<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/">
    <channel>
        <title>Şehri Söz/ Türkiye haberleri - HABER</title>
        <description>Ege Gazeteleri, Erzurum Gazeteleri, son dakika, yerel haber</description>
        <link>https://sehrisoz.com</link>
        <language>tr</language>
        <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 13:10:00 +0300</pubDate>
                                <item>
                <title>Şef Mehmet Yalçınkaya öğrencilerle buluştu:  ‘Ateşten geçmeden şef olunmaz’</title>
                                    <description>İstanbul Bilgi Üniversitesi gastronomi kulübü Bi’Gastro’nun Mutlu Makarna işbirliğiyle düzenlediği etkinlikte ünlü şef Mehmet Yalçınkaya, santralistanbul Kampüsü’nde öğrencilerle buluştu. Mutfağın yemek kadar insanı da pişirdiğini belirten Yalçınkaya, “Ateşten geçmeden şef olunamaz. İyi pişin, yoğrulun ve tecrübelenin. Bu çok değerli bir süreçtir” dedi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Bilgi Üniversitesi gastronomi kulübü Bi’Gastro, Mutlu Makarna işbirliğiyle gerçekleştirdiği etkinlikte ünlü şef Mehmet Yalçınkaya’yı <strong>santral</strong>istanbul Kampüsü’nde ağırladı. Öğrencilerle bir araya gelen Yalçınkaya, gastronominin dönüşümü ve şeflik yolculuğuna dair deneyimlerini paylaştı.</p>

<p> </p>

<p>Etkinliğin açılışında söz alan Mutlu Makarna Pazarlama Müdürü Seçil Çelik, markanın köklü geçmişini, sürdürülebilir üretim anlayışını ve global başarı hikayesini öğrencilerle paylaştı. Çelik, “Sürdürülebilirliği işimizin merkezine alarak yüksek kaliteli ve erişilebilir ürünü 100’ün üzerinde ülkeye ulaştırıyoruz. Türkiye'de yerli sermayeli en büyük makarna üreticisiyiz, dünyada ise beşinci sıradayız” dedi.</p>

<p> </p>

<p><strong>‘Sağlıklı bir toplumda insanların iyi beslenmesi gerekir’</strong></p>

<p><strong> </strong></p>

<p>Şef Mehmet Yalçınkaya, konuşmasına gastronomi alanının geçmişten bugüne geçirdiği dönüşüme değinerek başladı. Gastronomi alanının geçmişte küçümsenmesine rağmen, günümüzde sağlıklı bir beslenme kültürünün oluşmasında önemli bir rol üstlendiğine dikkat çeken Yalçınkaya, “Dünya şu anda obeziteyle mücadele ediyor; sağlıklı bir beslenme kültürünün oluşması için bilimsel veriler var ancak bunları uygulayabilecek insanlara ihtiyaç var. Yalnızca iyi aşçılar yetiştirmek yeterli değildir; sağlıklı ve güçlü bir toplum inşa edebilmek için insanların doğru ve iyi beslenmesi gerekir” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Türkiye’de bir hanede en fazla 60 çeşit yemek piştiğini belirten Yalçınkaya, “Çok üşengeciz. Bunun malzemeyle de alakası yok.  Maalesef soframızda otomatiğe bağlanmış bir menü var. Bu menü de aslında biraz önyargılarla şekilleniyor” diye konuştu.</p>

<p><strong>Mehmet Şef genç şef adaylarına tavsiyelerde bulundu</strong></p>

<p><strong> </strong></p>

<p>Aşçılık mesleğiyle ilgili gençlere tavsiyelerde bulunan Yalçınkaya, “Yapamazsın diyenlere inat, hayal kuracaksınız ancak bu hayallerin ayakları yere basmalı ve mantıklı olmalı. Çılgınlık ile mantıksızlığı birbirine karıştırmamak gerekir; bunlar birbirinden çok farklı şeylerdir.” dedi.</p>

<p> </p>

<p>Mesleki gelişimde disiplin ve deneyimin önemini vurgulayan Yalçınkaya, “Mutfak sadece yemek yapılan bir yer değildir; insanı da pişirir, karakterini törpüler ve şekillendirir. Yemekle birlikte pişersiniz. Ateşten geçmeden şef olunamaz; iyi pişmez ve işinizde iyi olmazsanız her zaman yarım kalırsınız. İyi pişin, yoğrulun ve tecrübelenin; bu çok değerli bir süreçtir. Bu işe emek verirken size emek verenleri de unutmayın. Bu süreçte egolarımızdan arınırız; egodan arınmanın en önemli sebebi ise ustaya duyulan saygıdır” dedi.</p>

<p> </p>

<p><strong>‘Kendi mutfağını bilmeyen, farklı kültürlerin yemeklerine adapte olamaz’</strong></p>

<p> </p>

<p>Gastronomide yalnızca ticari kaygıların değil, aynı zamanda misyon ve hikayenin önemine vurgu yapan Yalçınkaya, “Bir restoran açarken ticari taraf elbette önemli ancak asıl önemli olan bir hikayenizin ve misyonunuzun olmasıdır; ben Türk mutfağının bir misyoneriyim. Kendi mutfağımızın ürünlerinin kalitesini, standardını ve değerini korumak ve anlatmak zorundayız. Kendi mutfağınızı her yerde temsil edin; donanımlı olun ve hikayelerimizi öğrenin. Kendi kültüründeki yemekleri bilmeyen ve öğrenmeyen biri, farklı kültürlerdeki yemeklere adapte olamaz.” dedi.</p>

<p> </p>

<p><strong>İstanbul Bilgi Üniversitesi Hakkında: </strong></p>

<p>İstanbul Bilgi Üniversitesi, 1996 yılında “Okul için değil, yaşam için öğrenmeli” mottosuyla Türkiye’de üniversite yaşamına yeni bir soluk getirmek amacıyla kurulmuştur. Bugün 20.000'in üzerinde öğrencisi ve 70.000’i aşkın mezunu bulunmaktadır. İstanbul Bilgi Üniversitesi, Hukuk, İletişim, İşletme, Mimarlık, Mühendislik ve Doğa Bilimleri, Uygulamalı Bilimler, Sağlık Bilimleri ile Sosyal ve Beşerî Bilimler fakültelerinin yanı sıra Bilişim Teknolojisi Yüksekokulu, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu, Meslek Yüksekokulu, Lisansüstü Programlar Enstitüsü, Avrupa Birliği Enstitüsü ve Bilişim ve Teknoloji Hukuku Enstitüsü çatısı altında 150’yi aşkın önlisans, lisans ve lisansüstü program sunmaktadır. Üniversitenin İstanbul’un merkezinde, <strong>santral</strong>istanbul, Dolapdere ve Kuştepe olmak üzere üç kampüsü bulunmaktadır. İstanbul Bilgi Üniversitesi hakkında ayrıntılı bilgiye <a href="http://www.bilgi.edu.tr/" target="_blank">www.bilgi.edu.tr</a> adresinden ulaşılabilir.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/04/sef-mehmet-yalcinkaya-ogrencilerle-bulustu-atesten-gecmeden-sef-olunmaz_69dd445c87539_h.jpg</image>
                                <category>HABER,Eğitim</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/sef-mehmet-yalcinkaya-ogrencilerle-bulustu-atesten-gecmeden-sef-olunmaz/12019</link>
                <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 22:28:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>İstanbul Çekmeköy&#039;de EGE Rüzgarı Esti</title>
                                    <description>İstanbul Çekmeköy’de düzenlenen konserde şarkıcı Ege katılımcılara müzik ziyafeti yaşattı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">İstanbul Çekmeköy’de düzenlenen konserde şarkıcı Ege katılımcılara müzik ziyafeti yaşattı. </span></p>

<h2 style="margin-top:11px; margin-bottom:5px"><span style="font-size:16pt"><span style="background:white"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Calibri Light&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#2f5496"><span style="font-weight:normal"><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black">Çekmeköy'de sanatsal faaliyetlere yoğun katılım dikkat çekiyor.  Konser, söyleşi ve tiyatro gösterileri halkın yoğun ilgisi dikkat çekerken zaman zaman salonlara sığmayan vatandaşlar, konser, söyleşi ve tiyatroları ayakta izlemek zorunda kaldıkları görüntülere yansıyor.</h2>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black">Turgut Özal Kültür Merkezi'nde sahne alan sevilen sanatçı Ege, sahnede sergilediği performans ve hafızalara kazınan şarkılarıyla, Çekmeköy’de unutulmaz bir gece hafızalarda yer alacak </p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black">Müzikseverlerin yoğun ilgi gösterdiği konserde, birlikte söylenen şarkılar ve coşkulu anlar renkli görüntülerin oluşmasına neden olurken geceye unutulmaz bir damga vurdu. </p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black">Sanatın ritmiyle bir araya gelinen bu özel gecede, Çekmeköy bir müzik dolu günle buluştu. </p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black">Nurcan Kırcalı</p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"> </span></p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/04/istanbul-cekmekoyde-ege-ruzgari-esti_69dbc14d2c2a3.webp</image>
                                <category>HABER</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/istanbul-cekmekoyde-ege-ruzgari-esti/12008</link>
                <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 18:58:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Bursa 23. Kitap Fuarı Kapılarını Açtı!</title>
                                    <description>Bursa’nın en önemli kültür buluşmalarından biri olan Bursa 23. Kitap Fuarı, kapılarını ziyaretçilere açtı. Dokuz gün boyunca kitapseverleri yazarlar, yayınevleri ve zengin etkinlik programıyla bir araya getirecek fuar, yoğun ilgiyle başladı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Tüyap Fuarlar Yapım A.Ş. tarafından, Türkiye Yayıncılar Birliği iş birliğinde düzenlenen Bursa 23. Kitap Fuarı, 11-19 Nisan tarihleri arasında her gün 10.00-19.30 saatleri arasında Bursa Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde ziyaretçilerini ağırlayacak.</p>

<p><strong>500’ün üzerinde yazar okurlarla buluşuyor</strong></p>

<p>198 yayınevi, marka ve kurumun katılımıyla, 500’ün üzerinde yazar ve şair okurlarıyla bir araya geliyor. Edebiyat dünyasının farklı kuşaklarından isimlerin yer aldığı fuarda, hem usta kalemler hem de genç yazarlar imza günleri ve söyleşiler aracılığıyla kitapseverlerle buluşuyor. Ziyaretçiler, fuar süresince farklı türlerde eserler üreten yazarlarla birebir temas kurma ve kitaplarını imzalatma imkânı buluyor.</p>

<p><strong>Etkinliklerle dolu kapsamlı program</strong></p>

<p>Fuar kapsamında dokuz gün boyunca 93 farklı etkinlik düzenleniyor. Söyleşiler ve panellerde edebiyat, güncel konular ve farklı disiplinlerden başlıklar ele alınırken, çocuklara yönelik yaratıcı atölyeler ve gençlere özel içerikler de programda yer alıyor. Edebiyat odaklı dinletiler ve çeşitli kültürel etkinliklerle zenginleşen program, ziyaretçilere gün boyu süren çok yönlü bir deneyim sunuyor.</p>

<p>Fuarla ilgili en güncel haberler, konuk yazarlar, ulaşım bilgileri, etkinlikler ve imza günlerine <a href="http://www.bursakitapfuari.com/" target="_blank">www.bursakitapfuari.com</a> sitesinden; facebook/tuyapkitapfuari, twitter/kitapfuari ve instagram/kitapfuari hesaplarından ulaşılabilecek. Ayrıntılı etkinlik programı ve imza günleri listesi fuar web sitesinde bulunan ‘Etkinlik Takvimi’ sekmesinden takip edilebilecek.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/04/bursa-23-kitap-fuari-kapilarini-acti_69da760243029_h.jpg</image>
                                <category>HABER</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/bursa-23-kitap-fuari-kapilarini-acti/11999</link>
                <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 19:29:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Başkan Gödekmerdan’dan Çağrı: “Birlik Olalım, Gücümüzü Yetkiye Dönüştürelim“</title>
                                    <description>Sağlık çalışanlarının hak mücadelesinde aktif rol üstlenen Sağlıkta Hak Sendikası (HAK-SEN), sahadaki çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Sağlıkta HAK-SEN Genel Başkanı ve HAK-SEN Konfederasyonu Bölge Başkanı İlim Gödekmerdan, kamu çalışanlarının sorunlarını yerinde dinlemek amacıyla kapsamlı bir ziyaret süreci başlattıklarını açıkladı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık çalışanlarının hak mücadelesinde aktif rol üstlenen Sağlıkta Hak Sendikası (HAK-SEN), sahadaki çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Sağlıkta HAK-SEN Genel Başkanı ve HAK-SEN Konfederasyonu Bölge Başkanı İlim Gödekmerdan,kamu çalışanlarının sorunlarını yerinde dinlemek amacıyla kapsamlı bir ziyaret süreci başlattıklarını açıkladı.</p>

<p> </p>

<p>“Ziyaret etmediğimiz kamu çalışanı, dinlemediğimiz dert, paylaşılmadık sorun kalmayacak” diyen Gödekmerdan, sendikanın sahaya dayalı çalışma anlayışına dikkat çekti. Kamu çalışanlarının yaşadığı sıkıntıları birebir dinlemeye geldiklerini belirten Gökmerdan, “Tasanızı dinlemeye, kaygınızı anlamaya, sıkıntınızı paylaşmaya geliyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p> </p>

<p>“Bu Yol, Hak Mücadelesinin Yoludur”</p>

<p> </p>

<p>HAK-SEN’in yalnızca bir sendika değil, aynı zamanda bir hak mücadelesi hareketi olduğunu vurgulayan Gödekmerdan, “Bu yol hak mücadelesinin yolu. Bu yol, birlikte kazanacağımız bir geleceğin yolu” dedi. Sendikanın varlığının emek mücadelesine güç kattığını belirten Gökmerdan, “Sağlıkta HAK-SEN varsa emek kazanır, yarınlar aydınlanır” şeklinde konuştu.</p>

<p> </p>

<p>Erzurum Vurgusu ve 11 İş Kolunda Hizmet</p>

<p> </p>

<p>Sendikanın 11 iş kolunda faaliyet gösterdiğini belirten Gödekmerdan, genel merkezin Erzurum’da bulunmasının stratejik bir önem taşıdığına dikkat çekti. Üyelik çalışmalarının hız kesmeden devam ettiğini ifade eden Gödekmerdan , bölgesel gücü daha geniş bir etkiye dönüştürmek istediklerini dile getirdi.</p>

<p> </p>

<p>“Ahlaki Duruştan Taviz Vermedik”</p>

<p> </p>

<p>Sendikacılık anlayışlarında etik ve ilkeli duruşun temel olduğunu belirten Gödekmerdan, “Bugüne kadar asla vazgeçmediğimiz ahlaki bir duruşla varlığımızı sürdürmeye kararlıyız. Eksiklerimiz olabilir, kusurlar insan içindir; ancak bilerek yaptığımız bir yanlışımız olmadı” dedi.</p>

<p> </p>

<p>Yanlışların üzerine kararlılıkla gittiklerini belirterek, yetkili ya da yetkisiz olmanın ötesinde ilkeli sendikacılık anlayışını sürdüreceklerini vurguladı.</p>

<p> </p>

<p>“Destek Olun, Etkiyi Yetkiye Dönüştürelim”</p>

<p> </p>

<p>Kamu çalışanlarına çağrıda bulunan Gödekmerdan,sendikanın etkisini artırmanın ancak güçlü bir destekle mümkün olacağını ifade etti. “Gelin bu etkinin yetkiye dönüşmesini birlikte sağlayalım” diyen Gökmerdan, haksız uygulamalara karşı birlik olunması gerektiğini belirtti.</p>

<p> </p>

<p>Açıklamasında bazı sendikal yapılara da eleştiriler yönelten Gödekmerdan , “Haksız ve kirli stratejilere sessiz kaldıkça neleri kaybedeceğimiz ortadadır. Kendinize inanın, haksızlığa prim vermeyelim” ifadelerini kullandı.</p>

<p> </p>

<p>HAK-SEN, “Umut varsa mücadele var, mücadele varsa zafer yakındır” anlayışıyla sahadaki çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/04/post11993_69d92c7613e00_h.jpg</image>
                                <category>HABER</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/hak-sen-baskani-gokmerdan-sahada-dinlemedigimiz-dert-kalmayacak/11993</link>
                <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 19:58:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Servis Hizmetleri ve Barista Eğitim Programı Tamamlandı</title>
                                    <description>İstanbul Ticaret Odası 17 No.lu Restoran ve Yiyecek İçecek Hizmetleri Meslek Komitesi’nin öncülüğünde, İstanbul Ticaret Odası ve İstanbul Ticaret Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi iş birliğinde hayata geçirilen “Servis Hizmetleri ve Barista Eğitim Programı” kapsamında düzenlenen sertifika töreni geniş bir katılımla gerçekleştirildi. Toplamda üç farklı başlıkta kurgulanan ve ücretsiz olarak sunulan eğitim programını başarıyla tamamlayan 52 kursiyere, İstanbul Ticaret Üniversitesi Eminönü Ahi Çelebi Kampüsü’nde düzenlenen törende sertifikaları verildi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Ticaret Odası 17 No.lu Restoran ve Yiyecek İçecek Hizmetleri Meslek Komitesi’nin öncülüğünde, İstanbul Ticaret Odası ve İstanbul Ticaret Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi iş birliğinde hayata geçirilen “Servis Hizmetleri ve Barista Eğitim Programı” kapsamında düzenlenen sertifika töreni geniş bir katılımla gerçekleştirildi. Toplamda üç farklı başlıkta kurgulanan ve ücretsiz olarak sunulan eğitim programını başarıyla tamamlayan 52 kursiyere, İstanbul Ticaret Üniversitesi Eminönü Ahi Çelebi Kampüsü’nde düzenlenen törende sertifikaları verildi.</p>

<p>Program süresince servis hizmetleri ve barista alanında teorik bilgi ile pratik uygulamayı bir araya getiren kapsamlı bir eğitim süreci yürütülürken, katılımcıların mesleki yetkinliklerini artırmaya yönelik içerikler öne çıktı. Eğitimlerin, yiyecek-içecek sektöründe hizmet kalitesinin yükseltilmesine katkı sağlayacak önemli bir adım olduğu vurgulandı.</p>

<p><strong>Programa İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Sayın Hüseyin Keskin’in yanı sıra İstanbul Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Sayın Dr. İsrafil Kuralay, İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Sayın Prof. Dr. Necip Şimşek, İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Sayın Bahadır Yaşık, 17 No.lu Restoran ve Yiyecek İçecek Hizmetleri Komite Başkanı Sayın Ebru Koralı, Komite Üyeleri Sayın Rouzben Gergeri, Sayın Yücel Özalp, Sayın Süleyman Erdal Eroğlu, Sayın Hüseyin Kömürcüoğlu, üniversitenin akademik ve idari yönetimi ile eğitimi gerçekleştiren eğitmenler katılım sağladı</strong>.</p>

<p>17 No.lu Restoran ve Yiyecek İçecek Hizmetleri Komite Başkanı Sayın Ebru Koralı yaptıkları konuşmada sektörde hizmet kalitesinin belirleyici rolüne dikkat çekerek, “Yiyecek-içecek sektöründe sürdürülebilir başarı, iyi yetişmiş insan kaynağıyla mümkün. Bu nedenle eğitimleri yalnızca bir proje olarak değil, sektörün geleceğine yapılan bir yatırım olarak görüyoruz. Bu programla hem gençlerimizin mesleki donanımını artırmayı hem de işletmelerimizin hizmet standardını yükseltmeyi hedefledik. Sertifika almaya hak kazanan tüm katılımcılarımızı tebrik ediyorum” dedi.</p>

<p>Komite Üyesi Sayın Rouzben Gergeri ise sürecin uzun vadeli ve çok basamaklı bir yapı üzerine kurgulandığının altını çizerek, “Yiyecek-içecek sektöründe kalıcı bir kalite artışı sağlamak istiyorsak, bu süreci planlı ve sürdürülebilir bir yaklaşımla ele almak gerekiyor. Bu anlayışla komite olarak bütçemizi eğitime ayırma kararı aldık. İstanbul Ticaret Odası ve İstanbul Ticaret Üniversitesi ile güçlü bir iş birliği kurarak programlarımızı hazırladık ve bu süreçte dört ayrı eğitim gerçekleştirdik. Amacımız sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını güçlendirmek” dedi.</p>

<p>İstanbul Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Sayın Dr. İsrafil Kuralay ise yaptıkları konuşmada Türk mutfağının dünyanın en değerli mutfaklarından biri olduğuna dikkat çekerek, “Bu zenginliği turizmin önemli bir unsuru olarak dünyaya daha güçlü şekilde tanıtmak istiyoruz. Gastronomik çeşitliliğimizin yanı sıra, hizmet kalitemizi de aynı ölçüde güçlendirerek uluslararası standartlarda bir deneyim sunmayı hedefliyoruz. Sertifika almaya hak kazanan tüm katılımcılarımızı tebrik ediyorum” dedi.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/04/servis-hizmetleri-ve-barista-egitim-programi-tamamlandi_69d7e686acc06_h.jpg</image>
                                <category>HABER</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/servis-hizmetleri-ve-barista-egitim-programi-tamamlandi/11986</link>
                <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 20:47:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Yalnızca restoranları değil, sektörün geleceğini de savunacak yeni bir yapı doğuyor</title>
                                    <description>Tüm Gıda İşletmecileri Derneği (TURGİD), Türk gastronomi ve yeme-içme dünyasının ortak akıl, etik değerler ve sürdürülebilir gelecek ihtiyacına cevap vermek için yola çıkıyor</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de gastronomi ve yeme-içme sektörü son yıllarda yalnızca ekonomik büyüklüğüyle değil; istihdam, kültürel temsil, turizm değeri, yerel üretim ilişkisi ve toplumsal etkisiyle de stratejik bir alan haline geldi. Ancak bu hızlı büyüme, beraberinde çözüm bekleyen çok katmanlı sorunları da taşıdı. Artan maliyet baskıları, nitelikli personel açığı, kayıtlı ve standartlı büyüme ihtiyacı, gıda güvenliği beklentisi, mevzuata uyum yükümlülükleri, fiyat şeffaflığına ilişkin hassasiyetler, tedarik zincirinde yaşanan kırılganlıklar ve sektör içi ortak hareket eksikliği; bugün gastronomi dünyasının en temel açmazları arasında yer alıyor.</p>

<p> </p>

<p>Tam da bu noktada, Tüm Gıda İşletmecileri Derneği (TURGİD), yalnızca bir dernek değil; sektörün dağınık enerjisini ortak akılda buluşturmayı hedefleyen yeni nesil bir mesleki dayanışma ve temsil platformu olarak dikkat çekiyor.</p>

<p> </p>

<p>Gastronomi dünyası bugüne kadar farklı alanlarda önemli sorumluluklar üstlenen sivil yapılarla yol aldı. Yatırımcı, restoran ve gastronomi işletmeleri ölçeğinde önemli temsil görevleri üstlenen yapılar; sektörün sesini kamuoyuna ve karar alıcılara taşıma konusunda kıymetli katkılar sundu. Ancak gelinen aşamada, sektörün yalnızca belli bir segmentini değil; farklı ölçekteki işletmeleri, üretimle teması olan yapıları, yerel girişimleri, çok paydaşlı mutfak ekosistemini ve işletmecilik pratiğini aynı çatı altında daha güçlü biçimde buluşturacak yeni bir yapılanmaya ihtiyaç duyulduğu açık biçimde görülüyor.</p>

<p> </p>

<p>Çünkü bugün mesele yalnızca restoran açmak, menü oluşturmak ya da marka büyütmek değildir. Asıl mesele; gıda işletmeciliğinin etik, güvenilir, sürdürülebilir, şeffaf ve nitelikli bir zeminde geleceğe taşınmasıdır. Bu da ancak sektörün kendi içinde konuşabildiği, birbirini tamamlayan yapılar kurabildiği, sorunları yalnızca teşhis etmekle kalmayıp çözüm üretebildiği bir temsil anlayışıyla mümkündür.</p>

<p> </p>

<p>TURGİD’in ortaya çıkışı, işte bu ihtiyacın doğal sonucudur.</p>

<p> </p>

<p>Dernek; gıda sektöründe faaliyet gösteren işletmecilerin haklarını korumayı, ortak sorunlarına çözüm üretmeyi, kalite standartlarını öncelemeyi, etik değerler etrafında yeni bir iş birliği kültürü inşa etmeyi ve sektörü sürdürülebilir bir geleceğe taşımayı hedeflemektedir. Bu yaklaşım, yalnızca bugünün sorunlarına cevap vermeyi değil; yarının daha güçlü, daha saygın ve daha dirençli gastronomi ekosistemini kurmayı amaçlamaktadır.</p>

<p> </p>

<p>Sektörün bugün en çok ihtiyaç duyduğu başlıklardan biri, hiç kuşkusuz ortak temsil dilidir. Uzun yıllardır farklı platformlarda dile getirilen sorunların başında personel niteliği, eğitim, standartlaşma, maliyet yönetimi, işletme disiplini, mevzuat uyumu ve haksız rekabet gelmektedir. Özellikle küçük, orta ve büyüme aşamasındaki işletmeler; seslerini yeterince duyurabilecek, yaşadıkları sorunları kolektif zeminde taşıyabilecek, çözüm masalarında kendilerine yer bulabilecek daha güçlü bir yapıya ihtiyaç duymaktadır. TURGİD, bu boşluğu doldurmayı hedefleyen bir inisiyatif olarak öne çıkmaktadır.</p>

<p> </p>

<p>Bugün gastronomi yalnızca mutfakta üretilen bir lezzet değil; aynı zamanda şehir ekonomisinin, turizm hareketliliğinin, kültürel diplomasinin, yerel kalkınmanın ve toplumsal hafızanın önemli bir taşıyıcısıdır. Böyle bir alanda faaliyet gösteren işletmelerin, günü kurtaran reflekslerle değil; stratejik bakışla, veriyle, eğitimle, etik çerçeveyle ve güçlü kurumsal dayanışmayla yol alması gerekmektedir. TURGİD’in önerdiği zemin de tam olarak budur.</p>

<p> </p>

<p>Dernek; sektördeki rekabeti çatışma üzerinden değil, nitelik üzerinden büyütmeyi; işletmeciliği yalnızca ticari bir faaliyet olarak değil, aynı zamanda kamusal sorumluluk taşıyan bir alan olarak görmeyi; gıda güvenliği, tüketici güveni, kalite standardı ve mesleki itibarı aynı cümlede kurabilmeyi esas almaktadır. Bu yönüyle TURGİD, yalnızca bir meslek örgütü değil; sektörün itibarını yükseltme iradesidir.</p>

<p> </p>

<p>TURGİD Kurucu Başkanı Şef Yunus Emre Akkor, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullanmaktadır:</p>

<p> </p>

<p>“Türkiye’nin gastronomi gücü, yalnızca mutfak zenginliğinden değil; bu zenginliği ayakta tutan işletmecilerin emeğinden, disiplininden ve vizyonundan doğar. Bugün sektörümüzün ihtiyacı; daha yüksek sesle konuşmak değil, daha doğru zeminde birleşmektir. TURGİD, etik değerleri, dayanışmayı, kalite anlayışını ve ortak aklı önceleyen bir yapıyla bu sorumluluğu üstlenmek için yola çıkmıştır. Hedefimiz; Türk mutfağını ve gıda işletmeciliğini daha güçlü, daha güvenilir ve daha saygın bir geleceğe taşımaktır.”</p>

<p> </p>

<p>TURGİD’in yaklaşımı, mevcut yapıları dışlayan değil; sektörün büyüyen ihtiyaçları karşısında temsil kapasitesini genişleten bir anlayışa dayanmaktadır. Çünkü bugün ihtiyaç duyulan şey, tek seslilik değil; ortak hedeflerde buluşabilen çok paydaşlı bir güç birliğidir. Sektörün büyüklüğü, çeşitliliği ve dönüşüm hızı dikkate alındığında; daha kapsayıcı, daha yapısal ve daha çözüm odaklı yeni platformların doğması artık bir tercih değil, zorunluluktur.</p>

<p> </p>

<p>5 Mayıs’ta gerçekleştirilecek lansmanla birlikte kamuoyuna daha kapsamlı biçimde tanıtılacak olan Tüm Gıda İşletmecileri Derneği (TURGİD), gastronomi dünyasında sadece bugünü konuşan değil, geleceği kurmaya talip bir iradenin ifadesi olmayı hedeflemektedir.</p>

<p> </p>

<p>Türk gastronomisinin büyümesi için yalnızca iyi şeflere, iyi reçetelere ya da güçlü markalara değil; aynı zamanda güçlü kurumlara, ilkeli birlikteliklere ve sektörel hafızayı geleceğe taşıyacak yapısal dayanışmaya ihtiyaç vardır.</p>

<p> </p>

<p>TURGİD, tam da bu ihtiyaçtan doğmuştur.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/04/yalnizca-restoranlari-degil-sektorun-gelecegini-de-savunacak-yeni-bir-yapi-doguy_69d6a38f23e3c_h.jpg</image>
                                <category>HABER,SEYAHAT</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/yalnizca-restoranlari-degil-sektorun-gelecegini-de-savunacak-yeni-bir-yapi-doguyor/11980</link>
                <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 21:50:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>“Kudüs’ten Kaşgar’a” Yolculuk Erzurum’da Başlıyor</title>
                                    <description>Erzurum’da son dönemde artan kültürel ve düşünsel etkinlikler, şehrin sadece fiziksel değil, zihinsel gelişimine de katkı sunuyor. Bu tür programlar, gençlerin dünya perspektifini genişletirken, aynı zamanda okuma alışkanlığını teşvik eden önemli fırsatlar barındırıyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Taha Kılınç, “Kudüs’ten Kaşgar’a Eğitim Seminerleri” kapsamında Erzurum’da okuyucuları ve gençlerle buluşmaya hazırlanıyor.</p>

<p> </p>

<p>11 Nisan Cumartesi günü 16.30–19.00 saatleri arasında Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek program, sadece bir söyleşi olmanın ötesinde içerik zenginliğiyle dikkat çekiyor.</p>

<p> </p>

<p>Etkinlik kapsamında katılımcılara Taha Kılınç’ın 4 kitabı ücretsiz olarak dağıtılacak. Programın devamında ise bilgi ve farkındalık temelli bir yarışma düzenlenecek. Bu yönüyle organizasyon, hem entelektüel hem de interaktif bir deneyim sunmayı hedefliyor.</p>

<p> </p>

<p>Ancak programa katılım için ön başvuru şartı bulunuyor. Yoğun ilgi görmesi beklenen etkinliğe katılmak isteyenlerin, organizasyonun resmi başvuru kanalları üzerinden kayıt yaptırmaları gerekiyor.</p>

<p> </p>

<p>Milli İrade Platformu, Eğitime Destek Platformu ve Filistin’e Destek Platformu iş birliğiyle düzenlenen program, özellikle gençler başta olmak üzere geniş bir katılımcı kitlesine hitap ediyor</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/04/kudusten-kasgara-yolculuk-erzurumda-basliyor_69d2506558c04.jpg</image>
                                <category>HABER</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/kudusten-kasgara-yolculuk-erzurumda-basliyor/11947</link>
                <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 15:03:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Muğla Turizmi için Tüm Paydaşlar Masada</title>
                                    <description>Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi iş birliğinde başlatılan Muğla Turizm Potansiyeli Analizi Çalışması ile kentin turizmde sürdürülebilir ve bütüncül bir yapıya kavuşması hedefleniyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:13px; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="text-autospace:ideograph-numeric ideograph-other"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black"><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Muğla’da turizmin geleceğini şekillendirmek amacıyla önemli bir çalışma 3 Nisan Cuma günü Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi’nde yapılan Muğla Turizm Potansiyeli Analizi Çalışması ile başlatıldı. Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi iş birliğinde yürütülecek çalışma kapsamında, kentin yalnızca kıyı turizmiyle değil; doğası, kültürü, gastronomisi ve kırsal potansiyeliyle bütüncül bir destinasyon olarak ele alınması hedefleniyor.</p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="text-autospace:ideograph-numeric ideograph-other"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black"><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Çalışmada; kontrolsüz büyüme yerine denge, koruma, dayanıklılık ve kalite odaklı, veriye dayalı ve katılımcı bir yaklaşım benimsenecek.</p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="text-autospace:ideograph-numeric ideograph-other"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black"><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Toplantıya Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Deniz Ülgen’in yanı sıra Prof. Dr. Cafer Topaloğlu, Güney Ege Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (GETOB) Başkanı Cengiz Aygün, Bodrum Otelciler Derneği (BODER) Başkanı Ömer Faruk Dengiz, Fethiye Otelciler Birliği (FODER) Başkanı Bülent Uysal, Dalaman, Ortaca ve Köyceğiz Turizm Otelciler ve Turistik İşletmeciler Derneği (DOKTOB) Başkanı Yücel Okutur, TÜRSAB Marmaris BTK’dan Suat Esin, TÜRSAB Bodrum BTK’dan Enver Kantarmış, MUTRO Başkanı Özgür Akgül, Muğla Kültür ve Turizm İl Müdür Yardımcısı Özcan Cambaz ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi Koordinatörü Doç. Dr. Yasemin Özdem Yılmaz katıldı.</p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:justify"> </p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="text-autospace:ideograph-numeric ideograph-other"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black"><b><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">12 Aya Yayılan Turizm Hedefi</span></b></span></p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="text-autospace:ideograph-numeric ideograph-other"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black"><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">“Dört Mevsim Turizm” yaklaşımı doğrultusunda Muğla’da turizmin 12 aya yayılması, mevsimsel dengesizliklerin azaltılması ve ilin yıl boyunca canlı bir destinasyon haline gelmesi amaçlanıyor.</p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="text-autospace:ideograph-numeric ideograph-other"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black"><b><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Ortak Akıl ve Bilimsel Yaklaşım</span></b></span></p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="text-autospace:ideograph-numeric ideograph-other"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black"><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">İlçe belediyeleri, kamu kurumları, STK’lar ve vatandaşların katılımıyla hazırlanacak Turizm Stratejisi ve Eylem Planı, Muğla’nın turizmde yol haritasını oluşturacak.</p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="text-autospace:ideograph-numeric ideograph-other"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black"><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi koordinasyonunda yürütülecek çalışma; en az 9 kişilik uzman ekip tarafından 60 gün içinde tamamlanacak. Süreçte 13 ilçenin turizm envanteri çıkarılacak, Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) tabanlı analizler yapılacak ve Muğla’nın 7 bölgesinde saha toplantıları gerçekleştirilecek.</p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="text-autospace:ideograph-numeric ideograph-other"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black"><b><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Somut Çıktılar ve Yol Haritası</span></b></span></p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="text-autospace:ideograph-numeric ideograph-other"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black"><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Çalışma sonunda 2 adet basılı rapor, kapsamlı dijital veri ve analiz arşivi ile Belediye Meclisi ve ilgili komisyonlara sunulacak bilgilendirme sunumları hazırlanacak.</p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="text-autospace:ideograph-numeric ideograph-other"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black"><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi iş birliğinde yürütülen bu kapsamlı çalışma ile ilin turizmde sürdürülebilir, dengeli ve rekabetçi bir yapıya kavuşması hedeflenirken; elde edilecek çıktılar, önümüzdeki dönemde hayata geçirilecek projelere ve stratejik kararlara yön verecek.</p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="text-autospace:ideograph-numeric ideograph-other"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black"><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi işbirliği ile Muğla Turizm Potansiyeli Analizi Çalışması toplantısı 3 oturumda gerçekleştirildi. 1.oturumda Muğla Turizminin Geleceği; Ortak Akıl Paneli Konaklama Sektörü, 2.oturumda Tanıtım, Seyahat ve Ulaşım Sektörü, 3.oturumda Proje tanıtımı ve yol haritası konuşuldu. 3.oturuma ABD’den Massachusetts Üniversitesi’nden Muzaffer Uysal, South Carolina Üniversitesi’nden Prof.Dr. Fevzi Okumuş, Valparaiso Üniversitesi’nden Prof.Dr. Musa Çınar ZOOM ile katılarak toplantıya katkı sundu. </p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="text-autospace:ideograph-numeric ideograph-other"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black"><b><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Prof. Dr. Deniz Ülgen; “Dünya’da Turizm Master Planını İyi Uygulayan Barselona ve Singapur Gibi Şehirler Var”</span></b></span></p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="text-autospace:ideograph-numeric ideograph-other"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black"><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Deniz Ülgen Muğla Turizm Potansiyeli Analizi Çalışması toplantısında yaptığı konuşmada Turizm Master Planı çalışmalarının dünyada olumlu örneklerinin olduğunu, güçlü koordinasyon sistemi ve veri tabanlı çalışmalar yapılabileceğini belirtti ve toplantıyı birlikte gerçekleştirdikleri Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti. </p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="text-autospace:ideograph-numeric ideograph-other"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black"><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Prof. Dr. Deniz Ülgen; “Muğla Turizm Potansiyeli Araştırma toplantısında üniversite olarak bulunmak bizim için hem değerli hem de büyük sorumluluk. Muğla deniz turizmi başta olmak üzere kültür ve doğa turizminde güçlü bir şehir. Turizm ekonomi, işletme, coğrafya, tarih, arkeoloji, sosyoloji, çevre, gastronomi, şehir planlama, veri bilimi gibi dinamiklerle ilişkili bir sektör. Turizm master planında tüm turizm çeşitleri ve diğer bahsettiğim dinamikler ortak çalışması ile mevcut durum analizi, kaynak ve potansiyel analizi, vizyon ve hedeflerin belirlenmesi, strateji geliştirilmesi, mekânsal planlama ve tasarım, uygulama planı ve izleme, değerlendirme yapılacak. Dünya’da turizm master planını iyi uygulayan Barselona ve Singapur gibi şehirler var. Master planının iyi bir şekilde işlemesi için öncelikle gerçek hedef, iyi bir koordinasyon, veri tabanlı karar alma, kaynak yönetimi, halk desteği, sürdürülebilirlik ve denetim gerekir.” dedi. </p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="text-autospace:ideograph-numeric ideograph-other"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black"><b><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Başkan Aras; “Muğla Turizmde Öncü Kentlerin Başında Geliyor”</span></b></span></p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="text-autospace:ideograph-numeric ideograph-other"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black"><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras turizmin kolektif, herkesi ilgilendiren, çok katmanlı, paydaşlı bir kültür olduğunu söyledi ve turizm kenti olan Muğla’da üniversite, diğer paydaşlarla yapılan Turizm Master planının çok kıymetli olduğunu belirtti. Başkan Aras; “Muğla Turizm Potansiyel Analizi toplantısı turizmde karar verici tüm platformları bir araya getirdi. Turizm yapı itibari ile kolektif, herkesi ilgilendiren, çok katmanlı bir sektör. Yerel yönetimlerden, merkezi hükümete, tarımdan üretime, ulaşımdan altyapıya her kurumu, her vatandaşı kapsayan geniş bir kültür. Bölgesel ve yerel kalkınma için çok önemli, bacasız sanayi diye tanımladığımız, kendi öz kaynaklarımızı kullandığımız bir sektör. Ülkemizde Muğla turizmde öncü kentlerin başında geliyor. 1960’lı yıllarda Halikarnas Balıkçısı’nın da katkılarıyla Muğla ve özellikle Bodrum turizmle tanışmaya, turizmin gelir getiren bir sektör olduğunu yaşayarak öğrenmeye başladı. </p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="text-autospace:ideograph-numeric ideograph-other"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black"><b><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">“Muğla Sanayi, Santraller Kenti Değil, Gözümüz Gibi Bakmamız, Korumamız Gereken Bir Turizm Kentidir”</span></b></span></p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="text-autospace:ideograph-numeric ideograph-other"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black"><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Turizmin karşı karşıya olduğu sorunlara değinen Başkan Aras, Muğla’nın sahip olduğu doğal ve kültürel değerlerin korunarak geleceğe taşınması gerektiğini vurgulayarak, “Türkiye jeopolitik konumu ve diğer sebeplerden dolayı diğer Avrupa ülkeleri gibi turizmden ne yazık ki 12 ay tam anlamıyla faydalanamıyor. Özellikle belirli aylar içerisinde dönemsel olarak turizmden yararlanmaya çalışan sektör planlamasını, gelirlerini de ne yazık ki bu süre içerisine sıkıştırıyor. Buna merkezi yönetimin getirdiği yüklü vergiler, ülkenin içinde bulunduğu genel kriz, orman yangınları, plansız yapılaşma, iklim değişikliği, alt yapı sorunları da eklenince turizm hepsinden olumsuz etkileniyor. Oysa turizmin, turizmcinin moralinin yüksek tutulması, turizmden daha fazla nasıl gelir elde edilebilirin planlanması gerekiyor. Çünkü Muğla denizi, havası, iklimi, tarihi, gastronomisi ve tüm zenginliği ile tam anlamıyla bir turizm kenti. Muğla sanayi, santraller kenti değil, gözümüz gibi bakmamız, korumamız gereken bir turizm kentidir.” ifadelerini kullandı.  </p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="text-autospace:ideograph-numeric ideograph-other"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black"><b><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">“Her Fikir Bizim İçin Kıymetli ve Bu Fikir Kulübünde Somut Çalışmalarla Muğla Turizmi Planlanacak”</span></b></span></p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="text-autospace:ideograph-numeric ideograph-other"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black"><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Katılımcı ve ortak akla dayalı bir planlama süreci yürütüleceğini ifade eden Başkan Aras, tüm paydaşların sürece dâhil edilmesinin önemine dikkat çekti. Aras, “Bu toplantının yapılmasının en önemli sebeplerinden biri de Muğla’mızda turizmi daha ileriye götürmek için herkesin kendi çabasıyla yapmaya çalıştığı çabaları aynı paydada toplamak. Birinin çıkıp turizmde yaşanan sıkıntılar, sorunlar neler bunları sorması ve çözüm için tüm sektörleri bir araya getirmesi lazımdı. Büyükşehir Belediyesi olarak bir şeyler yapılacaksa sektör, şehir, üniversitenin bir araya gelmesi gerekiyor diyerek yola çıktık. Muğla’mızın gururu Sıtkı Koçman Üniversite’mizle birlikte çalışarak, akademik, bilimsel verilerle Muğla’mızın geleceğini planlamaya başladık. Plan, proje dâhilinde hareket ederek yol haritamızı belirleyeceğiz. Sadece konuşmayacağız, somut kararlar alıp hep birlikte uygulayacağız. Yerel kalkınmayı destekleyen, daha çok istihdam yaratan, çevreyi, doğayı koruyan turizm modeli ile Muğla’mızı bir plan dâhilinde geleceğe taşıyacağız. Ben çok ümitliyim, Muğla Turizm Master planı ile herkesin turizmde yapabileceği bir şey olacak. Her fikir bizim için kıymetli ve bu fikir kulübünde somut çalışmalarla Muğla turizmini planlayacak.” dedi. </p>

<p style="margin-bottom:13px; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="text-autospace:ideograph-numeric ideograph-other"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black"><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Açılış konuşmalarının ardından gerçekleştirilen oturumlarda analiz çalışmalarının detayları paylaşılırken, toplantı Muğla’nın turizmde sürdürülebilir, planlı ve rekabetçi bir geleceğe ulaşması adına önemli bir başlangıç olarak öne çıktı ve ortaya konacak yol haritasının kentin turizm vizyonuna uzun vadeli katkı sağlaması bekleniyor. </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/04/mugla-turizmi-icin-tum-paydaslar-masada_69d1800904ea8_h.jpg</image>
                                <category>HABER,SEYAHAT</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/mugla-turizmi-icin-tum-paydaslar-masada/11945</link>
                <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 00:16:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Şahsuvaroğlu Geldi, Konuştu… Peki Ne Değişti</title>
                                    <description>2018 yılında kurulan Erzurum Konfederasyonu (ERKON), geçmişte dönem dönem sahada görünür olmayı başarmış bir yapıydı. Özellikle Mustafa Macit döneminde Ramazan ayına özel yürütülen sosyal kampanyalar, İstanbul’daki Erzurum tanıtım günleri ve konfederasyonun kurumsal bir binaya taşınması gibi adımlar; “bu yapı çalışıyor” algısını üretmişti</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Söz/ Sercan Çetin- 2018 yılında kurulan Erzurum Konfederasyonu (ERKON), zaman zaman sahadaki varlığıyla dikkat çeken, zaman zaman ise beklentilerin gerisinde kalan bir yapı olarak hafızalarda yer etti.</p>

<p> </p>

<p>Özellikle Mustafa Macit döneminde yürütülen çalışmalar, ERKON’un en görünür olduğu süreçlerden biriydi. Ramazan ayına özel “Bir Umut'da Sen Ol” parolasıyla düzenlenen programlar, sadece bir sosyal etkinlik değil; aynı zamanda bir birlik çağrısıydı. O dönem Başkan Yardımcılığı görevini üstlenen iş insanı Halil Karapınar’ın küskünleri bir araya getirme çabası ve İstanbul’daki tanıtım günlerinde sorumluluk alması, konfederasyonun sahadaki etkisini artıran önemli detaylardı.</p>

<p> </p>

<p>Yine o dönemde Kağıthane’deki konfederasyon binasına taşınılması, kurumsallaşma adına atılmış önemli bir adımdı. Bu süreci yerinde gözlemlemiş, bizzat Mustafa Macit ile röportaj yapmış biri olarak o günkü heyecanın sahaya daha fazla yansıdığını söylemek mümkün.</p>

<p> </p>

<p>Aradan geçen yıllar, yönetim değişikliklerini de beraberinde getirdi. Kurucu başkan Ali Murat Alatepe’nin yeniden göreve gelmesiyle birlikte tanıtım eksenli çalışmalar devam etti. Bu süreçte iş insanı Güngör Orbak’ın katkıları da göz ardı edilemez. Yönetim kurulu üyeleriyle birlikte geçen zaman, ERKON’un yeni bir döneme evrilmesine zemin hazırladı.</p>

<p> </p>

<p>Ve bugün…</p>

<p>ERKON’un başında iş insanı Murat Şahsuvaroğlu var.</p>

<p> </p>

<p>Yeni yönetim, göreve gelir gelmez umut veren açıklamalar yaptı. Biz de bu mesajları kamuoyuna taşıdık. Ancak sahadaki karşılık her zaman açıklamalarla aynı düzeyde ilerlemiyor.</p>

<p> </p>

<p>Geçtiğimiz günlerde Erzurum’da düzenlenen program, bu açıdan önemli bir sınavdı. Şehir dışında olduğum için toplantıya katılamadım ancak edindiğim izlenimler ve görüştüğüm meslektaşlarımın değerlendirmeleri, organizasyonun beklenen etkiyi oluşturamadığı yönünde. Toplantının sönük geçtiği, verilen mesajların ise kamuoyunda güçlü bir yankı bulmadığı ifade ediliyor.</p>

<p> </p>

<p>Buna rağmen haberi görmezden gelmedim. Çünkü gazetecilik refleksi, sadece güçlü olanı değil; eksik olanı da yazmayı gerektirir.</p>

<p> </p>

<p>Vaatler Tanıdık, Beklentiler Eski</p>

<p> </p>

<p>ERKON Genel Başkanı Şahsuvaroğlu’nun Erzurum temaslarında dile getirdiği başlıklar dikkat çekici:</p>

<p>• Ulaşım ve hızlı tren</p>

<p>• Yatırım ve teşvikler</p>

<p>• Turizm ve tanıtım</p>

<p>• Gastronomi festivalleri</p>

<p> </p>

<p>Özellikle hızlı tren hattının plan ve bütçe sürecine girdiği ve Kars’a kadar uzanacağının ifade edilmesi önemli. Aynı şekilde 6. Bölge teşviklerinin yatırımcı güveni açısından kritik olduğuna dikkat çekilmesi de yerinde bir tespit.</p>

<p> </p>

<p>Gastronomi festivali ve Erzurum Tanıtım Günleri’nin artık Erzurum’da yapılması gerektiği yönündeki çağrı ise doğru bir bakış açısı.</p>

<p> </p>

<p>Ancak tüm bu başlıkların ortak bir sorunu var:</p>

<p>Hepsi yıllardır konuşuluyor.</p>

<p> </p>

<p>Sorun Niyet Değil, Etki</p>

<p> </p>

<p>Bugün Erzurum’un ihtiyacı yeni cümleler değil, sonuç üreten adımlar.</p>

<p>Bir şehre “vizyon” anlatmak kolaydır. Zor olan, o vizyonu sahada hissettirmektir.</p>

<p> </p>

<p>Kısa süreli ziyaretler, birkaç kurum teması ve basın toplantıları…</p>

<p>Bunlar bir başlangıç olabilir ama bir başarı hikâyesi yazmak için yeterli değil.</p>

<p> </p>

<p>Açık konuşmak gerekirse, Erzurum’a gelip kısa bir programla geri dönen, birkaç ziyaretle süreci tamamlayan bir yönetim anlayışı; şehirde beklenen etkiyi oluşturmaz. Bu tablo, ister istemez “pasiflik” eleştirilerini de beraberinde getiriyor.</p>

<p> </p>

<p>ERKON İçin Kritik Eşik</p>

<p> </p>

<p>ERKON bugün bir yol ayrımında.</p>

<p> </p>

<p>Ya geçmişte olduğu gibi dönemsel çıkışlarla gündeme gelen bir yapı olarak kalacak…</p>

<p>Ya da gerçekten Erzurum ile İstanbul arasında güçlü, sürdürülebilir bir köprü kuracak.</p>

<p> </p>

<p>Bunun yolu da çok net:</p>

<p>• Sürekli sahada olmak</p>

<p>• Düzenli ve etkili buluşmalar gerçekleştirmek</p>

<p>• İş dünyasını somut projeler etrafında birleştirmek</p>

<p>• Ankara ve İstanbul’da güçlü bir lobi oluşturmak</p>

<p> </p>

<p>Aksi halde en doğru tespitler bile zamanla etkisini kaybeder.</p>

<p>ERKON’un bugün ortaya koyduğu söylemler yanlış değil.</p>

<p>Ama artık Erzurum kamuoyu için doğru cümleler yeterli değil.</p>

<p> </p>

<p>Bu şehir, konuşan değil; yapan bir yapı görmek istiyor.</p>

<p> </p>

<p>Temennimiz, bu yazının ilerleyen süreçte haksız çıkması.</p>

<p>Ama bugünkü tabloya bakıldığında, akıllarda kalan soru hâlâ aynı:</p>

<p> </p>

<p>ERKON bu kez gerçekten başarabilecek mi?</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/04/sahsuvaroglu-geldi-konustu-peki-ne-degisti_69d1079f4940d.jpg</image>
                                <category>HABER</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/sahsuvaroglu-geldi-konustu-peki-ne-degisti/11941</link>
                <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 15:41:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Tarım Gazetecileri ve Yazarları Derneği (TAGYAD) başkanı İsmail Uğural, 567 sayfalık yeni kitabını yayınladı...</title>
                                    <description>Tarım Gazetecileri ve Yazarları Derneği (TAGYAD) başkanı İsmail Uğural, 567 sayfalık yeni kitabını yayınladı...</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<div style="text-align:start">
<p><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos, sans-serif"><span style="font-size:10.5pt"><span style="font-family:&quot;Segoe UI&quot;, sans-serif">TAGYAD başkanlığının yanı sıra, Ekonomi Muhabirleri Derneği İzmir Şubesi Üyeliği ve Uluslararası Tarım Gazetecileri Federasyonu (IFAJ) İcra Kurulu üyeliğini de sürdüren Uğural, "TARIMIN EKONOMİ POLİTİĞİ 2" adlı kitabıyla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: "Bu ikinci kitabım... 'TARIMIN EKONOMİ POLİTİĞİ 1' adını taşıyan ilk kitabımı 2009 yılında yayınlamıştım. Yeni kitapta gazete ve dergi yazılarımla birlikte uzman görüşleri, yeni tezler ve yabancı kaynaklardan yaptığım alıntıların yanı sıra kişisel değerlendirmelerim yer alıyor. Kitap, esas itibarıyla politika, ekonomi, tarım ve insan arasındaki ilişki ağını incelemek amacını taşıyor.</span></p>

<p><br style="box-sizing:inherit; line-height:inherit" />
<span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos, sans-serif"><span style="font-size:10.5pt"><span style="font-family:&quot;Segoe UI&quot;, sans-serif">Bu dört unsur arasında nasıl bir etkileşim meydana geliyor? Söz konusu ilişki ağı, çiftçileri öncelikle etkilemesinin dışında; tarım, gıda, su, ormancılık sektörleri ve kırsal kalkınma süreçleri üzerinde hangi sonuçlara yol açıyor? Tarımın ekonomi politiği kavramı, işte bu temel sorunsalı bütün yönleriyle ele alarak, çok önemli ve stratejik bir görevi yerine getiriyor..."</span></p>
</div>

<div style="text-align:start"> </div>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/04/tarim-gazetecileri-ve-yazarlari-dernegi-tagyad-baskani-ismail-ugural-567-sayfali_69d03532dd96f.jpg</image>
                                <category>HABER</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/tarim-gazetecileri-ve-yazarlari-dernegi-tagyad-baskani-ismail-ugural-567-sayfalik-yeni-kitabini-yayinladi/11938</link>
                <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 00:45:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>“Kıyı Kentleri Çalıştayı” Mersin’de gerçekleştirildi</title>
                                    <description>Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve Mersin Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde düzenlenen “Kıyı Kentleri Çalıştayı” Mersin’de gerçekleştirildi. Çalıştayda; kıyı kentlerinde planlama, çevresel sürdürülebilirlik, iklim değişikliğine uyum, kıyı ekosistemlerinin korunması, kamusal alan kullanımı, yetki ve yönetim süreçleri ile mavi ekonomi başlıkları ele alındı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>TBB ve Mersin Büyükşehir Belediyesi, kıyı kentlerinin sorunlarının tespiti ve iyi uygulama örneklerinin paylaşılmasını amaçlayan “Kıyı Kentleri Çalıştayı” düzenledi. Mersin Büyükşehir Belediyesinin ev sahipliğinde gerçekleştirilen çalıştay, belediye başkanlarını, akademisyenleri ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirdi. </p>

<p>Kıyı kentlerinin turizm, ulaşım ve ekonomik faaliyetler açısından yoğun kullanımına dikkat çekilen çalıştayda, bu alanların aynı zamanda hassas ve kırılgan ekosistemler olduğuna vurgu yapıldı. Artan nüfus, turizm hareketliliği, konut ve sanayi yatırımları ile altyapı ihtiyaçlarının kıyı alanları üzerindeki etkilerinin ele alındığı programda, ortak sorunlara yönelik çözüm yolları ele alındı. </p>

<p>Çalıştayın açılış konuşmalarını TBB Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile TBB Genel Sekreteri Suat Yıldız yaptı. </p>

<p><strong>Seçer: “196 belediye kıyılarda yer alıyor” </strong></p>

<p>Seçer konuşmasında Türkiye’nin yaklaşık 8 bin 333 kilometrelik kıyı uzunluğuna sahip olduğunu ve 196 belediyenin kıyı alanlarında yer aldığını ifade etti. Bu belediyelerin sınırları içerisinde yaklaşık 22 milyon kişinin yaşadığını vurgulayan Seçer, “Veriler bize çok açık bir gerçeği göstermektedir; kıyı kentlerinin geleceği, aslında Türkiye’nin geleceğinin önemli bir parçasıdır.” dedi. </p>

<p>Kıyıların; limanlar, tersaneler, enerji tesisleri, lojistik merkezler ve balıkçılık faaliyetleri gibi birçok kullanım alanını barındırdığını dile getiren Seçer, bu durumun zaman zaman mekansal kullanım çatışmalarına, çevresel sorunlara ve planlama güçlüklerine yol açabildiğini söyledi. </p>

<p><strong>Seçer: “Kıyı yönetimi stratejik bir alan”</strong></p>

<p>İklim değişikliğinin kıyı kentleri üzerindeki etkilerine de değinen Seçer, deniz seviyesinin yükselmesi, kıyı erozyonu, aşırı hava olayları ve sel felaketinin bu riskler arasında yer aldığını belirtti. Seçer, kıyı yönetiminin çevre politikaları, şehir planlaması, ekonomik kalkınma, afet yönetimi ve sosyal adaletin kesişiminde yer alan stratejik bir alan olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>Seçer: “TBB’de Kıyı Kentleri Komisyonu kurduk”</strong></p>

<p>TBB olarak kıyı yönetimini yerel yönetimlerin geleceğini ilgilendiren bir yönetişim alanı olarak ele aldıklarını belirten Seçer, bu kapsamda Birlik bünyesinde Kıyı Kentleri Komisyonu’nun kurulduğunun altını çizdi. Komisyon çalışmaları ile sahadan beslenen ve yerel deneyimleri merkeze alan bir çalışma modeli hedeflediklerini dile getiren Seçer, Mersin’de gerçekleştirilen toplantının bölgesel toplantıların ilk adımı olduğunu dile getirdi. </p>

<p>Sürecin devamında Ege ve Marmara bölgelerinde düzenlenecek toplantı ve çalıştaylarla “Kıyı Kentleri Yerel Yönetim Politika Belgesi”nin hazırlanmasının planlandığını aktaran Seçer, “Bu belge ile kıyı alanlarının planlanması, çevresel sürdürülebilirlik, iklim değişikliğine uyum, kamusal erişim hakkı ve mavi ekonomi başlıklarında yerel yönetim perspektifini ortaya koyan bir yol haritası oluşturmayı hedefliyoruz.” dedi.</p>

<p><strong>Seçer: “Kıyıların korunması tüm kamu kurumlarının ve toplumun ortak sorumluluğu”</strong></p>

<p>Seçer ayrıca kıyı alanların korunmasının tüm kurumların ortak sorumluluğu olduğunu dile getirerek sözlerini şu şekilde devam etti: </p>

<p>“Kıyı yönetimi konusunda yerel yönetimlerin bilgi birikimi ve deneyimi son derece değerlidir. Kıyı alanlarının planlanması ve yönetilmesi süreçlerinde yerel yönetimlerin daha güçlü biçimde sürece dahil edilmesi, hem uygulama etkinliğini artıracak hem de daha sürdürülebilir sonuçlar doğuracaktır."</p>

<p>Mersin Büyükşehir Belediyesinin yaptığı çalışmaları anlatan Seçer, Türkiye Belediyeler Birliği olarak belediyelerin deneyimlerini görünür kılmayı, iyi uygulamaları yaygınlaştırmayı ve merkezi idare ile yerel yönetimler arasında güçlü bir diyalog zemini oluşturmayı önemli bir görev olarak gördüklerini de sözlerine ekledi.</p>

<p><strong>Yıldız: “Kıyı kentlerimiz ülkemizin önemli zenginlikleri arasında yer alıyor”</strong></p>

<p>TBB Genel Sekreteri Suat Yıldız da konuşmasında, Marmara, Ege, Akdeniz ve Karadeniz’e uzanan sınırlarıyla son derece önemli bir potansiyele sahip kıyı kentlerinin doğal, ekonomik ve kültürel açıdan Türkiye’nin önemli zenginlikleri arasında olduğunu belirtti. Bu zenginliğin kıyıların kent kimliğinin oluşumunda ve kamusal yaşamın şekillenmesinde belirleyici rol oynadığını ifade eden Yıldız, “Kıyı kentleri, gelecek nesillere bırakacağımız ortak mirasımızdır. Bu nedenle kıyı alanlarının doğru planlanması ve yeni nesillere sağlıklı bir şekilde aktarılması büyük önem taşıyor.” dedi.</p>

<p><strong>Yıldız: “Kıyı alanlarının yönetimi ve korunması yerel yönetimler açısından önemli bir sorumluluk alanı”</strong></p>

<p>Kıyı alanlarının yönetimi, korunması ve sürdürülebilir kullanımının yerel yönetimler açısından önemli bir sorumluluk alanı olduğuna dikkati çeken Yıldız, atık su yönetimi ve kıyı temizliği gibi konuların belediyelerin öncelikli gündemleri arasında yer aldığını kaydetti. Bu kapsamda TBB bünyesinde Kıyı Kentleri Komisyonu’nun kurulduğunu belirten Yıldız, komisyon aracılığıyla kıyı belediyelerinin sorunlarının ele alınmasını, iyi uygulama örneklerinin paylaşılmasını ve yerel yönetim perspektifini merkeze alan bir politika çerçevesi oluşturulmasını amaçladıklarını ifade etti.</p>

<p><strong>Kıyı Alanları, Planlama ve Mavi Ekonomi Ele Alındı</strong></p>

<p>TBB Genel Sekreter Yardımcıları Dr. Şengül Altan Arslan ve Feridun Ulutaş ile uzmanlardan oluşan geniş bir TBB ekibinin görev aldığı çalıştayda, TBB Kıyı Kentleri Komisyonu Üyesi ve İzmir Deniz İşletmeciliği Nakliye ve Turizm Tic. A.Ş. (İZDENİZ) Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler genel değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Çalıştayda; İskenderun Körfezi Kıyı Alanları Planları, belediyelerin kıyı alanlarına yönelik yetki ve sorumlulukları ile yasal kurumsal yapı başlıklarında sunumlar yapılırken Mersin Büyükşehir Belediyesinin yerel uygulamalarına ilişkin de katılımcılara bilgi verildi. </p>

<p>Çalıştay kapsamında “Kıyının Kamu Yararına Kullanımı (Engeller, Sorunlar ve Potansiyeller)”, “Kıyı ve Deniz Ekosisteminin Korunması, Çevresel Sürdürülebilirlik ve Dayanıklılık”, “Planlama Süreçleri, Yönetim, Yetki ve Kurumsal Yapı” ve “Mavi Ekonomi, Kıyıdaki Ekonomik Sektörler” başlıklı dört ayrı atölye çalışması düzenlendi. Atölyelerde; kıyıya erişim, kamusal alan, kıyı–kent ilişkisi ve toplumsal eşitlik; kıyı ekosistemlerinin korunması, çevresel sürdürülebilirlik ve iklim değişikliği; planlama süreçleri, yerel ve merkezi yönetimlerin yetki ve sorumlulukları ile mevzuat; ayrıca mavi ekonomi kapsamında kıyıdaki ekonomik faaliyetler ve sektörlere ilişkin konular ele alındı.</p>

<p><b> </b></p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/03/kiyi-kentleri-calistayi-mersinde-gerceklestirildi_69c4558d6a3a9_h.webp</image>
                                <category>HABER,Güncel</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/kiyi-kentleri-calistayi-mersinde-gerceklestirildi/11891</link>
                <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 00:23:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Ramazan’ın rahmeti ve bereketi, Darülaceze’de iftar sevincine dönüştü</title>
                                    <description>Ramazan’ın rahmeti ve bereketi, Darülaceze’de iftar sevincine dönüştü. Spor, sanat, medya ve iş dünyasından ünlü isimler, Darülaceze sakinleri ile birlikte Ramazan’ın paylaşma ve dayanışma iklimini teneffüs etti.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan’ın rahmeti ve bereketi, Darülaceze’de iftar sevincine dönüştü. Spor, sanat, medya ve iş dünyasından ünlü isimler, Darülaceze sakinleri ile birlikte Ramazan’ın paylaşma ve dayanışma iklimini teneffüs etti.</p>

<p>Darülaceze Başkanı Esra Ceceli İslam’ın ev sahipliğindeki iftar programına, Darülaceze İdare Meclisi Üyesi Bilal Erdoğan, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı ve AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank ve İstanbul Valisi Davut Gül katıldı.</p>

<p><strong>SPOR D</strong><strong>ÜNYASININ RAKİPLERİ BULUŞTU</strong></p>

<p>Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, Fenerbahçe Başkanı Saadettin Saran, Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı ve Trabzonspor Başkan Yardımcısı Nevzat Kaya ve Kasımpaşa Spor Kulübü Başkanı Davut Dişli’nin yanı sıra; Kasımpaşa Teknik Direktörü Emre Belözoğlu, Milli Okçu Mete Gazoz, Milli Voleybolcu Zehra Güneş, Milli Güreşçi Rıza Kayaalp ile çok sayıda milli sporcu da bu anlamlı buluşmaya iştirak etti.</p>

<p><strong>SANAT CAMİASI Bİ</strong><strong>R ARAYA GELDİ</strong></p>

<p>Ahmet Özhan, Hülya Avşar, Sinan Akçıl, Burak Kut, Serkan Çağrı, Resul Dindar ve Uğur Işılak programda sanat camiasını temsil eden isimlerden oldu.</p>

<p><strong>ÜNL</strong><strong>Ü OYUNCULAR DARÜZACEZE</strong><strong>’DE</strong></p>

<p>Sinema ve dizi oyuncuları Özgür Ozan, Ebru Cündübeyoğlu, Görkem Sevindik, Serkan Çayoğlu, Taner Ölmez, Burç Kümbetlioğlu, Ceren Benderlioğlu, Aleyna Solaker, Kenan Çoban, Merve Üçer, Yıldıray Şahinler, Erdem Şanlı, Ava Yaman, Zeynep Atılgan, Erdem Şanlı, Gürkan Uygun ile minik oyuncu Kuzey Gezer de iftarın konukları arasındaydı.</p>

<p><strong>Ş</strong><strong>EFLER DE GELDİ</strong></p>

<p>Acun Medya Yönetim Kurulu Başkanı Acun Ilıcalı ile TV8’in heyecan dolu yemek yarışması MasterChef’in ünlü şefleri Danilo Zanna ve Mehmet Yalçınkaya programda yerini aldı. Ayrıca sosyal medyada hatırı sayılır takipçi sayılarıyla ön plana çıkan çok sayıda dijital içerik üreticisi de iftara katılım gösterdi.</p>

<p><strong>VEFA VE MERHAMET</strong></p>

<p>Darülaceze Başkanlığı Okmeydanı Yerleşkesi’nde gerçekleşen program, Kur’an-ı Kerim tilaveti ve dua ile başladı. Farklı toplumsal kesimlerin buluşmasına sahne olan iftar; vefa ve merhamet duygularının güçlü bir şekilde hissedildiği anlamlı bir akşama dönüştü.</p>

<p><strong>SUNUCULUĞ</strong><strong>U PELİN Çİ</strong><strong>FT YAPTI</strong></p>

<p>Sunuculuğunu gazeteci ve televizyon programcısı Pelin Çift’in üstlendiği etkinlikte ilk olarak Darülaceze Başkanı Esra Ceceli İslam bir konuşma yaparak davetlilere katılımlarından dolayı teşekkür etti.</p>

<p><strong>PAYLAŞ</strong><strong>MA VE ŞÜK</strong><strong>ÜR</strong></p>

<p>Daha sonra kürsüye gelen Darülaceze İdare Meclisi Üyesi Erdoğan, Ramazan’ın yalnızca bir ibadet süreci değil aynı zamanda insanın kendisi, çevresi ve toplumla kurduğu bağları yeniden hatırladığı bir dönem olduğunu ifade etti. Erdoğan, günlük hayatın yoğunluğu içinde çoğu zaman fark edilemeyen paylaşma, şükür ve dayanışma duygularının Ramazan ayında daha görünür hale geldiğini belirterek özellikle Darülaceze gibi kurumların bu değerlerin en güçlü şekilde hissedildiği yerler olduğunu dile getirdi.</p>

<p><strong>HAYRET VE GIPTAYLA</strong></p>

<p>Müslüman bir ülkede doğup büyüyen insanlar olarak Ramazan'ın hakkını bazen veremediklerini kaydeden Erdoğan, “Hani demişler ya eskiler; ‘O mahiler ki derya içredir deryayı bilmezler.’ Yani o balıklar ne kadar engin bir denizde olduklarını fark etmeden yaşarlar. Yurt dışında yaşadığım dönemde Ramazan'da herkesin birbirine yardım ettiğini, ihtiyaç sahiplerine ulaştığını yabancılara anlattığımız zaman, hayretle ama aynı zamanda gıptayla hep mukabele ettiklerine şahitlik etmişimdir.” dedi.</p>

<p><strong>G</strong><strong>ÜZEL Ş</strong><strong>ENLENDİRDİK</strong></p>

<p>Erdoğan, bir kasidede “Şu mübarek, iki ay olsa bari” denildiğini anımsatarak “Gerçekten bu güzel ayı, bu sene memleketimizde belki uzun yıllardır olmadığı kadar güzel karşıladık. Okullarımızda, sokaklarımızda, mahallelerimizde güzel süslemelerle Ramazan'ı eskilerin tabiriyle çok güzel şenlendirdik. Ve bu nesiller arası aktarım için de güzel bir vesile oldu. Bu bakımdan eskiden bizim çocukluğumuzda hep büyükler derdi ki; ‘Nerede o eski Ramazanlar?’ Galiba bu Ramazan'da onu çok duymadık. Onun için de ayrıca mutluyum.” diye konuştu.</p>

<p><strong>İ</strong><strong>STİKRAR ADASI</strong></p>

<p>İran’da yaşanan savaşa işaret eden Erdoğan, “Ülkemiz, maalesef 50 yıldır bölgesindeki bu istikrarsızlıklarla imtihan oluyor. 70'lerde de bir petrol krizi olmuştu. 80'lerde İran-Irak Savaşı oldu. 90'larda Amerika Körfez'e girdi. 2000'lerde yine Irak'ta sıkıntılar. Suriye'de iç savaş yaşandı. Hepsinde etkilendik, etkileniyoruz. Kuzeyimizde Ukrayna-Rusya Savaşı yine etkilendik, etkileniyoruz. Ama şu dersi çıkarıyoruz inşallah toplum olarak biz bu bölgede bir istikrar adası olarak kalmaya devam ediyoruz.” değerlendirmesini yaptı.</p>

<p><strong>KENETLENMELİYİZ</strong></p>

<p>Erdoğan, Türkiye’nin bölgesine nizam vermekle ilgili de bir sorumluluğu olduğunun altını çizerek “Yani bize ne Suriye'den, Irak'tan, İran'dan, Gürcistan'dan, Ermenistan'dan, Azerbaycan'dan, Yunanistan'dan, Bulgaristan'dan deme lüksümüz kesinlikle yok. Kudretimizle, merhametimizle bütün bu bölge ülkelerinin selameti için Türkiye'nin çalışması, daha güçlü olması, kenetlenmesi ve birliğini daha da güçlendirmesi lazım.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>MERHAMETİ BU TOPRAKLARDA YEŞ</strong><strong>ERTELİM</strong></p>

<p>Küresel ölçekte merhamet ve adalet duygusunun zayıfladığını kaydeden Erdoğan, “Gerçekten insanoğlu eskisi kadar birbirini sevmiyor. İnsanoğlu eskisine göre çok daha gaddar, çok daha az merhamet sahibi. Dünyanın böyle bir geleceğe yürüdüğü bu düzlemde bu milletin yaşatmaya devam etmeyi başardığı bu merhamet duygusunu bizim yaşatmaya ihtiyacımız var. Biz bunu bu topraklardan yeniden yeşertebiliriz.” dedi.</p>

<p><strong>TİCARET BAKANIYLA GÖRÜŞT</strong><strong>ÜRD</strong><strong>Ü</strong></p>

<p>Vera Ezgileri müzik grubunun kısa bir dinleti sunduğu programın ardından davetliler, Darülaceze sakinleri ile bir araya gelerek sohbet etti. Sohbet sırasında Darülaceze sakinlerinden Nedim Fuzuli Şimşek, Ticaret Bakanı Ömer Bolat’la görüşmek istediğini ifade etti. Bunun üzerine AK Parti Bursa Milletvekili Varank, Bakan Bolat’ı telefonla arayarak iki ismi görüştürdü. Bakan Bolat'ın, Nedim Fuzuli Şimşek’in Darülaceze’de kalmasına yardımcı olduğu öğrenildi.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/03/post11849_69bc7d44376ba_h.jpg</image>
                                <category>HABER,GENEL</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/ramazanin-rahmeti-ve-bereketi-darulacezede-iftar-sevincine-donustu/11849</link>
                <pubDate>Fri, 20 Mar 2026 01:44:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Kızılay, Adana’da Fatma-Arif Zaloğlu Aşevi’ni hizmete açtı</title>
                                    <description>“81 İlde 81 Aşevi” hedefi doğrultusunda aşevi kapasitesini ülke genelinde yaygınlaştırmayı ve sosyal destek ağını güçlendirmeyi sürdüren Kızılay, Adana’da Fatma-Arif Zaloğlu Aşevi’ni hizmete açtı. Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz ve ünlü Şef Mehmet Yalçınkaya’nın katılımıyla gerçekleşen açılışın ardından, tarihi Taşköprü’de binlerce kişi iftar sofrasında bir araya geldi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>“Bu Ramazan’da da Bir Başına Olanların Yanı Başındayız” sloganıyla Ramazan bereketini milyonların sofrasına taşıyan Türk Kızılay, yeni aşevleriyle iyiliği daha fazla haneye ulaştırmaya devam ediyor. Tek başına yaşayanlar, yaşlılar ve engelliler başta olmak üzere Ramazan ayında her gün 61 bin kişilik iftarlık sıcak yemek dağıtan Kızılay, “81 İlde 81 Aşevi” programı kapsamında Adana’da yeni aşevini açtı. Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz ve ünlü Şef Mehmet Yalçınkaya’nın katılımıyla açılışı yapılan Fatma-Arif Zaloğlu Aşevi, dayanışmanın ve paylaşmanın yeni merkezi olarak hizmete başladı.</p>

<p><strong>“Aşevimiz günlük 3 bin, afetlerde 11 bin kişilik kapasiteye çıkabilecek”</strong></p>

<p>Açılışta konuşan Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, dayanışma ruhunu Türkiye’nin her köşesine taşımak istediklerini belirterek, şunları söyledi:</p>

<p>“Türk Kızılay olarak ihtiyaç sahiplerinin ve bir başına yaşayan büyüklerimizin her gün kapısını çalıp sıcak yemek götürebiliyor, o bir başınalık duygusunu hafifletebiliyorsak bu aşevlerimiz sayesinde mümkün oluyor. Adana’da açılışını gerçekleştirdiğimiz Fatma-Arif Zaloğlu Aşevimiz, olağan dönemde günlük 3 çeşit yemekle 3 bin kişilik kapasiteyle hizmet verecek. Bunun yanında aşevimiz, afet ve acil durumlarda bölge için önemli bir beslenme üssü olarak görev üstlenecek; tek seferde 11 bin kişilik yemek üretme kapasitesiyle ihtiyaç anlarında çok güçlü bir destek sağlayacak. Aşevimizin hayata geçmesini sağlayan bağışçımızın merhum anne-babasının ismini taşıyan Fatma-Arif Zaloğlu Aşevimizin hayırlı olmasını diliyorum.”</p>

<p> </p>

<p><strong>Mehmet Şef’e teşekkür</strong></p>

<p>Genel Başkan Yılmaz, açılışa katılan Şef Mehmet Yalçınkaya’ya da ayrıca teşekkür ederek, “Mehmet Şef deprem bölgesini hiçbir zaman yalnız bırakmadı. ‘İyilikle Pişen Hayatlar’ projemize destek verdi, Kahramanmaraş'ta afetzedeler için bizzat yemek yaptı. ‘81 İlde 81 Aşevi’ kampanyamızın yüzü oldu. Kampanya filminde yer alarak bu dayanışma hareketini milyonlara taşıdı. Mehmet Şef, tüm bu desteklerin için, bugün burada olduğun için yürekten teşekkür ediyorum” diye konuştu.</p>

<p> </p>

<p><strong>Binlerce kişi tarihi Taşköprü’de iftar yaptı</strong></p>

<p>Türk Kızılay, aşevi açılışının ardından tarihi Taşköprü’de iftar sofrası kurdu. Binlerce kişi aynı sofrada buluşarak, Ramazan’ın bereketini paylaştı.</p>

<p> </p>

<p><strong>Katkı sunmak isteyenler için bağış kanalları mevcut</strong></p>

<p>Kızılay’ın Ramazan ayı boyunca kurduğu kardeşlik sofralarına katkı sunmak isteyen hayırseverler pek çok kanaldan bağış yapabiliyor. Aşevlerine destek olmak isteyenler 240 TL öğün bedeli ve katları olacak şekilde katkı sunabiliyor. Bağışlarını Kızılay’a yapmak isteyenler fitre, fidye, iftar ya da sahur yazıp 1877’ye gönderebilir. Ayrıca <a href="http://kizilay.org.tr/" target="_blank">kizilay.org.tr</a> internet sitesi üzerinden, kolay bağış uygulamasından, tüm bankalardan, mobil bankacılıktan, şubeler ve temsilcilikler aracılığıyla ya da 168 çağrı merkezini arayarak da Kızılay’a bağış ulaştırmak mümkün.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/03/kizilay-adanada-fatma-arif-zaloglu-asevini-hizmete-acti_69b571c22723c_h.jpg</image>
                                <category>HABER,GENEL</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/kizilay-adanada-fatma-arif-zaloglu-asevini-hizmete-acti/11798</link>
                <pubDate>Sat, 14 Mar 2026 17:29:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Bayram yolculuğuna çıkacaklar dikkat!</title>
                                    <description>Ramazan Bayramı öncesinde yola çıkacaklara otoyollarda güvenli sürüş ve gişe alanlarında doğru davranışlar konusuna dikkat çeken Yol ve Trafik Güvenliği Danışmanı Özgür Şener, otoyollarda gizli tehlike oluşturan &#039;monotonluk&#039; ve gişe kazalarına karşı hayati uyarılarda bulundu.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Son dönemde paralı otoyol ve köprü gişelerinde de ciddi kazalar yaşandığını ve bu kazaların çoğunun sürücü hatasından kaynaklandığını ifade eden Şener, “İki aracın aynı gişeye girmeye çalışması, son anda gişe değiştirme, yavaşlayan araca arkadan çarpma veya yanlış gişeye girip geri manevra yapma gibi davranışlar gişe bölgelerinde en sık görülen kaza nedenleridir.” dedi.</strong></p>

<p>Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümü Öğretim Görevlisi, Yol ve Trafik Güvenliği Danışmanı Özgür Şener, Ramazan Bayramı öncesinde yola çıkacaklara otoyollarda güvenli sürüş ve gişe alanlarında doğru davranışlar konusunda önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p><strong>Otoyollarda giriş ve çıkışların sınırlı olması güvenlik için önemli</strong></p>

<p>Otoyolların temel özelliğinin transit trafiğe ayrılmış olması olduğunu belirten Şener, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Otoyol; özellikle transit trafiğe tahsis edilen, belirli yerler ve şartlar dışında giriş ve çıkışın yasaklandığı, yaya, hayvan ve motorsuz araçların giremediği, yalnızca izinli motorlu araçların kullanabildiği ve trafiğin özel kontrole tabi tutulduğu karayoludur. Bu nedenle otoyollarda giriş ve çıkış noktalarının minimum sayıda olması güvenli sürüş açısından büyük önem taşır.”</p>

<p>Otoyollarda araçların kendi sınıflarına göre yüksek hızlarda ilerlediğini hatırlatan Şener, “Otoyolda taşıtların kendi sınıflarına göre olabilecek en yüksek hızlarda kullanımına izin verilmiştir ve otoyola giriş-çıkış noktaları bu hızların azaldığı noktalardır. Bu sebeple giriş ve çıkış yapacak sürücülerin güvenli bir şekilde hız planlaması yapabilmesi için otoyollarda hızlanma ve yavaşlama şeritlerini bilmeleri ve fonksiyonlarına uygun bir şekilde kullanmaları büyük bir öneme sahiptir.” dedi.</p>

<p><strong>Hızlanma şeridinin sonuna kadar ilerlemek gerekir</strong></p>

<p>Otoyola girişlerde kullanılan hızlanma şeritlerinin doğru kullanımının hayati önem taşıdığını ifade eden Özgür Şener, sürücülerin bu şeritleri çoğu zaman yanlış kullandığını söyledi ve “Hızlanma şeridi, otoyola veya ana yola katılan araçların güvenli bir şekilde hızlanarak trafiğin akış hızına uyum sağlaması için ayrılmış şerittir. Bu şeritler sürücülerin ana yoldaki araçların hızına ulaşmasını kolaylaştırır. Bu hıza ulaşmak için hızlanma şeridinin mümkün olduğunca sonuna kadar ilerlenmesi ve ardından otoyola katılınması gerekir.” diye konuştu.</p>

<p>Özgür Şener, sürücülerin otoyola katılmadan önce aynalarını kontrol etmeleri, sinyal vermeleri ve ani manevralardan kaçınmaları gerektiğini de sözlerine ekledi.</p>

<p> <strong>Yavaşlama şeridine erken girmek kazaları önler</strong></p>

<p>Otoyoldan çıkışlarda kullanılan yavaşlama şeritlerinin de güvenli sürüş açısından büyük önem taşıdığını belirten Özgür Şener, Türkiye’de sürücülerin sık yaptığı bir hataya dikkat çekti ve “Yavaşlama şeridi, otoyoldan çıkış yapacak araçların güvenli bir şekilde hızlarını azaltmaları için ayrılmış özel bir şerittir. Ancak ülkemizde birçok sürücü çıkışa kadar otoyolda ilerleyip son anda sapaktan ayrılmaya çalışıyor. Bu davranış, arkadan gelen araçlarla çarpışma riskini ciddi şekilde artırıyor. Doğru bir şekilde yavaşlamak şeridinde bulunan taşıtların da akışını engelliyor.” ifadesinde bulundu.</p>

<p> <strong>140 kilometre hızla giden araç saniyede 38 metre yol alıyor</strong></p>

<p>Yüksek hızın sürüş hatalarının etkisini büyüttüğünü belirten Özgür Şener, otoyollarda mesafe ve hız planlamasının hayati önem taşıdığını söyledi.</p>

<p> “Saatte 140 kilometre hızla giden bir araç saniyede yaklaşık 38,8 metre yol alır. Bu da 5 saniyede yaklaşık 194 metre, yani bir buçuk futbol sahası kadar mesafe demektir. Bu nedenle sürücüler yalnızca önlerini değil, aynalar aracılığıyla arkadan gelen trafiği de sürekli kontrol etmelidir.” İfadelerini kullanan Şener, otoyollarda güvenli sürüş için araçlar arasında en az 6 saniyelik takip mesafesi bırakılması gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>En sağ şerit sürekli sürüş şerididir</strong></p>

<p>Otoyollarda şerit kullanımının da güvenli sürüş açısından önemli olduğunu ifade eden Şener, “Sürücüler otoyolda mümkün olduğunca en sağ şeridi kullanarak ilerlemelidir. Diğer şeritler sollama amaçlıdır. Sağ şerit dışında herhangi bir şeritte sürekli sürüş yapmak güvenli değildir.” dedi.</p>

<p>Özgür Şener ayrıca sürücülerin otoyolda karşılaşabilecekleri risklere karşı dikkatli olması gerektiğini belirterek, emniyet şeridinde duran araçlar, yola düşen yükler, tünellerde arızalanan araçlar ve gece görüşünü zorlaştıran silinmiş yol çizgileri gibi tehlikelere karşı da uyardı.</p>

<p><strong>Otoyol sürüşü monotonluk nedeniyle dikkat kaybına yol açabilir</strong></p>

<p>Uzun süreli otoyol sürüşlerinin sürücülerde dikkat kaybına yol açabileceğini ifade eden Özgür Şener, bu durumun kazalara zemin hazırlayabildiğini söyledi.</p>

<p>Şener, “Otoyol sürüşleri monoton sürüş olarak tanımlanabilir. Bu durum sürücülerde dikkat dağınıklığı, tek elle araç kullanma, sinyal vermeden şerit değiştirme veya uykululuk gibi riskli davranışlara yol açabilir. Sürücülerin bu konuda farkındalık geliştirmesi gerekir.” diye konuştu.</p>

<p><strong>Gişelerde en sık yaşanan kazalar</strong></p>

<p>Son dönemde paralı otoyol ve köprü gişelerinde de ciddi kazalar yaşandığını hatırlatan Özgür Şener, bu kazaların çoğunun sürücü hatasından kaynaklandığını ifade etti ve “İki aracın aynı gişeye girmeye çalışması, son anda gişe değiştirme, yavaşlayan araca arkadan çarpma veya yanlış gişeye girip geri manevra yapma gibi davranışlar gişe bölgelerinde en sık görülen kaza nedenleridir.” ifadesinde bulundu.</p>

<p><strong>Gişelerde hız genellikle 30 kilometre olmalı</strong></p>

<p>Sürücülerin gişe alanlarına yaklaşırken hızlarını mutlaka düşürmeleri gerektiğini vurgulayan Özgür Şener, “Gişe alanlarına yaklaşırken verilen hız limitlerine eksiksiz uyulmalıdır. Ani fren yerine kademeli yavaşlama yapılmalıdır. Gişe alanlarında hız limiti genellikle 30 kilometre/saat civarındadır. Bayram dönemleri, tatil dönemleri, mesai başlangıç ve bitiş saati gibi zamanlarda gişelerde uzun beklemeler olmaktadır. Bu durumlarda sabırlı ve sakin kalmak önemlidir.” dedi.</p>

<p>Şener, gişelerde sürücülerin en sık yaptığı hatanın son anda şerit değiştirmek olduğunu da kaydederek, “Sürücülerin en çok yaptığı hatalardan biri, son anda gişe değiştirmeye çalışmaktır. Gişeye girmeden önce hangi şeridi kullanacağınızı belirlemeli ve o şeritte ilerlemelisiniz. Son anda yapılan şerit değişiklikleri arkadan gelen araçlarla çarpışma riskini artırır.” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Gişe çıkışlarında ani hızlanmayın</strong></p>

<p>Gişelerden çıktıktan sonra sürücülerin ani hızlanma eğiliminde olduğunu belirten Şener, bunun da risk oluşturduğunu söyledi ve “Gişe çıkışlarında sürücüler genellikle ani hızlanmaya çalışır. Ancak çevredeki araçların da aynı anda hızlanabileceği unutulmamalı ve çevre sürekli gözlemlenerek sürüşe devam edilmelidir. Tüm işaret ve yönlendirmeler sürücüler tarafından takip edilmeli ve eksiksiz uyulmalıdır.”</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/03/bayram-yolculuguna-cikacaklar-dikkat_69b575b7b1717_h.jpg</image>
                                <category>HABER,SEYAHAT</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/bayram-yolculuguna-cikacaklar-dikkat/11794</link>
                <pubDate>Sat, 14 Mar 2026 17:18:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>SunExpress, 2025 yılında 16 milyon yolcu taşıdı</title>
                                    <description>Türk Hava Yolları ve Lufthansa’nın ortak kuruluşu SunExpress, 2025 yılında yaklaşık 16 milyon yolcu taşıyarak yolcu sayısında bir önceki yıla göre %7 oranında artış kaydetti. Aynı dönemde hava yolu, bir önceki yıla kıyasla %5,4 artışla 2,1 milyar Euro (93,7 milyar TL) gelir elde etti.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Hava Yolları ve Lufthansa’nın ortak kuruluşu SunExpress, 2025 yılında yaklaşık 16 milyon yolcu taşıyarak yolcu sayısında bir önceki yıla göre %7 oranında artış kaydetti. Aynı dönemde hava yolu, bir önceki yıla kıyasla %5,4 artışla 2,1 milyar Euro (93,7 milyar TL) gelir elde etti.</p>

<p> </p>

<p>2025 yaz sezonunda uçuş ağına 15 yeni dış hat rotası ekleyen SunExpress, koltuk kapasitesini 2024 yılına kıyasla %11 artırdı. Filosuna 2025 yılında fabrika çıkışlı 5 uçak ekleyen hava yolu, 85 uçaklık filosu ile operasyonlarını sürdürürken yılı %82 doluluk oranıyla tamamladı.</p>

<p><strong> </strong></p>

<p><strong>Almanya’dan gelen her 10 ziyaretçiden 6’sı SunExpress ile seyahat etti</strong></p>

<p><strong> </strong></p>

<p>SunExpress, Almanca konuşulan ülkeler (Almanya, Avusturya ve İsviçre) ile Türkiye arasında en yüksek sayıda direkt bağlantıyı sunan hava yolu olarak konumunu 2025 yılında da korudu. Hava yolunun ana pazarı olan Almanya, Türkiye'ye en çok ziyaretçi gönderen ülkeler sıralamasında 2025 yılında yaklaşık 6,8 milyon ziyaretçi ile ikinci sırada yer aldı. Geçtiğimiz yıl Almanya’dan Türkiye’ye seyahat eden 4 milyon yolcu SunExpress’i tercih etti; bu da Almanya – Türkiye hattındaki toplam yolcu trafiğinin yaklaşık %60’ına karşılık geldi.</p>

<p> </p>

<p><strong>Birleşik Krallık ve İrlanda pazarında genişleme </strong></p>

<p><strong> </strong></p>

<p>Geçtiğimiz yıl Birleşik Krallık ve İrlanda pazarındaki büyümesini de sürdüren hava yolu, pazara giriş yaptığı 2022 yılına kıyasla koltuk kapasitesini 4 katına çıkardı. Bununla birlikte Türkiye ile Birleşik Krallık ve İrlanda arasında taşıdığı yolcu sayısı 2025 yılında 1,6 milyon ile bir önceki yıla göre %19 artış gösterdi.</p>

<p> Gelir, IFRS finansal raporlama standartlarına göre hesaplanmıştır.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/03/sunexpress-2025-yilinda-16-milyon-yolcu-tasidi_69aedac839c36_h.jpg</image>
                                <category>HABER,SEYAHAT</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/sunexpress-2025-yilinda-16-milyon-yolcu-tasidi/11757</link>
                <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 17:34:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Erzurum’dan Türkiye’ye Bir Model: Halk Pazarları</title>
                                    <description>Erzurum’da son dönemde en çok konuşulan uygulamalardan biri şüphesiz Büyükşehir Belediyesi’nin hayata geçirdiği halk pazarı modeli. Artan gıda fiyatlarının gölgesinde vatandaşın bütçesine nefes aldırmayı hedefleyen bu sistem, kısa sürede şehirde geniş yankı uyandırırken Türkiye genelinde de dikkat çekmeye başladı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>ŞEHRİ SÖZ- Sercan Çetin- Son yıllarda Türkiye’de en çok konuşulan konulardan biri hiç şüphesiz gıda fiyatları. Vatandaşın mutfak harcamaları artarken, yerel yönetimlerin bu tablo karşısında nasıl bir çözüm üreteceği de kamuoyunda sıkça tartışılıyor. Erzurum’da ise bu tartışmanın merkezinde dikkat çeken bir uygulama var: <strong>Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen halk pazarları.</strong></p>

<p>Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı <strong>Mehmet Sekmen</strong>, Yerel Gündemi adlı platformda katıldığı programda bu modelin nasıl ortaya çıktığını, nasıl yürütüldüğünü ve Türkiye’de neden dikkat çektiğini ayrıntılarıyla anlattı.</p>

<p>Aslında mesele bir ihtiyaçtan doğmuş görünüyor. Şehirde su faturası ve ulaşım gibi hizmetlerde yapılan düzenlemelerin ardından, vatandaşın en büyük gider kalemlerinden biri olan gıda konusunda da adım atılması gerektiği düşünülmüş. Başkan Sekmen’in anlatımına göre halk pazarlarının temel amacı, belediyenin kazanç elde etmesi değil; <strong>vatandaşın daha uygun fiyatla kaliteli ürüne ulaşabilmesi.</strong></p>

<p>Bugün Erzurum’un farklı noktalarında hizmet veren <strong>13 halk pazarı</strong>, kısa sürede şehirde önemli bir alternatif haline gelmiş durumda. Özellikle bazı ürünlerde piyasa fiyatlarıyla karşılaştırıldığında ciddi farkların oluşması dikkat çekiyor. Örneğin halk ekmek 9 liradan satışa sunulurken, bir kilo kıymanın yaklaşık 599 lira seviyesinde olduğu ifade ediliyor. Bu fiyatların piyasaya göre daha düşük olması ise vatandaşın ilgisini artırmış durumda.</p>

<p>Halk pazarlarının bir başka etkisi de piyasa üzerindeki dengeleyici rolü. Başkan Sekmen’in verdiği bilgilere göre bu fiyatları gören bazı marketler de kendi fiyatlarını aşağı çekmek durumunda kalmış. Bu yönüyle bakıldığında uygulama yalnızca bir satış noktası değil, aynı zamanda <strong>piyasayı dengeleyen bir mekanizma</strong> olarak da değerlendiriliyor.</p>

<p>Uygulamanın dikkat çeken bir başka boyutu ise istihdam tarafı. Halk pazarları bünyesinde yaklaşık <strong>330 kişinin çalıştığı</strong> belirtiliyor. Belediyenin bu çalışanlara piyasanın üzerinde maaş verdiği ifade edilirken, sistemin sosyal yönü de öne çıkıyor.</p>

<p>Şimdilik ürünlerin büyük bölümü hal üzerinden temin ediliyor. Ancak hedef daha farklı. Belediye yönetimi önümüzdeki süreçte <strong>ürünleri doğrudan üreticiden alıp tüketiciye ulaştırmayı</strong> planlıyor. Böyle bir model hayata geçtiğinde aradaki maliyetlerin azalacağı ve fiyatların daha da düşeceği öngörülüyor. Başkan Sekmen’e göre doğru planlama ve disiplinli bir çalışma ile gıda ürünlerinde <strong>yüzde 15 ila 20 arasında daha ucuz fiyatlar</strong> sunmak mümkün.</p>

<p>Erzurum’daki bu modelin dikkat çekmesinin bir başka nedeni de şehir dışından gelen talepler. Programda verilen bilgilere göre <strong>Van, Çanakkale, Kayseri ve İstanbul başta olmak üzere birçok şehirden</strong> halk pazarı modelinin nasıl uygulandığına dair bilgi talebi gelmiş durumda. Bu da Erzurum’da başlayan uygulamanın başka şehirlerde de örnek alınabilecek bir yerel yönetim pratiğine dönüşebileceğini gösteriyor.</p>

<p>Özetle Erzurum’da hayata geçirilen halk pazarı uygulaması yalnızca bir belediye projesi olmanın ötesinde, gıda fiyatlarının konuşulduğu bir dönemde yerel yönetimlerin nasıl alternatif modeller geliştirebileceğini gösteren dikkat çekici bir örnek olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Bugün şehirde vatandaşın alışveriş alışkanlıklarını etkileyen bu model, yarın belki de Türkiye’nin farklı şehirlerinde uygulanacak yeni bir yerel yönetim yaklaşımının kapısını aralayabilir.</p>

<p>Ve belki de bu hikâyenin en önemli cümlesi şu:<br />
<strong>“Kazanan belediye değil, kazanan halk olsun.”</strong></p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/03/erzurumdan-turkiyeye-bir-model-halk-pazarlari_69ae067e3b454_h.png</image>
                                <category>HABER,Yerel,İş Dünyası</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/erzurumdan-turkiyeye-bir-model-halk-pazarlari/11750</link>
                <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 00:26:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>8 Mart Dünya Kadınlar Günü Hediyeniz  Otizmli Çocuklar İçin Eğitime Dönüşsün</title>
                                    <description>Türkiye’de otizmli çocuklar için erken tanının önemine dikkat çekmek ve bilimsel temelli özel eğitime erişimi güçlendirmek amacıyla 2003 yılından bu yana çalışmalarını sürdüren Tohum Otizm Vakfı, her çocuğun eğitim hakkına eşit koşullarda ulaşabilmesi için projeler geliştiriyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de otizmli çocuklar için erken tanının önemine dikkat çekmek ve bilimsel temelli özel eğitime erişimi güçlendirmek amacıyla 2003 yılından bu yana çalışmalarını sürdüren <strong>Tohum Otizm Vakfı,</strong> her çocuğun eğitim hakkına eşit koşullarda ulaşabilmesi için projeler geliştiriyor. Vakıf yürüttüğü projelerle ailelere destek sunarken otizm konusunda toplumsal farkındalığın artmasına da katkı sağlıyor. Erken, sürekli ve yoğun, bilimsel temelli özel eğitim uygulamaları; otizmli çocukların iletişim, sosyal beceriler ve günlük yaşam becerileri gibi alanlarda gelişimini destekleyen önemli bir rol üstleniyor. Ancak bu eğitime erişim, hâlâ birçok aile için en önemli ihtiyaçların başında geliyor.</p>

<p><strong>Tohum Dükkan ile 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Alınan Her Hediye Eğitim Bursuna Dönüşüyor…</strong></p>

<p>Vakfın sürdürülebilir eğitim çalışmalarına kaynak oluşturmak amacıyla hayata geçirilen <strong>Tohum Dükkan</strong> ise sosyal faydayı anlamlı hediye seçenekleriyle buluşturuyor. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında Tohum Dükkan’dan tercih edilecek her ürün, yalnızca zarif bir armağan değil; aynı zamanda otizmli çocukların bilimsel temelli özel eğitime erişimine doğrudan katkı anlamı taşıyor.</p>

<p>Kadınlar Günü’ne özel hazırlanan Tohum Dükkan hediye seçeneklerinden oluşan tasarım ürünler, Tohum Otizm Vakfı Eğitim Kurumlarında eğitim alan ressam Mustafa Birdal’ın imzasını taşıyor. Vakfın sunduğu sertifikalı hediye seçenekleri ise,  8 Mart Dünya Kadınlar Günü için verilebilecek anlamlı bir alternatif oluşturuyor. Her alışveriş; bireyselleştirilmiş eğitim programları, aile eğitimleri ve farkındalık çalışmalarının desteklenmesine katkı sunuyor.</p>

<p><strong>Kadınların Dönüştürücü Gücü, Otizmli Çocukların Eğitimine Işık Oluyor…</strong></p>

<p>Bu 8 Mart’ta yapılacak her tercih, yalnızca bir hediye seçimi değil; otizmli çocukların nitelikli eğitime erişimini destekleyen bir katkı niteliği taşıyor. Tohum Dükkan’dan seçilecek her ürün, otizmli çocukların bilimsel temelli özel eğitim süreçlerine kaynak oluştururken, kapsayıcı bir toplum için yürütülen çalışmaları da destekliyor.</p>

<p>8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde otizmli çocukların yaşamında fark yaratmak için Tohum Dükkân sitesini ziyaret ederek özel bir hediye alabilir, Tohum Otizm Vakfı'nın eğitim çalışmalarını destekleyebilirsiniz: <strong><a href="http://www.tohumdukkan.com/" target="_blank">www.tohumdukkan.com</a></strong></p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/03/8-mart-dunya-kadinlar-gunu-hediyeniz-otizmli-cocuklar-icin-egitime-donussun_69ac902f3700a_h.jpg</image>
                                <category>HABER</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/8-mart-dunya-kadinlar-gunu-hediyeniz-otizmli-cocuklar-icin-egitime-donussun/11742</link>
                <pubDate>Sat, 07 Mar 2026 23:51:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Başkan Düzgün’den Ege PERDER Buluşmasında Birlik Mesajı</title>
                                    <description>Ege Bölgesi perakende sektörünün çatı kuruluşu olan Ege PERDER, geleneksel iftar programında sektör temsilcilerini aynı sofrada buluşturdu. Kaya Termal Otel’de gerçekleştirilen organizasyon, birlik ve dayanışma mesajlarının öne çıktığı önemli bir buluşmaya sahne oldu.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Ege Bölgesi perakende sektörünün çatı kuruluşu olan Ege PERDER, geleneksel iftar programında sektör temsilcilerini aynı sofrada buluşturdu. Kaya Termal Otel’de gerçekleştirilen organizasyon, birlik ve dayanışma mesajlarının öne çıktığı önemli bir buluşmaya sahne oldu.</p>

<p> </p>

<p>Ege PERDER Yönetim Kurulu Başkanı Vahdet Sarıkaya ve yönetim kurulu üyelerinin ev sahipliğinde düzenlenen iftara, Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF) Başkanı Ömer Düzgün başta olmak üzere çok sayıda davetli katıldı. Programda, İzmir Ticaret Odası ve MÜSİAD İzmir yönetim kurulu üyeleri ile Ege Bölgesi’nde faaliyet gösteren tedarikçi ve üretici firmaların temsilcileri yer aldı. 400’ün üzerinde sektör paydaşı aynı sofrada buluşarak hem Ramazan’ın manevi atmosferini paylaştı hem de sektörel dayanışmayı güçlendirdi.</p>

<p>Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF) Başkanı Ömer Düzgün, Ege PERDER’in düzenlediği programda sektör temsilcileriyle bir araya gelerek önemli mesajlar verdi. Yerel zincir marketlerin Türkiye ekonomisindeki stratejik rolüne dikkat çeken Düzgün, federasyon çatısı altında sürdürülen dayanışmanın her geçen gün daha da güçlendiğini vurguladı.</p>

<p>Sektörün Kalbi İzmir’de Attı</p>

<p>İzmir Balçova’da gerçekleşen organizasyon, perakende sektörünün Ege’deki dinamizmini bir kez daha ortaya koydu. Katılımcılar, bu tür buluşmaların yalnızca bir iftar programı olmadığını; aynı zamanda sektörün geleceğine dair yol haritasının şekillendiği platformlar olduğunu belirtti.</p>

<p> </p>

<p>Ramazan ayının manevi atmosferinde gerçekleşen buluşma, sektör temsilcileri arasında birlik, beraberlik ve ortak vizyon duygusunu pekiştirirken; Ege PERDER’in bölgedeki öncü rolünü bir kez daha gözler önüne serdi.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/03/post11714_69a8902730240_h.jpg</image>
                                <category>HABER</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/baskan-duzgunden-ege-perder-bulusmasinda-birlik-mesaji/11714</link>
                <pubDate>Wed, 04 Mar 2026 22:58:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Çay’ın kitabı yayınlandı</title>
                                    <description>Gıda Mühendisi Süleyman Uzun tarafından kaleme alınan &quot;Yaprağın Serüveni ÇAY” kitabı Sidas Medya tarafından yayınlandı. Bir solukta okuyacağınız kitapta, Çin mitolojisinde çayın doğuşu ile başlayan ve Osmanlı saray mutfaklarının çay ile tanışmasına kadar olan süreç bu eserde akıcı bir dil ile anlatılıyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="tab-stops:14.2pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Gıda Mühendisi Süleyman Uzun tarafından kaleme alınan "Yaprağın Serüveni ÇAY” kitabı Sidas Medya tarafından yayınlandı. Bir solukta okuyacağınız kitapta, Çin mitolojisinde çayın doğuşu ile başlayan ve Osmanlı saray mutfaklarının çay ile tanışmasına kadar olan süreç bu eserde akıcı bir dil ile anlatılıyor.  </p>

<p style="text-align:justify"> </p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="tab-stops:14.2pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><b><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Çin kültüründe çay çok önemli</span></b></p>

<p style="text-align:justify"> </p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="tab-stops:14.2pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Damağımda Tarih Var Serisinin ilk kitabının yayınlanma gururunu yaşadığını belirten kitabın yazarı Süleyman</span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"> Uzun: “<span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Çay sadece bir içecek değil, Çin medeniyetinin binlerce yıllık inceliğinin kristalleşmiş halidir. Çayın sıradan bir bitkiden çıkarak ritüelleşme süreci, Çin kültürünün en rafine yönlerinden birini oluşturur. Önceleri bambu kaplarda içilen çay, kısa sürede törenlerin ayrılmaz parçası oldu. İlk demlikler yalnızca su ve yaprakla değil; toprakla, ateşle, zamanla ve sabırla hazırlandı.</span></p>

<p style="text-align:justify"> </p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="tab-stops:14.2pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><b><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Çay Osmanlı sarayına sessizce girdi</span></b></p>

<p style="text-align:justify; text-indent:14.2pt"> </p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="tab-stops:14.2pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Çay, Osmanlı Sarayı’na ise,<b><i> </i></b>ne mehterle ne fermanla girdi. Gürültü çıkarmadan ve sadece demlenerek girdi. Kimi zaman hekimbaşı defterinde bir satır olarak çıktı karşımıza. Kimi zaman bir paşanın mektubunda “Tebriz’den gelen misafire sunulan taze yapraklı sıcaklık” diye yazıldı.<br />
Sarayın kalabalığında kaybolan bu buhar, zamanla en sessiz ama en derin devrimlerden birine dönüştü. Çünkü Osmanlı Sarayı’nda her içeceğin bir anlamı vardı. Şerbet neşe getirirdi, gülsuyu asalet, kahve sadakat… Ama çay? O bir süre şüphe, sonra tedavi, en sonunda da sohbet oldu. Kitapta bu sessiz devrimin izini sürdüm. Bu devrim ne bir isyanla başladı ne bir fermanla yayıldı. Bu devrim, bir bardak sıcak suyun içine düşen birkaç yaprağın usulca yayılmasıyla, renklerini eteğinden dökmesiyle başladı. Saray mutfağından harem odalarına, Yıldız bahçesinden Sirkeci çayhanesine kadar uzanan bu buhar, Osmanlı’yı, çayla tanıştırdı.”şeklinde konuştu.</span></p>

<p> </p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Yaprağın Serüveni ÇAY kitabında; Rize’den Dünya Çay Haritası, İngiliz Çayı mı, Türk Çayı mı?, İnce bellinin sırrı; İran mı, Türk mü?, Çay ve Muhabbet Kültürü, Tarihsel Süreçlerde Çayın Rolü, Tarladan Demliğe Çayın Yolculuğu, Her Coğrafyada Çay Demlemek Ayrı Bir Sırdır, Çayın Yanında Ne Gider?, Çayın Sağlık Üzerine Etkileri başlıklarında çayın hikayesi ve kültürünü bulacaksınız.</p>

<p style="text-align:justify"> </p>

<p><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Kitap </span><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><a href="http://www.gidakitaplari.com" style="color:blue; text-decoration:underline"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">www.gidakitaplari.com</span></a></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"> ve ‘Trendyol, Hepsiburada ve İdefiks Sidas Yayıncılık’tan temin edilebiliyor<span style="background:white"> İletişim: sidasmedya@gmail.com </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/03/post11695_69a5fccb033f5.jpg</image>
                                <category>HABER</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/cayin-kitabi-yayinlandi/11695</link>
                <pubDate>Tue, 03 Mar 2026 00:09:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Başkan Serdal Şan’dan 2025 Faaliyet Raporu: “Hınıs İçin Durmadan Çalıştık</title>
                                    <description>Hınıs Belediye Başkanı Serdal Şan, 2025 yılı boyunca hayata geçirilen hizmet ve projeleri özetleyen faaliyet raporunu sosyal medya hesabı üzerinden kamuoyuyla paylaştı. Başkan Şan, göreve geldiği günden bu yana Hınıs’ın ihtiyaçlarını merkeze alarak çalıştıklarını vurguladı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Hınıs Belediye Başkanı Serdal Şan, 2025 yılı boyunca hayata geçirilen hizmet ve projeleri özetleyen faaliyet raporunu sosyal medya hesabı üzerinden kamuoyuyla paylaştı. Başkan Şan, göreve geldiği günden bu yana Hınıs’ın ihtiyaçlarını merkeze alarak çalıştıklarını vurguladı.</p>

<p> </p>

<p>Yayımlanan açıklamada; altyapı, üstyapı, ulaşım ve sosyal belediyecilik alanlarında ilçe genelinde önemli çalışmaların hayata geçirildiği ifade edildi. Kırsal mahallelerden ilçe merkezine kadar geniş bir alanda hizmet üretildiğini belirten Şan, “98 mahalle ve 47 mezramızın tamamına eşit hizmet anlayışıyla yaklaştık” dedi.</p>

<p> </p>

<p>Başkan Şan, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>“Milletimizin emanetine sahip çıktık, ulaşım ve yaşam kalitesini artırmaya yönelik projeleri hayata geçirdik. Elbette eksiklerimiz, yetişemediğimiz noktalar olabilir. Bu büyüklükte bir coğrafyada hata da olur, gecikme de… Ancak yapılan hiçbir işte art niyet yoktur.”</p>

<p> </p>

<p>Öncelikli hedeflerini de paylaşan Şan, mezra yollarının tamamlanmasının ardından köy içi mahalle yollarının da tek tek bitirileceğini kaydetti. Yapıcı eleştiriye açık olduklarını vurgulayan Başkan Şan, iftira ve emeği karalamaya karşı ise net bir duruş sergilediklerini belirtti.</p>

<p> </p>

<p>2025 yılı boyunca gerçekleştirilen çalışmaların tek bir videoda toplandığını belirten Şan, vatandaşları yayımlanan faaliyet raporu videosunu izlemeye davet etti. Başkan Şan, “Daha güçlü ve daha yaşanabilir bir Hınıs için aynı azim ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong><a href="https://www.facebook.com/share/v/1C4ZZPRmj7/?mibextid=wwXIfr">İşte Hınıs Belediyesi'nin 2025 yılı faaliyet raporu tıkla izle </a></strong></p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://sehrisoz.com/images/media/2026/02/post11681_69a2200e6d41b_h.jpg</image>
                                <category>HABER,Yerel</category>
                <author>Şehri Söz</author>
                <link>https://sehrisoz.com/baskan-serdal-sandan-2025-faaliyet-raporu-hinis-icin-durmadan-calistik/11681</link>
                <pubDate>Sat, 28 Feb 2026 01:50:00 +0300</pubDate>
            </item>
            </channel>
</rss>
