “Ateşten geçmeden şef olunamaz. İyi pişin, yoğrulun ve tecrübelenin. Bu çok değerli bir süreçtir” dedi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Bilgi Üniversitesi gastronomi kulübü Bi’Gastro, Mutlu Makarna işbirliğiyle gerçekleştirdiği etkinlikte ünlü şef Mehmet Yalçınkaya’yı <strong>santral</strong>istanbul Kampüsü’nde ağırladı. Öğrencilerle bir araya gelen Yalçınkaya, gastronominin dönüşümü ve şeflik yolculuğuna dair deneyimlerini paylaştı.</p>

<p> </p>

<p>Etkinliğin açılışında söz alan Mutlu Makarna Pazarlama Müdürü Seçil Çelik, markanın köklü geçmişini, sürdürülebilir üretim anlayışını ve global başarı hikayesini öğrencilerle paylaştı. Çelik, “Sürdürülebilirliği işimizin merkezine alarak yüksek kaliteli ve erişilebilir ürünü 100’ün üzerinde ülkeye ulaştırıyoruz. Türkiye'de yerli sermayeli en büyük makarna üreticisiyiz, dünyada ise beşinci sıradayız” dedi.</p>

<p> </p>

<p><strong>‘Sağlıklı bir toplumda insanların iyi beslenmesi gerekir’</strong></p>

<p><strong> </strong></p>

<p>Şef Mehmet Yalçınkaya, konuşmasına gastronomi alanının geçmişten bugüne geçirdiği dönüşüme değinerek başladı. Gastronomi alanının geçmişte küçümsenmesine rağmen, günümüzde sağlıklı bir beslenme kültürünün oluşmasında önemli bir rol üstlendiğine dikkat çeken Yalçınkaya, “Dünya şu anda obeziteyle mücadele ediyor; sağlıklı bir beslenme kültürünün oluşması için bilimsel veriler var ancak bunları uygulayabilecek insanlara ihtiyaç var. Yalnızca iyi aşçılar yetiştirmek yeterli değildir; sağlıklı ve güçlü bir toplum inşa edebilmek için insanların doğru ve iyi beslenmesi gerekir” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Türkiye’de bir hanede en fazla 60 çeşit yemek piştiğini belirten Yalçınkaya, “Çok üşengeciz. Bunun malzemeyle de alakası yok.  Maalesef soframızda otomatiğe bağlanmış bir menü var. Bu menü de aslında biraz önyargılarla şekilleniyor” diye konuştu.</p>

<p><strong>Mehmet Şef genç şef adaylarına tavsiyelerde bulundu</strong></p>

<p><strong> </strong></p>

<p>Aşçılık mesleğiyle ilgili gençlere tavsiyelerde bulunan Yalçınkaya, “Yapamazsın diyenlere inat, hayal kuracaksınız ancak bu hayallerin ayakları yere basmalı ve mantıklı olmalı. Çılgınlık ile mantıksızlığı birbirine karıştırmamak gerekir; bunlar birbirinden çok farklı şeylerdir.” dedi.</p>

<p> </p>

<p>Mesleki gelişimde disiplin ve deneyimin önemini vurgulayan Yalçınkaya, “Mutfak sadece yemek yapılan bir yer değildir; insanı da pişirir, karakterini törpüler ve şekillendirir. Yemekle birlikte pişersiniz. Ateşten geçmeden şef olunamaz; iyi pişmez ve işinizde iyi olmazsanız her zaman yarım kalırsınız. İyi pişin, yoğrulun ve tecrübelenin; bu çok değerli bir süreçtir. Bu işe emek verirken size emek verenleri de unutmayın. Bu süreçte egolarımızdan arınırız; egodan arınmanın en önemli sebebi ise ustaya duyulan saygıdır” dedi.</p>

<p> </p>

<p><strong>‘Kendi mutfağını bilmeyen, farklı kültürlerin yemeklerine adapte olamaz’</strong></p>

<p> </p>

<p>Gastronomide yalnızca ticari kaygıların değil, aynı zamanda misyon ve hikayenin önemine vurgu yapan Yalçınkaya, “Bir restoran açarken ticari taraf elbette önemli ancak asıl önemli olan bir hikayenizin ve misyonunuzun olmasıdır; ben Türk mutfağının bir misyoneriyim. Kendi mutfağımızın ürünlerinin kalitesini, standardını ve değerini korumak ve anlatmak zorundayız. Kendi mutfağınızı her yerde temsil edin; donanımlı olun ve hikayelerimizi öğrenin. Kendi kültüründeki yemekleri bilmeyen ve öğrenmeyen biri, farklı kültürlerdeki yemeklere adapte olamaz.” dedi.</p>

<p> </p>

<p><strong>İstanbul Bilgi Üniversitesi Hakkında: </strong></p>

<p>İstanbul Bilgi Üniversitesi, 1996 yılında “Okul için değil, yaşam için öğrenmeli” mottosuyla Türkiye’de üniversite yaşamına yeni bir soluk getirmek amacıyla kurulmuştur. Bugün 20.000'in üzerinde öğrencisi ve 70.000’i aşkın mezunu bulunmaktadır. İstanbul Bilgi Üniversitesi, Hukuk, İletişim, İşletme, Mimarlık, Mühendislik ve Doğa Bilimleri, Uygulamalı Bilimler, Sağlık Bilimleri ile Sosyal ve Beşerî Bilimler fakültelerinin yanı sıra Bilişim Teknolojisi Yüksekokulu, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu, Meslek Yüksekokulu, Lisansüstü Programlar Enstitüsü, Avrupa Birliği Enstitüsü ve Bilişim ve Teknoloji Hukuku Enstitüsü çatısı altında 150’yi aşkın önlisans, lisans ve lisansüstü program sunmaktadır. Üniversitenin İstanbul’un merkezinde, <strong>santral</strong>istanbul, Dolapdere ve Kuştepe olmak üzere üç kampüsü bulunmaktadır. İstanbul Bilgi Üniversitesi hakkında ayrıntılı bilgiye <a href="http://www.bilgi.edu.tr/" target="_blank">www.bilgi.edu.tr</a> adresinden ulaşılabilir.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/04/sef-mehmet-yalcinkaya-ogrencilerle-bulustu-atesten-gecmeden-sef-olunmaz_69dd445c87539_h.jpg</image>
                                <category>Eğitim,HABER</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/sef-mehmet-yalcinkaya-ogrencilerle-bulustu-atesten-gecmeden-sef-olunmaz/12019</link>
                <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 22:28:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>İstanbul Çekmeköy&#039;de EGE Rüzgarı Esti</title>
                                    <description>İstanbul Çekmeköy’de düzenlenen konserde şarkıcı Ege katılımcılara müzik ziyafeti yaşattı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">İstanbul Çekmeköy’de düzenlenen konserde şarkıcı Ege katılımcılara müzik ziyafeti yaşattı. </span></p>

<h2 style="margin-top:11px; margin-bottom:5px"><span style="font-size:16pt"><span style="background:white"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Calibri Light&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#2f5496"><span style="font-weight:normal"><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black">Çekmeköy'de sanatsal faaliyetlere yoğun katılım dikkat çekiyor.  Konser, söyleşi ve tiyatro gösterileri halkın yoğun ilgisi dikkat çekerken zaman zaman salonlara sığmayan vatandaşlar, konser, söyleşi ve tiyatroları ayakta izlemek zorunda kaldıkları görüntülere yansıyor.</h2>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black">Turgut Özal Kültür Merkezi'nde sahne alan sevilen sanatçı Ege, sahnede sergilediği performans ve hafızalara kazınan şarkılarıyla, Çekmeköy’de unutulmaz bir gece hafızalarda yer alacak </p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black">Müzikseverlerin yoğun ilgi gösterdiği konserde, birlikte söylenen şarkılar ve coşkulu anlar renkli görüntülerin oluşmasına neden olurken geceye unutulmaz bir damga vurdu. </p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black">Sanatın ritmiyle bir araya gelinen bu özel gecede, Çekmeköy bir müzik dolu günle buluştu. </p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black">Nurcan Kırcalı</p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"> </span></p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/04/istanbul-cekmekoyde-ege-ruzgari-esti_69dbc14d2c2a3.webp</image>
                                <category>HABER</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/istanbul-cekmekoyde-ege-ruzgari-esti/12008</link>
                <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 18:58:00 +0300</pubDate>
            </item>
            </channel>
</rss>
